<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Hatay Haberleri</title>
    <link>https://www.vtrmedya.com</link>
    <description>Doğru, güvenilir ve tarafız habercilik</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.vtrmedya.com/rss/zonguldak" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 16 Apr 2026 19:18:13 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.vtrmedya.com/rss/zonguldak"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Önemsenmeyen burun akıntısı menenjite neden olabiliyor]]></title>
      <link>https://www.vtrmedya.com/onemsenmeyen-burun-akintisi-menenjite-neden-olabiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vtrmedya.com/onemsenmeyen-burun-akintisi-menenjite-neden-olabiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Hastanesi Kulak Burun Boğaz Baş ve Boyun Cerrahisi Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Duygu Erdem, burundan tek taraflı ve damlama şeklinde gelen şeffaf sıvının menenjite yol açabileceğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ZONGULDAK (AA) - Erdem, AA muhabirine, birçok hastanın burun akıntısı şikayetiyle başvurduğunu, özellikle mevsim geçişlerinde bu şikayetin arttığını aktararak, burundan gelen sıvının niteliğine dikkat etmek gerektiğini, bazı durumların ciddi hastalıkların habercisi olabileceğini belirtti.</p><p>Burundan şeffaf renkte sıvı gelmesinin çoğunlukla alerji, sinüzit veya üst solunum yolu enfeksiyonu belirtisi olduğunu anlatan Erdem, 'Ancak bazı durumlarda dikkat etmek gerekir. 'Başımızı öne eğdiğimiz zaman tek taraflı, damlama şeklinde şeffaf renkte sıvı geliyorsa başka hastalıkların habercisi, örneğin beyin omurilik sıvısının burundan akması gibi durumlar olabilir. Bunun en önemli riski ise dış ortama açık olduğu için beyin omurilik sıvısı menenjite yol açabilir.' dedi.</p><p><p>Beynin zarlarında ufak yırtıklar, kafa tabanı kemiğindeki açıklıklardan kaynaklı beyin omurilik sıvısının burundan gelebileceğini aktaran Erdem, 'Bu gibi durumlarda dikkat etmemiz gerekiyor çünkü zamanında teşhis koyup tedavisini uygun şekilde yapmazsak kişide menenjite kadar yol açan ciddi durumlarla karşı karşıya kalabiliriz.' diye konuştu.</p><p>Erdem, burun akıntısının olduğu her durumun böyle riskli bir durum yaşandığı anlamına gelmeyeceğini, özellikle Zonguldak gibi alerjinin çok yaşandığı kentlerde şeffaf renkli sıvının burundan sıklıkla gelebildiğini kaydetti.</p>'En önemli riski menenjite yol açabilir'<p>Hiçbir şikayet yokken ya da burunda kaşıntı, geniz akıntısı, hapşırma gibi durumlar söz konusu değilken burundan şeffaf sıvı geliyorsa bu durumdan endişelenilmesi gerektiğine dikkati çeken Erdem, şöyle devam etti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Sadece başını her öne eğdiğinde şıpır şıpır, damla şeklinde bir sıvı geliyorsa ve tek taraflıysa mutlaka uyanık olmamız gerekiyor. Bunun dışında sümkürdüğümüz zaman şeffaf sıvı gelebilir. Bu gibi durumlarda böyle bir şeyden şüphelenmemek gerekiyor. Özellikle yeni geçirilmiş bir travma, burundan yeni geçirilmiş bir ameliyat öyküsü varsa dikkat etmek gerekir. Birden kilo alan kişilerde, kafa içi basıncının sebepsiz yere arttığı kişilerde de hiçbir sebep olmaksızın bunu görebiliyoruz.'</p><p>Erdem, bu gibi durumların tanısını koymanın çok kolay olmadığını, tanıyı koymak için çeşitli görüntüleme yöntemleri yapmaları gerektiğini, burundan gelen bu sıvıyı biriktirip tahlillere gönderdiklerini anlattı.</p><p>Eğer beyin omurilik sıvısı teşhisi konursa bunun birtakım onarım yöntemleri olduğuna değinen Erdem, akıntının olduğu kaçağın nereden kaynaklandığını bir şekilde bulmak gerektiğini söyledi.</p><p>Erdem, beyin ile kafa tabanını ayıran kemiğin oldukça ince olduğuna işaret ederek, şunları kaydetti:</p><p>'Bazı zamanlar burada doğuştan açıklıklar olabiliyor. Kişinin kafa içi basıncı bir sebeple arttığında, şiddetli bir ıkınma olabilir, ağırlık kaldırma olabilir, bu tarz bir şeyde orada ufak açıklıklar meydana geliyor. Oradan sızıntı tarzında kaçaklar olabilir. Bunlar bize beyin omurilik sıvısı kaçağını gösterir. Bunun en önemli riski ise dış ortama açık olduğu için beyin omurilik sıvısı menenjite yol açabilir. O yüzden saptanması önemli.'</p><br><p>Muhabir: Gökhan Yılmaz</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Zonguldak</category>
      <guid>https://www.vtrmedya.com/onemsenmeyen-burun-akintisi-menenjite-neden-olabiliyor</guid>
      <pubDate>Sun, 30 Nov 2025 11:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vtrmedyacom.teimg.com/crop/1280x720/vtrmedya-com/uploads/2025/11/agency/aa/onemsenmeyen-burun-akintisi-menenjite-neden-olabiliyor.jpg" type="image/jpeg" length="88069"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kimyasal zehirlenmelere müdahalede 'doğru bilinen yanlışlar' ölüm riskini artırıyor]]></title>
      <link>https://www.vtrmedya.com/kimyasal-zehirlenmelere-mudahalede-dogru-bilinen-yanlislar-olum-riskini-artiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vtrmedya.com/kimyasal-zehirlenmelere-mudahalede-dogru-bilinen-yanlislar-olum-riskini-artiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Hastanesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Özcan Pişkin, kimyasal zehirlenmelere müdahalede 'doğru bilinen yanlışlar'ın ölüm riskini artırdığını bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ZONGULDAK (AA) - Prof. Dr. Pişkin, AA muhabirine, kimyasal zehirlenmelerin son yıllarda küresel ölçekte artış gösterdiğini, bunda sanayileşme, küresel ısınma ve yoğun kimyasal kullanımının etkili olduğunu söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Evlerde en sık görülen kimyasal zehirlenmelerin, çamaşır suyunun tuz ruhu veya sirkeyle karıştırılmasından kaynaklandığına işaret eden Pişkin, bazı kimyasal maddelerin ağızdan yanlışlıkla yutulmasıyla, cilde temasla ve ciltte herhangi bir yara olduğunda kimyasal maddeye maruz kalmasıyla zehirlenmelerin ortaya çıkabildiğin anlattı.</p><p>Pişkin, kimyasal zehirlenmelerde yoğun bakıma alınan hastalarda tüm tıbbi müdahalelere rağmen ölüm oranlarının yüksek seyrettiğini, bu nedenle tedavinin en kritik aşamasını zehirlenme gerçekleşmeden önce evde alınacak önlemlerin oluşturduğunu vurguladı.</p><p>Evde iyi havalandırılmış, camların açık olduğu ortamlarda temizlik yapılması gerektiğini dile getiren Pişkin, ürünlerin etiketlerinin dikkatli okunmaması nedeniyle daha etkili temizlik yapılacağı düşüncesiyle önerilen miktarın üzerinde kimyasal kullanıldığını, bu durumun da kimyasal zehirlenmelerin en yaygın nedenlerinden olduğunu kaydetti.</p><p>'Kimyasal maddeye maruz kalan kişi oksijen sirkülasyonunun bol olduğu temiz ortama alınmalı'<p>Pişkin, kimyasal maddelerin kendi ambalajları dışında, kavanoz, şişe ya da bardak gibi kaplarda saklanmaması gerektiğinin altını çizerek 'Unutulmamalı ki çamaşır suyu görüntü olarak suya çok benziyor. Dolayısıyla kazara içme, yutma gibi kimyasal zehirlenmelerde en sık karşılaşılan sebepler arasında görünüyor. Öte yandan ülkemizde sahte ya da kaçak ürünlere maruziyet metil alkol gibi ya da ucuz dermokozmetik gibi maruziyetler kimyasal zehirlenmelere sebep olabiliyor. Bahçe ve tarla işlerinde kullanılan organofosfat içerikli böcek ve tarım ilaçları nedeniyle de kimyasal ajanlara (madde) maruziyet yaşanabiliyor.' diye konuştu.</p><p>Kimyasal maddeye maruz kalındığında yapılacak ilk doğru adımın, kişiyi güvenli ortama almak olduğunu anlatan Pişkin, şöyle devam etti:</p><p>'Kimyasal zehirlenmelerde tıbbi müdahaleden önce alınacak önlemler çok daha büyük önem taşıyor. Kimyasal zehirlenme olgusuyla karşılaştığımız zaman maalesef ölüm oranı yüksek oluyor. Dolayısıyla evde iş yaparken, temizlik yaparken ya da bahçede tarla sularken alacağımız önlemlerin, olay gerçekleştikten sonra bir hekimin yapabileceğinin çok önünde olduğunu mutlaka akılda bulundurmanız gerekiyor. Panik yapmadan 112'yi arayarak, hangi kimyasal maddeye maruz kaldığının etiketini gerekirse fotoğrafını çekerek ekiplere iletmemiz gerekiyor. Kişiyi gaz ya da buhar, yani solumayla ya da inhalasyon (gazların veya havanın akciğerlerinize girmesi) yöntemine bağlı zehirlenme geçirmişse hemen oksijen sirkülasyonunun bol olduğu temiz ortama çıkarıp mümkünse maruz kalınan kıyafetleri üzerinden çıkartarak sağlık ekiplerinin gelmesini beklemekte fayda var.'</p><p><p>Prof. Dr. Pişkin, doğru bilinen bazı davranışların yanlış sonuçlara yol açabildiğine işaret ederek 'Kimyasal ajanın kazara yutulması durumunda hastayı kusturmamak kritik önem taşıyor. Kimyasal ajan ağızda ya da yemek borusunda yanığa sebep olmuş olabilir. Kusturmayla midede ve yemek borusunda yırtılmaya sebep olabilir. Bu da hasta için hayati tehlikeye sebep olabilir. Olay anında panik halde olmak kişiyi yanlış yapmaya sevk eder. Bu hastalara hemen yoğurt yedirmemeye, süt gibi maddeler içirmemeye çalışmalıyız.' ifadelerini kullandı.</p><p>Panik yapmadan sağlık ekiplerini bekleyip kişinin güvenli şekilde hastaneye ulaşmasına yardımcı olunması gerektiğini vurgulayan Pişkin, 'Kimyasal madde, göze ya da cilde temas etmişse en az 10-15 dakika cildi ya da gözü temiz suyla yıkayıp göz kapaklarının açık kalmasına yardım etmeliyiz.' dedi.</p><br><p>Muhabir: Fadime Yılmaz Elma</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Zonguldak</category>
      <guid>https://www.vtrmedya.com/kimyasal-zehirlenmelere-mudahalede-dogru-bilinen-yanlislar-olum-riskini-artiriyor</guid>
      <pubDate>Sat, 22 Nov 2025 13:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vtrmedyacom.teimg.com/crop/1280x720/vtrmedya-com/uploads/2025/11/agency/aa/kimyasal-zehirlenmelere-mudahalede-dogru-bilinen-yanlislar-olum-riskini-artiriyor.jpg" type="image/jpeg" length="66355"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Zonguldak'ta fırtına nedeniyle batan gemideki mürettebatın ismi anıtta yaşatılacak]]></title>
      <link>https://www.vtrmedya.com/zonguldakta-firtina-nedeniyle-batan-gemideki-murettebatin-ismi-anitta-yasatilacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vtrmedya.com/zonguldakta-firtina-nedeniyle-batan-gemideki-murettebatin-ismi-anitta-yasatilacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Zonguldak'ın Karadeniz Ereğli ilçesinde Türk bayraklı 'Kafkametler' adlı kuru yük gemisinin 19 Kasım 2023'te fırtına nedeniyle batması sonucu hayatını kaybeden 12 mürettebat için yaptırılan 'Kafkametler Anıtı'nın açılışı gerçekleştirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ZONGULDAK (AA) - Bozhane Limanı girişindeki sahil şeridine yaptırılan anıtın önünde Kur'an-ı Kerim okunmasının ardından hayatını kaybeden mürettebat için dua edildi.</p><p>Programda konuşan Vali Osman Hacıbektaşoğlu, 2 yıl önce Karadeniz'in sert koşullarında kaybedilen 12 gemicinin hatırasını yaşatmak üzere anıtın yapıldığını söyledi.</p><p>Kayıpların herkesi derinden etkilediğini, 12 gemicinin yanı sıra sel nedeniyle 3 vatandaşın da hayatını kaybettiğini hatırlatan Vali Hacıbektaşoğlu, 'Ailelerin yanında olmak, acılarını paylaşmak bizler için çok önemli görevdir. Ailelerin gösterdiği sabrı ve metaneti gördük. Acı, insana aklını kaybettirebilir. Yanımızdaki eşimiz, dostumuz, insanlar destek olur, atlatırız. Biz de hep onu yapmaya çalıştık.' diye konuştu.</p><p><p>Taşınan yükü yürekten hissettiklerini belirten Hacıbektaşoğlu, şunları kaydetti:</p><p>'Kaybettiğimiz mürettebatın her biri bu şehrin hafızasında özel ve kıymetli yer edinmiştir. Her birinin adı ve hatırası, ailesi için de bu şehir için de kıymetli emanettir. Açılışını yaptığımız bu anıt sadece bir yapı değil, yaşanan kaybın unutulmaması, hatıraların gelecek nesillere aktarılması için oluşturulmuş anlamlı semboldür, anıdır. Kafkametler mürettebatını ve hayatlarını kaybeden vatandaşlarımızı saygıyla yad ediyoruz.'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Hacıbektaşoğlu, yaşanan süreçte arama kurtarma çalışmalarında ve geminin çıkarılmasında emeği olanlara da teşekkür etti.</p><p><p>Karadeniz Ereğli Belediye Başkanı Halil Posbıyık ise olayın gerçekleştiği tarihte Karadeniz'in bir kez daha hırçınlaştığını, dinmeyen rüzgar ve dalgalar nedeniyle ilçenin tarihin en büyük felaketini yaşadığını anlattı.</p><p>Felaket nedeniyle derelerin taştığını, denizin yükseldiğini, dalgaların 11 metreye ulaştığını dile getiren Posbıyık, 'Türkiye'nin incisi sahilimiz harabeye döndü, plajlarımız yıkıldı, mezarlıklar yerlerinden oynadı. Tekneler battı, balıkçılar zarar gördü. Ne yazık ki bu fırtına sırasında Kafkametler isimli gemi, görevini yerine getirirken fırtınanın acımasız gücüne yenik düştü. O gün, denizin derinliklerinde sadece bir gemi batmadı. O gün, 12 yürekli insanın hikayesi yarım kaldı.' ifadelerini kullandı.</p><p><p>Posbıyık, 12 denizcinin yanı sıra ilçeye bağlı Yaraşlıyörük köyünde sel sularına kapılan araçta hayatlarını kaybeden 3 kişinin ailelerine de başsağlığı diledi.</p><p>Protokol üyeleri ve hayatını kaybeden mürettebatın aile ve yakınları, daha sonra anıta karanfil bıraktı.</p><p>Tören boyunca gözyaşlarına hakim olamayan bazı aile üyeleri, anıtın önünde fotoğraf çektirdi.</p><br><p>Muhabir: Mustafa Kemal Bektaş,Gökhan Yılmaz</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, Zonguldak</category>
      <guid>https://www.vtrmedya.com/zonguldakta-firtina-nedeniyle-batan-gemideki-murettebatin-ismi-anitta-yasatilacak</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Nov 2025 13:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vtrmedyacom.teimg.com/crop/1280x720/vtrmedya-com/uploads/2025/11/agency/aa/zonguldakta-firtina-nedeniyle-batan-gemideki-murettebatin-ismi-anitta-yasatilacak.jpg" type="image/jpeg" length="95999"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mimarlığı bırakıp çocukluğunu geçirdiği dede mirası fındık dükkanını modern tesise dönüştürdü]]></title>
      <link>https://www.vtrmedya.com/mimarligi-birakip-cocuklugunu-gecirdigi-dede-mirasi-findik-dukkanini-modern-tesise-donusturdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vtrmedya.com/mimarligi-birakip-cocuklugunu-gecirdigi-dede-mirasi-findik-dukkanini-modern-tesise-donusturdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Zonguldak'ta, mimarlığı bırakıp ata mesleği fındık tüccarlığını sürdüren Samet Kaya, çocukluk yıllarını geçirdiği dükkanını modern üretim tesisine dönüştürdü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ZONGULDAK (AA) - Girne Amerikan Üniversitesi Mimarlık Bölümü mezunu 29 yaşındaki Kaya, İngiltere'de geçirdiği iki yıllık dil eğitiminin ardından kente dönerek bir süre mimarlık yaptı.</p><p>Mesleğine devam etmek yerine çocukluk yıllarını geçirdiği fındık dükkanına dönmeye karar veren Kaya, ilçede dedesi Mecit Kaya'dan kalan fındık tüccarlığını devralarak, işini daha profesyonel bir yapıya kavuşturdu.</p><p>Geçen yıl 87 yaşında vefat eden ve yaklaşık 35 yıl boyunca fındık alım satımı yapan dedesinin mirasını sahiplenen genç girişimci, İnağzı Mahallesi Kaptan İlhan Kurtuluş Caddesi'ndeki dededen kalma dükkanı modern üretim hattına dönüştürdü.</p><p>Samet Kaya, işletmesinde fındığı kırmadan kavurmaya, boyutlandırmadan paketlemeye kadar tüm işlemleri makinelerle gerçekleştiriyor.</p><p>Kaya, AA muhabirine, yaz tatillerinde dedesine mevsimlik olarak yardım etmesi dolayısıyla fındığın yolculuğunu yakından tanıdığını belirtti.</p><p>Çocukluk yıllarından itibaren yaz dönemlerinde dedesine yardım ettiğini anlatan Kaya, 'Dededen kalma bu işi de makineleştirmek istedim. Üreticilerin ürünlerine katma değer katmak istedim hem de kendi markamı oluşturup piyasaya ürün sunmak istiyorum.' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>Daha fazla kişiye istihdam için arkadaşıyla atölyeyi büyütmeyi hedefliyor<p>Kaya, yıllardır dedesinin yanında işi öğrendiğine değinerek, 'Nasıl zorluklarla toplandığını, nasıl zor aşamalardan geçtiğini biliyorum. Ben hem insanlara katkısı olsun hem de kendi geleceğimi kurabilmek adına atölyeyi açtım.' diye konuştu.</p><p>İşletmelerinde fındık kırma, tek ve çift kavurma, fındık unu, pirinci ve ezmesi gibi ürünler ürettiklerini, üreticilerin kendi fındıklarını getirip işleterek doğrudan teslim alabildiğini ifade etti.</p><p>Kaya, dedesinin ilçede yıllarca 'güvenilir tüccar' olarak tanınmasının kendileri için en büyük sorumluluk olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti:</p><p>'Dedemin yıllarca yapmış olduğu bu ticarette güvenilirliğini insanlara kazandırdı. Ahlaklı bir iş düzeni vardı. Biz de yanında yetişerek bu ahlakı, düzeni devam ettirmek istiyoruz. İnsanların bizi tercih etmesindeki büyük sebeplerden biri de zaten güven duygusu. Biz de bu emaneti güzel bir şekilde devam ettirmek istiyoruz. Dedemden kalan bu mirası biz ailece, ağabeyim, babam, ben, devam ettirmek istiyoruz. Bize ahlakı, güvenilir insan olmayı emanet etti. Biz de aynı şekilde bu emaneti sürdürmeyi amaçlıyoruz.'</p><p>Ailesinin zaman zaman kendisine destek olduğunu, iki yakın arkadaşıyla atölyeyi büyütmek için çalıştıklarını anlatan Kaya, ileride daha fazla kişiye istihdam sağlamayı hedeflediklerini kaydetti.</p><p>Kaya, fındığın geçtiği işlemlerden bahsederek, şu bilgileri verdi:</p><p>'Üreticinin getirdiği ürünü öncelikle makinemizde kırıyoruz. Sonrasında çürüklerinden ayırıyoruz. Ayırdığımız fındıklar fırına girip talebe göre tek veya çift kavrulmuş olarak hazırlanıyor. Sonrasında gözden kaçan çürükler tekrar ayıklanıyor. Zar alıcı makinelerimizden sonra elek makinemizde boyutlandırılıyor. Boyutlandırma sonrasında da paketlemek için veya ezme yapmak için diğer odaya geçip hazırlıkları sonlandırılıyor. Miktarı değişmekle örnek olarak 10 kilogram fındık bir veya iki günde hazırlık aşaması sonlandırılıp üreticiye teslim ediliyor.'</p><p>Mimarlığı bırakıp fındıkçılığa dönmesiyle risk aldığını dile getiren Kaya, 'Okulumu bitirdikten sonra sevdiğim işe dönmeye karar verdim. Bu riskli olacaktı ama risk almayı seviyorum ve sonucunda bu işletmeyi açtık. Hiçbir şeyden korkmanızı istemiyorum. Ben öyle yapmadım. Başarılı olacağınıza da inanıyorum. Lütfen kafanızdaki tercih ettiğiniz şeylere yönelin ve yapın.' ifadelerini kullandı.</p><br><p>Muhabir: Fadime Yılmaz Elma</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, Zonguldak</category>
      <guid>https://www.vtrmedya.com/mimarligi-birakip-cocuklugunu-gecirdigi-dede-mirasi-findik-dukkanini-modern-tesise-donusturdu</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Nov 2025 12:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vtrmedyacom.teimg.com/crop/1280x720/vtrmedya-com/uploads/2025/11/agency/aa/mimarligi-birakip-cocuklugunu-gecirdigi-dede-mirasi-findik-dukkanini-modern-tesise-donusturdu.jpg" type="image/jpeg" length="51637"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[70'inde resimle tanışan Makbule teyze, 89 yaşında üretmeye devam ediyor]]></title>
      <link>https://www.vtrmedya.com/70inde-resimle-tanisan-makbule-teyze-89-yasinda-uretmeye-devam-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vtrmedya.com/70inde-resimle-tanisan-makbule-teyze-89-yasinda-uretmeye-devam-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Zonguldak'ın Karadeniz Ereğli ilçesinde yaşayan 89 yaşındaki Makbule Can, 70 yaşında, çocuklarının ısrarıyla tanıştığı resim sanatını tutkuyla sürdürüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ZONGULDAK (AA) - Karakavuz köyünde yaşayan 3 çocuk annesi Can, uzun yıllar boyunca geçimini bahçe işleri ve arıcılıkla sağladı.</p><p>Yoğun iş temposu nedeniyle kendisine zaman ayıramayan Can'a 19 yıl önce çocukları, 'Artık haftanın bir gününde kendine vakit ayır' diyerek dinlenmesi gerektiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Boş durmayı sevmeyen Can'a boya, kağıt ve tuval alan çocukları, 'Çocukken bizim resimlerimizi sen yapardın, yine yapabilirsin.' sözleriyle annelerini teşvik etti.</p><p><p>Kısa sürede resim yeteneğinin farkına varan Can, bugüne kadar yaptığı yüzlerce tabloyu evine gelen misafirlere ve çocuklara hediye etti.</p><p>Yıllar içerisinde resimle daha çok ilgilenmeye başlayan Can'ın eserleri, 2013 yılında Karadeniz Ereğli Belediyesi tarafından açılan sergide sanatseverlerle buluştu.</p><p>'Gücüm yettiğince, halim olduğunca yapıyorum'<p>Kış aylarında resimle ilgilenen, bahar aylarında ise bahçe işleri ve arılarıyla meşgul olan Can, AA muhabirine, resim yapmanın kendisine huzur verdiğini söyledi.</p><p>Resim yapmaya çocukları sayesinde başladığını anlatan Can, 'Hep bahçeye gidiyorum, hiç boş durmayı da sevmiyorum. Boş kaldığımda bahçeye gidiyordum. Kırk sene arı baktım, bahçe de yapıyordum, arı da vardı. Bir gün 'Sen kendine çalış' dediler bana. Malzemeleri getirdiler. Onlar da hoşuma gitti. Kışın onları yapıyorum, yazın yine bahçemde uğraşıyorum.' diye konuştu.</p><p>Can, resimlerinde yaşamın her anından ilham aldığını belirterek, şöyle devam etti:</p><p>'Kendi hayalimle, gördüklerimle, doğaya bakarak... Hayvanları çok seviyorum. Onları yaptım. Çiçekçileri, böcekleri yapıyorum. Hobi olarak yapıyorum yani. Kursuna falan da gitmedim. Gitme imkanım da yok. Burada arım, işim çok. Gücüm yettiğince, halim olduğunca yapıyorum. Resim yapmayı seviyorum.'</p><p>Resimlerini çocuklara hediye ediyor<p>Yaşıtlarının ve gençlerin üretme konusunda yetersiz olduklarını ifade eden Can, 'İstemeyene yaptıramıyorsunuz. Canı istemeyen almıyor eline. 'Biz yapamıyoruz' diyorlar. Zor değil, başlayın ama istemiyor canları. Alışmayınca da zor geliyor onlara.' ifadelerini kullandı.</p><p>Sanatın değerinin yeterince bilinmediğini dile getiren Can, konuşmasını şöyle sürdürdü:</p><p>'Pek sanat nedir üzerine varan yok. Eğitimsizliğimiz... Zamanında öğretilmemiş, duyulmamış. Cahilliğimiz yüksek. Orman kenarlarında yetişmişiz, tenha yerlerde ama bir istek var yani ben hiç boş durmayı sevmediğim için yürüyor.'</p><p>Can, yaptığı resimleri özellikle çocuklara hediye ettiğini, onların mutluluğunun kendisini de mutlu ettiğini sözlerine ekledi.</p><br><p>Muhabir: Fadime Yılmaz Elma</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Zonguldak</category>
      <guid>https://www.vtrmedya.com/70inde-resimle-tanisan-makbule-teyze-89-yasinda-uretmeye-devam-ediyor</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Nov 2025 13:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vtrmedyacom.teimg.com/crop/1280x720/vtrmedya-com/uploads/2025/11/agency/aa/70inde-resimle-tanisan-makbule-teyze-89-yasinda-uretmeye-devam-ediyor.jpg" type="image/jpeg" length="36356"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Denizin sürüklediği ağaç ve amforalar, emekli öğretmenin elinde hediyelik eşyaya dönüşüyor]]></title>
      <link>https://www.vtrmedya.com/denizin-surukledigi-agac-ve-amforalar-emekli-ogretmenin-elinde-hediyelik-esyaya-donusuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vtrmedya.com/denizin-surukledigi-agac-ve-amforalar-emekli-ogretmenin-elinde-hediyelik-esyaya-donusuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Zonguldak'ın Çaycuma ilçesinde yaşayan 70 yaşındaki emekli ilkokul öğretmeni Mehmet Türkçelik, sahilden topladığı amfora parçalarını sanat eserine dönüştürüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ZONGULDAK (AA) - Çocukluğundan bu yana deniz kıyısından topladığı ağaç ve taş parçalarına ilgi duyan, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi tarafından 2020'de yaşayan insan hazinesi olarak tanıtılan Türkçelik, emekliliğine kısa bir süre kala yörede 'çatuk' olarak adlandırılan dallardan hediyelik eşyalar yapmaya başladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Zamanla bu alanda kendisi geliştiren Türkçelik, Filyos beldesindeki Tios Antik Kenti'nin çevresinde, Milattan Sonra 2. ile 13. yüzyıllar arasına tarihlenen batık gemilerden kıyıya vurduğu değerlendirilen amfora parçalarını da işleyerek kolyeye dönüştürmeye karar verdi.</p><p>Yaklaşık 3 bin yıl önce yazıldığı tahmin edilen bir Likya şiirinde geçen, 'Beni bulamazsan üzülme, eşyalarımı bulacaksın. Kestiğim taşları, açtığım yolları, işlediğim heykelleri bulacaksın ve göreceksin ki binlerce yıl öteden, parmak izlerimiz değecek birbirine' dizelerinden etkilenen Türkçelik, geçmişten izler taşıyan amfora taşlarını işleyip hikayesi olan kolyelere dönüştürdü.</p><p>Her bir parçayla geçmişin izini bugüne taşıyan Türkçelik, ürünlerini beldeye turistik amaçla ziyarete gelen kişilere hediye ediyor.</p><p>'Kendi kendimi geliştirdim'<p>Mehmet Türkçelik, AA muhabirine, beldede antik bir kent bulunduğunu, batık gemideki amfora parçalarının kıyıya vurduğunu söyledi.</p><p>Yaptığı kolyelerin kendisi için değerli olduğunu ifade eden Türkçelik, 'Düşünebiliyor musunuz iki bin yıl önce birisinin elinin değdiği bir şey, iki bin yıl sonra sizin boynunuzda. Sizin teninize değiyor. 'Çok etkileyici bir şey' diye düşünüyorum. Onun için bunları yaparken o duygulara sahip olarak ona uygun bir şeyler yapmaya, oymaya çalışıyorum.' dedi.</p><p>Türkçelik, yaklaşık 3 bin yıl önce yazıldığı düşünülen Likya şiirindeki dizeleri hatırlatarak, 'Burada da 'gün gelecek ellerim ellerine değecek' diyor. Hakikaten de eller ellere değiyor. Yani oyduğu şeyler, yaptığı parçalar iki bin yıl sonra bizim üzerimizde, boynumuzda.' diye konuştu.</p><p>Oyma sanatına merakının ilkokulda tebeşirlerle başladığını belirten Türkçelik, o dönemde Kızılderili totemlerini yaptığını dile getirdi.</p><p>Türkçelik kimseden eğitim almadığını vurgulayarak, şöyle konuştu:</p><p>'Zaten eğitim istemiyor ki. Eğer içinde bir sanatçı veya sanat ruhu ya da güzel bir şeyi görme ruhu varsa bir şeyler görüyorsun, 'Bir şeyler üretirim' diyorsun. Onun için kendi kendimi geliştirdim. Birisi bana, 'Bu işi yap' demedi. Yapan da zaten yok çevremizde ama olumlu görüşleri aldıkça coşkum arttı. 'Sanat işleri nasıl gelişiyor' diye günümüzün sanatlarını takip ediyorum.'</p><p>Eserlerini önceden plan yapmadan oluşturduğunu, her birinin sürecin içinde kendiliğinden şekillendiği aktaran Türkçelik, amforaların yanı sıra sahilden topladığı dal parçalarını da işlediğini anlattı.</p><p>'Parayla sattığım zaman sanki bunlara ihanet etmişim gibi oluyorum'<p>Türkçelik, malzemelerin şekillerinin yaptığı ürünleri ortaya çıkarmada katkı sağladığını belirterek, 'Ağaç seni yönlendiriyor. Ağaçla dost oluyorsun bir şekilde. 'Beni fazla zorlama, fazla zorlarsan kırılırım' diyor. Onun için ben onu fazla zorlamadan, dostça anlaşarak, birbirimizi anlayarak yapıyorum.' şeklinde konuştu.</p><p>Prof. Dr. Serpil Oppermann'ın kendisinden 'deniz heykeltıraşı' diye söz etmesinin ardından kimliğini bulduğunu anımsatan Türkçelik, kendisini artık deniz heykeltıraşı olarak gördüğünü söyledi.</p><p>Türkçelik, yaptığı ürünlerden para kazanma kaygısı taşımadığına değinerek, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>'Yapıyorum, sonra birisine hediye ediyorum. Bunları deniz atmış. Öyle yapmışım, böyle yapmışım, bu hale gelmiş. Bir de bunları veremiyorsun, kıskanıyorsun. Onun için parayla da satamıyorum. Parayla sattığım zaman sanki bunlara ihanet etmişim gibi oluyorum. Evladımı başkasına evlatlık olarak veriyormuşum gibi. Onun için parayla derdin olmayınca istediğin gibi de üretiyorsun. Üretiyorsam 'Çevreme de yararı olsun' diye düşünüyorum.'</p><p><p>Atölyesine bazı zamanlar çocukların geldiğinden bahseden Türkçelik, 'Bana, 'Bir şeyler yapabilir miyiz?' derler. 'Tabii gelin' derim. Oturuyorum buraya, yayıyorum ağaçları önlerine. Çocukların hayal dünyaları bambaşka. Benden daha da geniş. Bazen ben onlardan kopya çekiyorum.' ifadelerini kullandı.</p><br><p>Muhabir: Fadime Yılmaz Elma</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Zonguldak</category>
      <guid>https://www.vtrmedya.com/denizin-surukledigi-agac-ve-amforalar-emekli-ogretmenin-elinde-hediyelik-esyaya-donusuyor</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Oct 2025 17:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vtrmedyacom.teimg.com/crop/1280x720/vtrmedya-com/uploads/2025/10/agency/aa/denizin-surukledigi-agac-ve-amforalar-emekli-ogretmenin-elinde-hediyelik-esyaya-donusuyor.jpg" type="image/jpeg" length="88619"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Doğurganlık çağında doğurmak ve emzirmek meme kanseri riskini azaltıyor]]></title>
      <link>https://www.vtrmedya.com/dogurganlik-caginda-dogurmak-ve-emzirmek-meme-kanseri-riskini-azaltiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vtrmedya.com/dogurganlik-caginda-dogurmak-ve-emzirmek-meme-kanseri-riskini-azaltiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Çakmak, doğurganlık yaşında doğum yapmak ve emzirmenin östrojen hormonuna maruziyet süresini azalttığı için meme kanseri riskini de azalttığını söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ZONGULDAK (AA) - Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Güldeniz Karadeniz Çakmak, AA muhabirine, meme kanserinin dünya genelinde kadınlarda en sık rastlanılan kanser türü olduğunu ve Türkiye'de de kanser vakalarının başında yer aldığını belirtti.</p><p>Özellikle erken tanıyla tespit edilen hastaların yüzde 90'dan fazlasının tedavi edilmesinin mümkün olduğunu vurgulayan Çakmak, Sağlık Bakanlığının ücretsiz olarak uyguladığı tarama programlarına kadınların dahil olması gerektiğini kaydetti.</p><p>Çakmak, her kadının 20'li yaşlardan itibaren kendi kendini muayene etmesi, 40 yaşından itibaren de yılda bir doktor muayenesi yaptırması ve mamografi tarama programına dahil olmasının, tanının erken evrede konulmasına, böylece hekimlerin hastaların büyük çoğunluğunu tedavi etme imkanı yakalamasına olanak sağladığını anlattı.</p><p>Erken tanı koydukları hastalarda geçmişte olduğu gibi memenin tamamını almadan ameliyatlar yapabildiklerine dikkati çeken Çakmak, cerrahi tedavinin en önemli komplikasyonlarından biri olarak tanımlanan koltuk altındaki lenf bezlerinin tamamının çıkarılması sonrası görülen kol şişkinliği ihtimalini de en aza indirerek bu hastalığı tedavi edebildiklerini aktardı.</p><p>Çakmak, her kadının kanserinin kendine özgü olduğunu dile getirerek, 'Dolayısıyla meme kanseri tanısı konmuş hastalarımızın tedavilerinin, dünya genelinde kabul gören ve uygulanan, multidisipliner ekiplerce oluşturulmuş tümör konseylerinde tartışılarak dizayn edilmesi başarıya giden yoldaki en önemli anahtarımız.' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Bu noktada tümör biyolojisi bazlı tedavilerin her kadına özgü kişisel olarak uygulandığını hatırlatan Çakmak, tümör biyolojisiyle ilintili tedavi seçimlerinin, hastaların yaşam süreleri açısından da ellerini kuvvetlendirdiğini söyledi.</p>'Meme kanseri riskimizi yüzde 30'lara varan oranlarda azaltmamız mümkün'<p>Meme kanseri riskini azaltmada emzirme ve doğumun önemine vurgu yapan Çakmak, hormonların bu hastalıkta önemli bir risk faktörü oluşturduğuna dikkati çekerek, şöyle devam etti:</p><p>'Bu hormonlar içerisinde östrojen olarak tanımladığımız hormona maruziyet meme kanseri riskini artıran bir durum olarak karşımıza çıkıyor. Doğurganlık yaşında doğum yapmak ve emzirmek, östrojen hormonuna maruziyet süremizi azaltması ve meme bezlerindeki hücrelerin tam olgunlaşmasına olanak sağlaması nedeniyle meme kanseri riskimizi azaltıyor. Bu nedenle hekimler olarak doğurganlık çağındaki bütün kadınlara doğurmaları ve emzirmeleri konusunda uyarılarda bulunuyoruz.'</p><p>Çakmak, hayatta değiştirilebilir risk faktörlerini modifiye ederek meme kanseri riskini yüzde 30'lara varan oranlarda azaltmanın mümkün olduğunu belirterek, sağlıklı beslenmek, spor yapmak, sigara ve alkolden uzak durmak, obeziteden kaçınmak, sedanter (fiziksel aktivitenin olmadığı) yaşamdan vazgeçmek, doğum yapmak ve emzirmenin riskin azaltılması adına önemli olduğunun altını çizdi.</p><p>Nadiren de olsa her 100 vakadan biri gibi oranda dünyanın farklı coğrafyalarında erkeklerde de meme kanserinin görüldüğünü anımsatan Çakmak, erkeklerde de memede ele gelen kitlesel bir şey söz konusuysa ya da şekil ve renk değişikli varsa vakit kaybetmeden hekime başvurmaları gerektiğini sözlerine ekledi.</p><br><p>Muhabir: Gökhan Yılmaz</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Zonguldak</category>
      <guid>https://www.vtrmedya.com/dogurganlik-caginda-dogurmak-ve-emzirmek-meme-kanseri-riskini-azaltiyor</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Oct 2025 12:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vtrmedyacom.teimg.com/crop/1280x720/vtrmedya-com/uploads/2025/10/agency/aa/dogurganlik-caginda-dogurmak-ve-emzirmek-meme-kanseri-riskini-azaltiyor.jpg" type="image/jpeg" length="11751"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kanseri yenip mesleklerine dönen iki hemşire, kendileriyle aynı kaderi paylaşanlara umut oluyor]]></title>
      <link>https://www.vtrmedya.com/kanseri-yenip-mesleklerine-donen-iki-hemsire-kendileriyle-ayni-kaderi-paylasanlara-umut-oluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vtrmedya.com/kanseri-yenip-mesleklerine-donen-iki-hemsire-kendileriyle-ayni-kaderi-paylasanlara-umut-oluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Zonguldak'ta erken teşhis ve tedavinin yanı sıra morallerini yüksek tutarak meme kanserini yenen hemşireler Serpil Sünger Ercan ve Fikriye Günsever, mücadeleleriyle aynı kaderi paylaşan hastalara örnek oluyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ZONGULDAK (AA) - Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Hastanesi Kulak, Burun, Boğaz Hastalıkları Bölümünde görevli 46 yaşındaki Ercan iki yıl önce, aynı hastanenin genel cerrahi bölümünde çalışan 48 yaşındaki Günsever ise 12 yıl önce yaptırdıkları tetkiklerde meme kanseri olduklarını öğrendi.</p><p>Hastalığa ikinci evrede yakalanan iki çocuk annesi Ercan ve Günsever, bu süreçte morallerini yüksek tutup tedavi sürecine başladı.</p><p>Farklı dönemlerde yaklaşık iki yıl uygulanan kemoterapi, ışın tedavisi ve cerrahi müdahaleyle sağlığına kavuşan Ercan ve Günsever, yaşadıkları zorlu süreç sonrası görevlerine döndü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Tedavi sürecindeki deneyimleri sayesinde hastalarla iletişimleri daha da güçlenen Ercan ve Günsever, bugünlerde kendileriyle aynı kaderi paylaşan kadınlara destek olup ellerinden gelen yardımı yapmaya çalışıyor.</p><p>'Erken teşhis çok önemli, hayat kurtarır'<p>Serpil Sünger Ercan, AA muhabirine, yaklaşık iki yıl önce kendi kendine meme muayenesi yaparken şüphelenip hastaneye başvurduğunu, tetkikler sonucu kanser olduğunu öğrendiğini söyledi.</p><p>Ameliyat olup ışın tedavisi gördüğünü anlatan Ercan, 'Şimdi kontrol sürecindeyim. Bu süreçte ailemin çok büyük desteğini gördüm. Hocalarıma çok müteşekkirim. Bana çok destek oldular. Onlardan çok güç aldım. İşime geri döndüm, rahatlıkla çalışıyorum.' diye konuştu.</p><p>Ercan, erken teşhisin önemine dikkati çekerek 'Hastalıktan korkmasınlar, geç kalmaktan korksunlar. Erken teşhis çok önemli, hayat kurtarır.' dedi.</p><p>Meme kanserinin yaşının olmadığını belirten Ercan, 20 yaşından sonra herkesin kendi kendine meme muayenesi yapması, tetkiklerini aksatmaması ve mamografi çektirmesi gerektiğini kaydetti.</p><p><p>Ercan, hastalık sürecinde zor zamanlar yaşadığını anlatarak şöyle konuştu:</p><p>'İlk zamanlar dibe vurduğum anlar oldu. Sonrasında süreç başlayınca tam teslimiyet, durumu kabul etmek çok önemliydi. Baştan beri moralimi yüksek tutmaya çalıştım. Kabul edip tedavimi aldım. Daha kolay oldu. Yan etki çok yaşamadım. Umarım tüm hastalar için aynı süreç geçerlidir. Sürecimin başından beri pozitif olmaya çalıştım. Zaten hayat felsefem bunun üzerine. Tedaviye tam yanıt aldığım söylendi. Pozitif düşünmenin çok etkisi olduğunu düşünüyorum.'</p><p>Meslektaşı Fikriye Günsever ile aynı kaderi paylaştığını dile getiren Ercan, 'Bana tanı konulduğunda Güldeniz Karadeniz Çakmak hocamın odasından çıktığımda arkadaşım ve meslektaşım Fikriye peşimden gelip 'Serpil sakın korkma, bu geçici bir süreç. Kabullenip devam edersen çok kolay olacak' demişti. Gerçekten öyle oldu. Kendisine çok teşekkür ediyorum.' ifadelerini kullandı.</p><p>'Hastalarımıza tedavi süreçlerinde destek olmaya çalışıyorum'<p>Fikriye Günsever de hastalığının 2012 yılında teşhis edildiğini, sonrasında tedavi görüp ameliyat olduğunu, iki yıl süren akıllı ilaç tedavisi sürecinin devam ettiğini anlattı.</p><p>Günsever, kanser olduğunu öğrendiğinde hastalığı kabullendiğini ve onu yeneceğine dair kendine söz verdiğini kaydetti.</p><p>Moralinin yüksek olmasının tedaviyi etkilediğini belirten Günsever, 'Tedavimi oldum, moralimi de yüksek tuttum. Hayata karıştım, sosyal aktivitelerden geride kalmadım.' dedi.</p><p>Günsever, erken teşhisin önemine yakından şahit olduğunu dile getirerek, 'Bu hastalıkta kesinlikle umutsuzluğa kapılmamak gerekiyor çünkü en büyük umut örneği bizleriz. Hastalık sonrası 12 yıldır bu hastanede çalışmaya devam ediyorum. Sürekli umut içerisinde olsunlar. Bu hastalığı geçirdiğim için bölümümüze gelen hastalara daha da özenli davranmaya çalışıyorum. Onları duygusal olarak anlıyorum. Elimden gelen yardımı, desteği yapmaya çalışıyorum.' diye konuştu.</p><br><p>Muhabir: Gökhan Yılmaz</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Zonguldak</category>
      <guid>https://www.vtrmedya.com/kanseri-yenip-mesleklerine-donen-iki-hemsire-kendileriyle-ayni-kaderi-paylasanlara-umut-oluyor</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Oct 2025 11:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vtrmedyacom.teimg.com/crop/1280x720/vtrmedya-com/uploads/2025/10/agency/aa/kanseri-yenip-mesleklerine-donen-iki-hemsire-kendileriyle-ayni-kaderi-paylasanlara-umut-oluyor.jpg" type="image/jpeg" length="46237"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Hastanesi bölgenin 'sağlık üssü' oldu]]></title>
      <link>https://www.vtrmedya.com/zonguldak-bulent-ecevit-universitesi-hastanesi-bolgenin-saglik-ussu-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vtrmedya.com/zonguldak-bulent-ecevit-universitesi-hastanesi-bolgenin-saglik-ussu-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Hastanesi, bölgenin 'sağlık üssü' olarak çeyrek asırdır hastalara hizmet veriyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ZONGULDAK (AA) - Hastane, üniversite çatısı altında 2000'de poliklinik hizmetine, bir yıl sonra da yataklı tedavi hizmetine başladı.</p><p>Bünyesindeki 26 poliklinik, 90 yoğun bakım yatağı ve 15 ameliyat masasıyla bölgenin en kapsamlı sağlık kuruluşları arasında yer alan 618 yataklı hastane, 510 akademik personel, 2 bin 80 sağlık çalışanıyla hizmet sunuyor.</p><p>Gelişmiş görüntüleme merkezlerinin bulunduğu hastanede ileri düzey tanı ve tedavi imkanları da uygulanıyor. Hastane bünyesinde onkoloji merkezi, kalp merkezi, kornea nakli merkezi, diyaliz ünitesi, radyasyon onkoloji ve obezite merkezi gibi birimler de bulunuyor.</p><p><p>Anjiyografi ünitesi, damar içi ultrason (IVUS), lazerle prostat tedavisi, otolog kemik iliği nakli, radyoterapi cihazı ve tam otomatik ilaç hazırlama ünitesi gibi ileri teknoloji uygulamalarla da öne çıkan hastanede, radyoterapi ünitesinde günde 100'e yakın hastaya hizmet veriliyor.</p><p><p>Hastanenin geçen yıl 180 binin üzerinde olan hasta kabul sayısı, bu yılın 9 aylık döneminde 85 bin 484'ü çevre illerden olmak üzere 213 bin 711 oldu.</p><p>Bu yıl ocak-eylül döneminde 553 bin 292 muayene hizmeti sunulan hastanede yaklaşık 41 bin ameliyat gerçekleştirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Hastanemizi en modern hale getiriyoruz'<p>Zonguldak BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, AA muhabirine, hastanenin 25'inci yılını doldurduğunu söyledi.</p><p><p>Her geçen yıl daha da büyüyen ve gelişen hastane olma yolunda ilerlediklerini belirten Özölçer, 'Hastanemizi, 'bölgenin sağlık üssü' olarak ifade ediyoruz çünkü tüm bölgeye hizmet eden bir hastane. Karabük, Bartın, Kastamonu, Düzce, Bolu, Sakarya'ya kadar hizmet veriyoruz ve pek çok şey sadece bizim hastanemizde yer alıyor.' dedi.</p><p><p>Özölçer, alanında uzman hekimlerin ve sağlık çalışanlarının canıgönülden hizmet verdiğini kaydetti.</p><p>Hastanede yenileme çalışmaları yaptıklarını dile getiren Özölçer, 'Bütün odalarımızı, polikliniklerimizi, yataklı servislerimizi peyderpey yeniliyoruz, en modern hale getiriyoruz. Sağlık turizmi belgesi aldık. Ülkemize yurt dışından insanlar gelip sağlık hizmeti alıyorlar. Biz de bundan elimizden geldiği kadar faydalanıyoruz. Hastanemiz Sağlık Bakanlığından belgesini aldı.' diye konuştu.</p><p><p>Hastanenin yalnızca bölgenin değil, Türkiye'nin en güzide sağlık merkezlerinden biri olduğunu anlatan Özölçer, hastaların yaklaşık yüzde 40'ını çevre illerden gelenlerin oluşturduğunu ifade etti.</p><p><p>Vatandaşların sağlık hizmetine erişim kolaylığını artırmaya gayret ettiklerini vurgulayan Özölçer, yeni çalışmalarla kenti sağlık alanında önemli noktaya ulaştırmada pay sahibi olmayı istediklerini sözlerine ekledi.</p><br><p>Muhabir: Gökhan Yılmaz</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Zonguldak</category>
      <guid>https://www.vtrmedya.com/zonguldak-bulent-ecevit-universitesi-hastanesi-bolgenin-saglik-ussu-oldu</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Oct 2025 16:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vtrmedyacom.teimg.com/crop/1280x720/vtrmedya-com/uploads/2025/10/agency/aa/zonguldak-bulent-ecevit-universitesi-hastanesi-bolgenin-saglik-ussu-oldu.jpg" type="image/jpeg" length="17546"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tiyatro sanatçısı 37 yıldır atık malzemelerden sahne kostümü dikiyor]]></title>
      <link>https://www.vtrmedya.com/tiyatro-sanatcisi-37-yildir-atik-malzemelerden-sahne-kostumu-dikiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vtrmedya.com/tiyatro-sanatcisi-37-yildir-atik-malzemelerden-sahne-kostumu-dikiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Zonguldak'ta yaşayan 65 yaşındaki tiyatro sanatçısı Şenol Dönmez, çöpe atılan ve kullanılmayan malzemelerden el işçiliğiyle sahne kostümü dikiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ZONGULDAK (AA) - Yaklaşık 37 yıl önce tiyatro gösterisi hazırlıkları sırasında bir aksesuara ihtiyaç duyduğunda malzemeyi temin edemeyen Dönmez, eve giderek annesinden atık kumaş, iğne ve iplik istedi.</p><p>Kendi diktiği aksesuarla çalışmalarına başlayan Dönmez, kısa süre içerisinde el işçiliğini geliştirerek birbirinden farklı çalışmalar ortaya koydu.</p><p>Zonguldak Belediyesi Kültür Merkezi'ndeki atölyesinde çalışmalarına devam eden Dönmez, çevresinden topladığı atık kumaşlar, pet şişe kapakları, düğmeler ve benzeri malzemeleri sahne kostümü haline getiriyor.</p><p>Dikiş makinesi kullanmadan tüm tasarımlarını yalnızca iğne ve iplikle ortaya çıkaran Dönmez'in ürettiği kostümler, tiyatro gruplarının yanı sıra bazı okullara da ücretsiz ulaştırılıyor.</p><p>'Pet şişe kapaklarıyla kostümler yapmaya başladım'<p>Şenol Dönmez, AA muhabirine, malzemelerin kendi elinde yeni bir öyküye dönüştüğünü söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Her bir ürüne sevgiyle yaklaştığını belirten Dönmez, bu işe başlamadan önce farkında olmadan malzemeleri kendisinin de attığını ifade etti.</p><p>Dönmez, eksik malzemeyi bulma isteğiyle başladığı bu süreçte birbirinden farklı kostümler ortaya koyduğuna değinerek, şöyle konuştu:</p><p>'Bir gün tiyatro oyununda bir şey lazım oldu. 'Ben bunu yaparım. Para verip ya da birisinden rica edip almayalım. Kendi işimizi kendimiz yapalım.' dedim. Eve gittiğimde rahmetli anneme, 'Bana atık malzemeler, ne varsa bana ver.' dedim. O da bana parça kumaşlar ve iğne, iplik verdi. Öyle ortaya çıktı. Daha sonra zamanla baktım ki iş bayağı büyüdü. Pet şişe kapaklarıyla kostümler yapmaya başladım. O da çevre temalı konuda ödül aldı.'</p><p>İlk günden itibaren tüm malzemelerin kendisi için değerli olduğunu vurgulayan Dönmez, çevresindeki yakın dostlarının da buldukları atık ürünleri kendisine getirdiklerini, yolda giderken çevresine ve çöp konteynerlerine baktığını kaydetti.</p><p>Dönmez, yaptığı her tasarımın kendisi için özel bir anlam taşıdığını ve işine büyük sevgiyle yaklaştığını aktararak, 'Biraz abartı gibi olacak ama yaptığım iş benim için evlatlarım gibi. Hepsi benim el emeğim, göz nurum. Bir makine dikişim yok. Bildiğimiz iğne iplikle dikiyorum.' ifadesini kullandı.</p><p>'Giysileri atmadan önce iki kez düşünsünler'<p>Dönmez, tasarım sürecinde duygusal yoğunluk yaşadığını dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>'Bazen, 'Ben bunları hangi ruh halimle yaptım, nasıl bir duygu yoğunluğuyla yaptım?' diyorum. Böyle dakikalarca bakıyorum ve şaşırıyorum kendime. O bir anlık yapılıyor ve 'İkinci kez yapar mıyım?' diyorum. Onu da bilmiyorum ama yeni doğmuş bir bebek nasıl insanı mutlu ediyor ya benim yaptığım tasarımlar da öyle. Aman aman bir şey olmayabilir ama ortaya bir şey çıkması beni mutlu ediyor. Seviyorum onları.'</p><p>Tasarım sürecinde renklerin kendisi için ilham kaynağı olduğunu anlatan Dönmez, 'Mesela bana bir kumaş geliyor. 'Olağanüstü bir renk.' diyorum. Benim ilham kaynağım renk. O an aklıma geliyor benim. Çizmiyorum yani kafada bitiriyorum tasarımı.' dedi.</p><p><p>Dönmez, tiyatro alanında her tür giysi ve aksesuara ihtiyaç duyulduğunu ifade ederek, 'Giysilerin kıymetini bilsinler. Atmadan önce iki kez düşünsünler. 1970'lerin, 80'lerin, 90'ların giysileri, anneannelerimizin, babaannelerimizin, dedelerimizin sandıklara koydukları, sakladıkları giysiler yıl 2025'te çok moda. O ikinci eller çok para ediyor kıymetini bilsinler.' diye konuştu.</p><p>Sadece tiyatro gösterimleri için değil okul gösterileri için de ücretsiz olarak kostüm verdiğini dile getiren Dönmez, kendisinin yaşadığı zorluğu çocuklar yaşamasın diye onların da hizmetine sunduğunu sözlerine ekledi.</p><br><p>Muhabir: Fadime Yılmaz Elma</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Zonguldak</category>
      <guid>https://www.vtrmedya.com/tiyatro-sanatcisi-37-yildir-atik-malzemelerden-sahne-kostumu-dikiyor</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Oct 2025 14:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vtrmedyacom.teimg.com/crop/1280x720/vtrmedya-com/uploads/2025/10/agency/aa/tiyatro-sanatcisi-37-yildir-atik-malzemelerden-sahne-kostumu-dikiyor.jpg" type="image/jpeg" length="85353"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İhmal ve dikkatsizlikle çıkan orman yangınlarına karşı farkındalık bilinci önemli]]></title>
      <link>https://www.vtrmedya.com/ihmal-ve-dikkatsizlikle-cikan-orman-yanginlarina-karsi-farkindalik-bilinci-onemli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vtrmedya.com/ihmal-ve-dikkatsizlikle-cikan-orman-yanginlarina-karsi-farkindalik-bilinci-onemli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Orman Genel Müdürü Bekir Karacabey, orman yangınlarının büyük çoğunluğunun insan kaynaklı olduğunu, bu konuda farkındalık ve sorumluluk bilincinin önem taşıdığını söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ZONGULDAK (AA) - Karacabey, Zonguldak Orman Bölge Müdürlüğüne bağlı Gökçebey Orman Fidanlık Müdürlüğünü ziyaretinde AA muhabirine, orman yangınlarıyla mücadelenin, yangın öncesi çalışmalar, yangın söndürme çalışmaları ve yangın sonrası yanan sahaların tekrar ormanlaştırılması çalışmaları olmak üzere üç aşamada değerlendirildiğini kaydetti.</p><p>Yangın öncesi hazırlıkların hayati önem taşıdığını vurgulayan Karacabey, 'Hepimiz biliyoruz ki orman yangınları çıktığında yangının söndürülmesi hakikaten çok zor, çok meşakkatli, çok tehlikeli ve profesyonellik gerektiriyor. Çok büyük orman zararlarına, maalesef zaman zaman can kayıplarına da yol açan felakete dönüşebiliyor fakat yangının çıkmamasını sağlamak da tamamen insana bağlı.' diye konuştu.</p><p>Karacabey, kış aylarında ülke genelinde yaklaşık 23 bin orman köyüne ulaşarak vatandaşları yangınlara karşı bilgilendirdiklerini, yüz yüze görüştükleri çoban, avcı ve arıcıları dikkatli olmaları konusunda uyardıklarını, çocuklara da orman yangınlarıyla ilgili farkındalık eğitimleri verdiklerini anlattı.</p><p>Teknik donanımdan bahseden Karacabey, 776 gözetleme kulesinin 184'ünün 'akıllı kule'ye dönüştürüldüğünü, 27 uçak, 105 helikopter, 14 İHA, 1786 arazöz, 2 bin 742 ilk müdahale aracı ve 830 iş makinesinin sezon öncesi hazır hale getirildiğini aktararak, 4 bin 796 yangın havuzu ve göletin de dolu hale getirildiğini bildirdi.</p><p>Karacabey, Türkiye'de bu yıl 1 Ocak'tan itibaren 5 bin 624 yangının söndürüldüğü, bu yangınların yüzde 95'inin henüz 10 hektara ulaşmadan kontrol altına alındığı bilgisini paylaşarak, yangınların büyük bölümünün kırsalda başlayarak ormana sirayet ettiğini dile getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Yangın gözetleme kuleleri ve İHA'lardan alınan görüntülerle çıkan her yangından 2 dakika içerisinde haberdar olduklarını, yangınlara müdahale süresinin de ortalama 11 dakika olduğunu aktaran Karacabey, iklim değişikliği ve kuraklığın yangınların büyümesini hızlandırdığına dikkati çekti.</p><p>Karacabey, 2025 yılı rakamlarına göre orman yangınlarının yüzde 96'sının insan kaynaklığı olduğuna işaret ederek, şöyle devam etti:</p><p>'Bu yangınların da neredeyse tamamına yakını ihmal ve dikkatsizlik sonucu. Sadece 137'si kasıtlı olarak yakılmış. Anız yakılması, bahçe temizliği sonucunda ortaya çıkan atıkların yakılması, piknik ateşinden çıkan yangınlar, sigara izmariti, bunlar da önemli etkenler. Baktığımız zaman hepsi neticede insan kaynaklı. Genel bir kanaat var, 'İklim değişikliği sebebiyle yangınlar çıkıyor'. Aslında bu çok da doğru bir düşünce değil çünkü iklim değişikliği ya da sıcaklığın artması veya kuraklık ya da rüzgar, kendi başına yangın çıkarmıyor. Bunlar önemli unsurlar fakat bunlar, yangının büyümesine sebep olan önemli unsurlar, yangını çıkaran unsurlar değil. Yangının çıkması için bir kıvılcım gerekiyor, o kıvılcım da maalesef insan eliyle çıkarılıyor.'</p><p><br>Fotoğraf: Fadime Yılmaz Elma/AA</p>'Doğal dengenin korunması önemli'<p>Ormancılıkta başarının doğayla barışık olmaktan geçtiğini vurgulayan Karacabey, 'Doğaya rağmen bir şey yapılması mümkün değildir. Doğayla savaşan insanın bugüne kadar kazandığı görülmemiştir.' dedi.</p><p>Karacabey, tüm ormancılık çalışmalarında bunu esas aldıklarını belirterek, 'Doğayı taklit etmek, doğada ne varsa onun devamını sağlamak gerekir çünkü ormanlarımızın yüzde 97'lik kısmı doğal orman.' ifadesini kullandı.</p><p>Orman alanlarında ağaç türlerinin değiştirilmesinin doğru yaklaşım olmadığına işaret eden Karacabey, doğal dengenin korunmasının öneminden bahsetti.</p><p>Karacabey, yanan sahalardan öncelikle yanan ağaçların çıkarıldığını anlatarak, 'Yanan, hayati yetisini kaybetmiş ağaçların tespiti ve kaydı yapılıyor. O ağaçları çıkardıktan sonra etüt ve proje ekiplerimiz görevlerini yapıyor. Karış karış o sahaların etüdünü yapıyoruz. İleride bir daha yangın yaşanacak olursa yangının blok ormanların tamamını etkilememesi için oluşturduğumuz şeritler, yerleşim yerleri ile orman arasında veya ziraat arazileriyle orman arasında oluşturduğumuz 'tampon' diye tabir edebileceğimiz durdurma alanları, yangını durdurabilmek için ya da yangının bir yerden bir yere geçmesini engelleyebilmek için de o bölgenin yine hava şartlarına, coğrafyasına ve toprak yapısına uygun türlerine zonlar (alan) oluşturuyoruz.' diye konuştu.</p><p>Orman yangınlarıyla mücadelede 'basit bir davranışla büyük felaketlerin önüne geçilebileceği'ne işaret eden Karacabey, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>'Vatandaşlarımız yoldan geçerken sigara izmaritini rastgele atmayarak, izin verilen yerler dışında piknik yapmayarak, tarlalarındaki anızı yakmayarak ya da bahçelerinden çıkan atıkları yakmayarak, bu ülkenin ormanlarının yanmamasını sağlayabilirler. Vatandaşlarımızın, 'Yıllardır buralarda yaşıyoruz. Bunlardan bir şey olmaz.' dedikleri şeyler, geçmişte nem yüksek ve bu kadar çok kuraklık olmadığı için yangına sebep olmayabiliyordu. Artık vatandaşlarımızın, 'Bunlardan bir şey olmaz değil, her şey olabilir.' diye bakmalarını istirham ediyoruz.'</p><p>Karacabey, dünyada da büyük yangınlar yaşandığına değinerek, Kanada, ABD, Portekiz ve İspanya'da milyonlarca hektar orman alanının küle döndüğünü kaydetti.</p><p>Avrupa Orman Yangınları Bilgi Sistemi verilerine göre Türkiye'nin dünyada orman yangınlarıyla mücadelede önde gelen ülkelerden biri olduğunu aktaran Karacabey, 'Yangınla mücadeleyle övünülmez yani büyük felakete dönüşen bir yangın, bütün verileri alt üst edebilir. Şunu vatandaşlarımız unutmasınlar, nerede bir yangın varsa onu söndürmek için mücadele eden personelimiz var.' ifadesini kullandı.</p><p>Karacabey, teşkilat personelinin orman yangınlarıyla cansiparane mücadele ettiğinin altını çizerek, 'İleri geri söylenen sözler, 'Yeteri kadar mücadele edilmiyor. Orman yangınlarıyla mücadelede yetersiziz, başarılı değiliz.' sözleri, o insanların emeğine saygısızlık ve emin olun o kahramanları üzüyor bu tür haberler.' dedi.</p><br><p>Muhabir: Fadime Yılmaz Elma</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi, Zonguldak</category>
      <guid>https://www.vtrmedya.com/ihmal-ve-dikkatsizlikle-cikan-orman-yanginlarina-karsi-farkindalik-bilinci-onemli</guid>
      <pubDate>Fri, 29 Aug 2025 21:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vtrmedyacom.teimg.com/crop/1280x720/vtrmedya-com/uploads/2025/08/agency/aa/ihmal-ve-dikkatsizlikle-cikan-orman-yanginlarina-karsi-farkindalik-bilinci-onemli.jpg" type="image/jpeg" length="39202"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uydu verilerinden yararlanılarak geliştirilen yazılımla Türkiye'nin 'kuraklık haritası' çıkarıldı]]></title>
      <link>https://www.vtrmedya.com/uydu-verilerinden-yararlanilarak-gelistirilen-yazilimla-turkiyenin-kuraklik-haritasi-cikarildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vtrmedya.com/uydu-verilerinden-yararlanilarak-gelistirilen-yazilimla-turkiyenin-kuraklik-haritasi-cikarildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Zonguldak'ta uydu verilerinden yararlanılarak geliştirilen yazılımla Türkiye'nin 'kuraklık haritası' çıkarıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ZONGULDAK (AA) - Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Mühendislik Fakültesi Harita Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, Avrupa Uzay Ajansının Sentinel-2 uydularından elde edilen verileri, kendi geliştirdikleri yazılımla birleştirerek Türkiye'nin kuraklık seviyesini haritalandırdı.</p><p>Geliştirilen sistem sayesinde uyduların yakın kızılötesi ve kısa dalga kızılötesi bantlarından yararlanılarak bitkilerin su içeriği analiz edildi.</p><p>Yazılım aracılığıyla mayıs ve haziran ayları ile ağustosun 20 gününe ait uydu verilerinden Türkiye'nin 'kuraklık haritası' oluşturuldu.</p><p>'Peyzaj alanları sararıyor, ağaçlar kuruyor'<p>Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, AA muhabirine, bu yılın yağış açısından oldukça yetersiz geçtiğini, ülke genelinde az yağış görüldüğünü söyledi.</p><p>Bu durumun yaşam alanlarında da hissedildiğini aktaran Kutoğlu, 'Peyzaj alanları sararıyor, ağaçlar kuruyor. Uydu verileriyle bunları Türkiye genelinde incelemek mümkün. Ülke genelinde kuraklığın ne durumda olduğunu görmek mümkün. Biz de bunun için inceleme başlattık.' dedi.</p><p>Kutoğlu, geliştirdikleri kodlamayla mayıs ve haziran ayları ile ağustosun 20 gününe ait uydu verileriyle Türkiye'nin mozaiğini oluşturduklarını belirterek, iki döneme ait verilerin sınıflandırılması sonucunda elde edilen haritalar arasında belirgin farklılıklar bulunduğunu, analizlerde özellikle bazı bölgelerde bitki örtüsünün tamamen ortadan kalktığının görüldüğünü kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Elde edilen haritada, koyu kırmızı renkli alanların genellikle yangınlar sonucu yok olan bölgeleri temsil ettiğini aktaran Kutoğlu, beyaz renkle gösterilen alanların haziran ve ağustos aylarında kuraklıktan etkilenmediğini, nötr kaldığını, beyazdan kırmızıya doğru değişen pembe tonlarının ise su içeriğinde azalma yaşanan zeminleri ve bitki örtüsünü gösterdiğini anlattı.</p><p>Kutoğlu, ülke genelinde bitkilerin su stresine girdiğine dikkati çekerek, 'Toprak nemini kaybetmiş. Dolayısıyla Türkiye genelinde bu yıl ciddi kuraklıkla karşı karşıyayız. Bitkiler, ülke genelinde ormanlık alanlar, tarım alanları, hemen hemen her yer su stresine girmiş gibi gözüküyor. Yağışlarla toprak su aldığında bitkiler de kökleri vasıtasıyla topraktan suyu çekerek besleniyor ancak maalesef yağış olmadığı durumda bitkiler topraktan yeterince su çekemiyor ve su stresi dediğimiz duruma geliyorlar. Yaprakların dalları, peyzaj ve çim alanları kuruyor. Bitki stresi nedeniyle bugünkü durumlarla karşılaşıyoruz.' diye konuştu.</p><p>Kuraklıkla mücadele için toplumsal olarak yapılması gerekenlerin olduğunu vurgulayan Kutoğlu, şöyle devam etti:</p><p>'Bunlar sadece yasal düzenlemelerle, kanunlarla olmuyor. Kuraklıkla karşı karşıya olan alanlarda, öncelikle mesela tarım alanlarında kuraklık söz konusuysa o zaman susuz tarım yapılabilecek bitkilere, tarımsal ürünlere geçilmesi lazım. Çok fazla su isteyen buğday gibi tarım ürünleri su stresini, kuraklığı artırabilir. Onun dışında, betonlaşmaya dikkat etmek lazım.</p><p>Kentleri yeşillendirerek, ağaçlandırarak, peyzaj çalışmaları yoluyla ısı seviyelerini düşürecek çalışmalar yapmamız lazım. Yine kentlerde peyzaj alanlarında daha az su isteyen bitkiler kullanmamız gerekiyor. Çok su isteyen çimen gibi bitkiler yaptığımız takdirde hep suyumuzu tüketmiş oluyoruz. Hem de bu bitkiler kuraklıktan çok daha kolay etkileniyor. Onun dışında imar alanlarında yeni imarlar verilirken yeşil çatı uygulamaları zorunlu tutabilir. Yansıtıcılığı yüksek çatı malzemeleri zorunlu tutulabilir, hatta binaların boyanmasında beyaza yakın daha açık renkler zorunlu tutulabilir. Yine yeni binalarda belediyeler yağmur suyu toplama sistemlerini zorunlu tutabilirler.'</p><p>Kutoğlu, iklim değişikliğinin, insanoğlunun son yıllarda karşı karşıya olduğu en önemli küresel sorunlardan biri olduğuna değinerek, 'Görünen o ki iklim değişikliği noktasında insanoğlu bunu geri döndüremeyecek. Bununla yaşamaya alışmamız ve buna yönelik önlemler almamız gerekiyor.' dedi.</p><br><p>Muhabir: Fadime Yılmaz Elma</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, Zonguldak</category>
      <guid>https://www.vtrmedya.com/uydu-verilerinden-yararlanilarak-gelistirilen-yazilimla-turkiyenin-kuraklik-haritasi-cikarildi</guid>
      <pubDate>Sat, 23 Aug 2025 12:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vtrmedyacom.teimg.com/crop/1280x720/vtrmedya-com/uploads/2025/08/agency/aa/uydu-verilerinden-yararlanilarak-gelistirilen-yazilimla-turkiyenin-kuraklik-haritasi-cikarildi.jpg" type="image/jpeg" length="13515"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Parkinsona hat sanatıyla uğraşarak karşı koyuyor]]></title>
      <link>https://www.vtrmedya.com/parkinsona-hat-sanatiyla-ugrasarak-karsi-koyuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vtrmedya.com/parkinsona-hat-sanatiyla-ugrasarak-karsi-koyuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Zonguldak'ın Kilimli ilçesinde yaşayan parkinson hastası Refik Sevim, ellerini güçlü tutmak için başladığı hat sanatını ve çocukken öğrendiği ayakkabı tamirciliğini özveriyle sürdürüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ZONGULDAK (AA) - Kentteki termik santralde uzun yıllar argon kaynak&ccedil;ısı olarak &ccedil;alışan, 2 &ccedil;ocuk, 2 torun sahibi 61 yaşındaki Sevim, şah damarlarının tıkanması nedeniyle fel&ccedil; ge&ccedil;irdi. Felcin ardından konuşma g&uuml;&ccedil;l&uuml;ğ&uuml; &ccedil;eken Sevim, bir s&uuml;re sonra emekli oldu.</p><div data-pagespeed="true" data-advert="temedya" data-channel="121" id="ad_121"></div><p>Yaklaşık 10 yıl &ouml;nce de parkinson teşhisi konulan Sevim, ellerini g&uuml;&ccedil;l&uuml; tutmak i&ccedil;in evinde hat sanatıyla ilgilenmeye başladı. &Ccedil;ocukluğunda bir ustanın yanında &ouml;ğrendiği ayakkabı tamir işini arkadaşından aldığı ayakkabı sandığıyla devam ettirmek isteyen Sevim, bir yandan da insanlara hat sanatını anlattı.</p><p>Şimdilerde il&ccedil;edeki bir ustanın yanında zamanını değerlendirmek i&ccedil;in &ccedil;alışmaya devam eden Sevim, burada ayakkabının yanı sıra şemsiye, deri mont ve valiz gibi eşyaların tamirini yapıyor.</p><p><p>Hastalığına rağmen işini bırakmayarak m&uuml;şterilerinin taleplerini karşılamaya gayret g&ouml;steren Sevim, d&uuml;kkanda boş kaldığı zamanlarda hat yazımını s&uuml;rd&uuml;r&uuml;yor.</p>"Yapa yapa ilerledim"<p>Refik Sevim, AA muhabirine, 26 yıl argon kaynak&ccedil;ılığı yaptığını, ge&ccedil;imini bu meslekten sağladığını s&ouml;yledi.</p><p>Parkinson hastalığı teşhisi konulmasıyla eskisi gibi ellerini iyi kullanamadığını belirten Sevim, "Bu s&uuml;re&ccedil;te 'Ben şimdi ne yapacağım?' diye kendime sordum. Evde kağıtlardan bir şeyler yapmaya, yavaş yavaş hat yazmaya &ccedil;alıştım. İlk başlarda yapamadım ama yapa yapa ilerledim. Daha sonra evde tablolarım &ccedil;oğaldı." dedi.</p><p><p>Sevim, hat sanatını insanlara anlatmak i&ccedil;in yollar aradığını dile getirerek, "Arkadaşımın ayakkabı sandığı vardı, onu aldım. İnsanların ayakkabılarını yaparken bir yandan da hat sanatını anlatmaya &ccedil;alışmak istiyordum. İnsanlar yaptıklarımı beğeniyordu." diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>&Ccedil;alışmak isteyen insan i&ccedil;in hi&ccedil;bir şeyin engel olmadığını anlatan Sevim, "Hastalığımdan dolayı bir sıkıntı olmuyor. Sabah d&uuml;kkanı a&ccedil;ıyorum. &Ccedil;alışmaya başlıyorum, işimi severek yapıyorum." ifadelerini kullandı.</p><p><p>Sevim, hat yazdığını anlattığı doktorunun da bu duruma şaşırdığını belirterek, s&ouml;zlerini ş&ouml;yle tamamladı:</p><p>"Parkinson hastalığını Allah bana vermiş. Bununla yaşamaya &ccedil;alışıyorum. Gayret ettik&ccedil;e Allah sıkıntıyı bitiriyor. Gaflet haline geldiğin zaman ellerim titriyor. Gayret esenlik, gaflet ise k&ouml;t&uuml;. Sıkıntılar, her şey Allah'tandır. 'Hepsi başımızın &uuml;st&uuml;ne.' deyip y&uuml;r&uuml;y&uuml;n. Bir insan ayakkabısı i&ccedil;in yardım istiyor. Ayakkabısını yapıp yoluna gidiyor. Yolda kalan bir insana yardım etmenin mutluluğu m&uuml;kemmel."</p><br><p>Muhabir: G&ouml;khan Yılmaz,Fadime Yılmaz Elma</p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Zonguldak</category>
      <guid>https://www.vtrmedya.com/parkinsona-hat-sanatiyla-ugrasarak-karsi-koyuyor</guid>
      <pubDate>Thu, 31 Jul 2025 12:47:48 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vtrmedyacom.teimg.com/crop/1280x720/vtrmedya-com/uploads/2025/07/agency/aa/parkinsona-hat-sanatiyla-ugrasarak-karsi-koyuyor.jpg" type="image/jpeg" length="30852"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İşitme Engelli Masa Tenisi Milli Takımı, olimpiyatlara madalya hedefiyle hazırlanıyor]]></title>
      <link>https://www.vtrmedya.com/isitme-engelli-masa-tenisi-milli-takimi-olimpiyatlara-madalya-hedefiyle-hazirlaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vtrmedya.com/isitme-engelli-masa-tenisi-milli-takimi-olimpiyatlara-madalya-hedefiyle-hazirlaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İşitme Engelli Masa Tenisi Milli Takımı, 15-26 Kasım tarihlerinde Japonya'nın başkenti Tokyo'da düzenlenecek İşitme Engelliler Yaz Olimpiyat Oyunları'na madalya hedefiyle hazırlanıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ZONGULDAK (AA) - Yalova ve Kastamonu'nun ardından &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; kamp d&ouml;nemine 8 sporcuyla Zonguldak'ta devam eden ay-yıldızlı ekip, &ccedil;alışmalarını ara vermeden s&uuml;rd&uuml;r&uuml;yor.</p><p>Teknik kurul başkanlığını Mutlu &Ouml;zdemir'in yaptığı milli takımın antren&ouml;r kadrosunda Hilal Yamak, Salih Arslan, Muzaffer Yıldırım ve Erkan Deliktaş bulunuyor.</p><p>Sporcu kadrosu ise Zonguldak'tan İrem Acar, Kırıkkale'den Emine Kahraman, Hatay'dan Bet&uuml;l Nebhan, Ankara'dan Zeynep Ada Er ile Avni Timu&ccedil;in, Yalova'dan Garip Olcaş, Muğla'dan R&uuml;zgar Alp Yal&ccedil;ınkaya ve Konya'dan Necmettin Şamil Yiğit'ten oluşuyor.</p><p>G&uuml;nde &ccedil;ift antrenman yapan takım, kamplarını Zonguldak'tan sonra 4 farklı kentte daha s&uuml;rd&uuml;r&uuml;p ardından Japonya'ya hareket edecek. Milli sporcuların hedefi, g&ouml;sterecekleri başarılı performansla &uuml;lkeyi en iyi şekilde temsil etmek.</p><p>Antren&ouml;r Yamak: "Altın madalya i&ccedil;in tempomuzu artırarak hazırlanacağız"<p>İşitme Engelli Masa Tenisi Milli Takımı Antren&ouml;r&uuml; Hilal Yamak, AA muhabirine, &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; kamp d&ouml;neminin kendileri i&ccedil;in &ccedil;ok verimli ge&ccedil;tiğini s&ouml;yledi.</p><p>Antrenmanların yoğun ve istekli ge&ccedil;tiğinden bahseden Yamak, şunları kaydetti:</p><div data-pagespeed="true" data-advert="temedya" data-channel="121" id="ad_121"></div><p>"Sporcularımız olimpiyatlarda dereceye girmek i&ccedil;in azimle &ccedil;alışıyor. Bundan sonra 18-27 Ağustos tarihlerinde d&ouml;rd&uuml;nc&uuml; kampımız b&uuml;y&uuml;k bir ihtimalle Manisa'nın Salihli il&ccedil;esinde ger&ccedil;ekleşecek. Tokyo'ya gidinceye kadar eyl&uuml;l, ekim aylarında yine kamplarımız var. Yoğun bir &ccedil;alışma temposu altında inşallah ilk &uuml;&ccedil;e girip &ouml;zellikle altın madalya i&ccedil;in tempomuzu artırarak, istekli şekilde hazırlanacağız. Tokyo'dan inşallah k&uuml;rs&uuml;de yer alarak ayrılmak istiyoruz."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Yamak, ellerinden gelen b&uuml;t&uuml;n &ccedil;abayı ortaya koymaya &ccedil;alıştıklarını belirterek, kampın ilk g&uuml;nlerinde sporcuların istekli olduğunu, son 2-3 g&uuml;ne bakıldığında sporcularda biraz d&uuml;ş&uuml;ş yaşandığını, bunları da ma&ccedil;larla takviye yaptıklarını dile getirdi.</p><p>En b&uuml;y&uuml;k motivasyon kaynaklarının birlik, beraberlik i&ccedil;erisinde takım ruhuyla &ccedil;alışmak olduğuna dikkati &ccedil;eken Yamak, kendilerine destek veren Gen&ccedil;lik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, T&uuml;rkiye İşitme Engelliler Spor Federasyonu Başkanı Dursun G&ouml;zel ve y&ouml;netim kurulu ile Gen&ccedil;lik ve Spor İl M&uuml;d&uuml;r&uuml; Halil Hacı'ya teşekk&uuml;r etti.</p><p>Sporcu Zeynep Ada Er: "&Ccedil;alışmalarımız yoğun ve verimli ge&ccedil;iyor"<p>Milli sporculardan Zeynep Ada Er, g&uuml;nde &ccedil;ift antrenmanla olimpiyatlara hazırlandıklarını anlatarak, "&Ccedil;alışmalarımız yoğun ve verimli ge&ccedil;iyor. Ciddi anlamda kombinasyon ve kondisyon &ccedil;alışmalarımız oluyor. G&uuml;zel ge&ccedil;iyor." diye konuştu.</p><p>Hedefinin ferdi m&uuml;sabakalarda ilk &uuml;&ccedil;e girip madalya kazanmak olduğunu aktaran Zeynep Ada, ilerleyebilmek i&ccedil;in bireysel antrenmanlar da yaptığını, bu s&uuml;re&ccedil;te en b&uuml;y&uuml;k destek&ccedil;isinin ailesi olduğunu s&ouml;zlerine ekledi.</p><p><p>Garip Olcaş ise masa tenisiyle 11 yaşında beden eğitimi &ouml;ğretmeni sayesinde tanıştığını, &ccedil;ok &ccedil;alışarak bu sporu &ouml;ğrendiğini, &ouml;nemli başarılar kazanmak istediğini ifade etti.</p><p>Avni Timu&ccedil;in de antrenmanların &ccedil;ok iyi ge&ccedil;tiğini ve hedeflerinin altın madalya kazanmak olduğunu belirtti.</p><br><p>Muhabir: G&ouml;khan Yılmaz</p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Spor, Zonguldak</category>
      <guid>https://www.vtrmedya.com/isitme-engelli-masa-tenisi-milli-takimi-olimpiyatlara-madalya-hedefiyle-hazirlaniyor</guid>
      <pubDate>Wed, 30 Jul 2025 14:50:32 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vtrmedyacom.teimg.com/crop/1280x720/vtrmedya-com/uploads/2025/07/agency/aa/isitme-engelli-masa-tenisi-milli-takimi-olimpiyatlara-madalya-hedefiyle-hazirlaniyor.jpg" type="image/jpeg" length="15774"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Zonguldaklı emekli madenci Deveci armudu üreticisi oldu]]></title>
      <link>https://www.vtrmedya.com/zonguldakli-emekli-madenci-deveci-armudu-ureticisi-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vtrmedya.com/zonguldakli-emekli-madenci-deveci-armudu-ureticisi-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Zonguldak'ın Çaycuma ilçesinde maden ocağında yıllarca çalıştıktan sonra emekli olan Hasan Girgin, Deveci armudu üreticisi oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ZONGULDAK (AA) - T&uuml;rkiye Taşk&ouml;m&uuml;r&uuml; Kurumunda (TTK) uzun yıllar "karaelmas" olarak tabir edilen taş k&ouml;m&uuml;r&uuml;n&uuml; yeraltından g&uuml;n y&uuml;z&uuml;ne &ccedil;ıkaran 3 &ccedil;ocuk babası 66 yaşındaki Girgin, 2002'de emekli olduktan sonra Bursa'ya geziye gitti.</p><p>Burada g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml; meyve bah&ccedil;elerinden ve Deveci armudundan etkilenen Girgin, yaşadığı Kayık&ccedil;ılar k&ouml;y&uuml;nde bu işi yapmaya karar verdi.</p><p>Girgin, 2005 yılında 4 bin 500 metrekarelik arazisinde Deveci armudu yetiştirmek i&ccedil;in harekete ge&ccedil;ti.</p><p><p>&Ccedil;alışmalarını yaparak Deveci armudu &uuml;retimine başlayan Girgin, deneyim sahibi olmadığı i&ccedil;in birka&ccedil; yıl istediği verimi alamasa da g&ouml;n&uuml;l verdiği yetiştiricilik işinden vazge&ccedil;medi.</p><p>&Uuml;retim tekniklerini &ouml;ğrenen Girgin, zamanının b&uuml;y&uuml;k b&ouml;l&uuml;m&uuml;n&uuml; ge&ccedil;irdiği bah&ccedil;ede, seyretme, budama, &ccedil;alı toplama gibi işleri aksatmadan y&uuml;r&uuml;t&uuml;yor.</p><p>Lezzeti, dayanıklılığı ve iriliğiyle &uuml;nl&uuml; Deveci armudunun kent i&ccedil;i satışını ger&ccedil;ekleştiren Girgin, bu yıl 80 ton hasat bekliyor.</p><p>B&ouml;lgedeki diğer arazi sahiplerinin de Deveci armudu yetiştirerek kazan&ccedil; sağlamasına vesile olan Girgin, uygun alan bulduğu takdirde &uuml;retimi artırıp mahsul&uuml;n&uuml; &uuml;lkenin d&ouml;rt bir yanına g&ouml;ndermek istiyor.</p><p>"İşi yapa yapa &ouml;ğrendim"<p>Hasan Girgin, AA muhabirine, Bursa'ya yaptığı gezide meyve bah&ccedil;elerini ve Deveci armudunu g&ouml;r&uuml;nce hayran kaldığını s&ouml;yledi.</p><p>"B&ouml;yle bir bah&ccedil;em olsun, b&uuml;t&uuml;n bankalara borcum olsun diye bir s&ouml;z ettim." diyen Girgin, buradan hareketle bu işe başladığını anlattı. </p><p>Arazisini buna g&ouml;re d&uuml;zenlediğini ve fidanları aldığını aktaran Girgin, ş&ouml;yle devam etti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>"Başlangı&ccedil;ta işi iyi bilmediğim i&ccedil;in sıkıntılı s&uuml;re&ccedil;ler ge&ccedil;irdim. Bu işi yapacağım diye 4 sefer battım. İnatla devam ettim. Krediler &ccedil;ektik. İşi yapa yapa &ouml;ğrendim. &Ccedil;evremdeki arkadaşlarıma da tavsiye ettim. Onlara, '&Ccedil;ocuklarımıza bah&ccedil;e kuralım, ben yardımcı olurum. Har&ccedil;lığınızı &ccedil;ıkarın.' dedim. Şimdi bana dua ediyorlar. 'Sayende cebimiz para g&ouml;rd&uuml;, muhta&ccedil;lıktan kurtulduk.' diyorlar. Bana bunlar yetiyor. Bu duyduklarımla gurur duyuyorum."</p><p><p>Girgin, sıkıntısız s&uuml;re&ccedil; ge&ccedil;irilmesi durumunda bu yıl 80 ton Deveci armudu hasadı beklentisi olduğunu belirterek, zirai dondan etkilenmediklerini, gelecek yıllarda daha fazla &uuml;r&uuml;n beklediğini dile getirdi.</p><p>G&uuml;neş doğmadan bah&ccedil;eye gittiğini belirten Girgin, "G&uuml;n&uuml;n her vaktini burada ge&ccedil;iriyorum. Bu işe merakım var. Bu işi g&uuml;nl&uuml;k takip edeceksin. Onlar da sevgi istiyor." dedi.</p><p><p>İl&ccedil;e kaymakamı, il ve il&ccedil;e tarım ve orman m&uuml;d&uuml;rlerinin her zaman kendilerine destekte bulunduğunu vurgulayan Girgin, yeni alan bulduğu takdirde işini b&uuml;y&uuml;tmek istediğini kaydetti.</p><p>Girgin, &uuml;retimin &ouml;nemine dikkati &ccedil;ekerek, "20 yıl yeraltında ağır şartlarda madende &ccedil;alıştım, &uuml;lkeme katkı sağladım. Emekli olduktan sonra da &uuml;lkeme katkım olsun diyerek meyve bah&ccedil;esi kurdum. B&ouml;ylece kimseye muhta&ccedil; da değiliz, ailece &ccedil;alışıyoruz." ifadelerini kullandı.</p><div data-pagespeed="true" data-advert="temedya" data-channel="121" id="ad_121"></div><br><p>Muhabir: G&ouml;khan Yılmaz</p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, Zonguldak</category>
      <guid>https://www.vtrmedya.com/zonguldakli-emekli-madenci-deveci-armudu-ureticisi-oldu</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Jul 2025 13:10:06 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vtrmedyacom.teimg.com/crop/1280x720/vtrmedya-com/uploads/2025/07/agency/aa/zonguldakli-emekli-madenci-deveci-armudu-ureticisi-oldu.jpg" type="image/jpeg" length="85524"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kooperatif bünyesinde buluşan kadınlar, organik ürünleri katma değerli ürüne dönüştürüyor]]></title>
      <link>https://www.vtrmedya.com/kooperatif-bunyesinde-bulusan-kadinlar-organik-urunleri-katma-degerli-urune-donusturuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vtrmedya.com/kooperatif-bunyesinde-bulusan-kadinlar-organik-urunleri-katma-degerli-urune-donusturuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Zonguldak'ın Çaycuma ilçesinde kurulan kooperatif bünyesinde üretim gerçekleştiren kadınlar, ev ekonomilerine katkı sağlama aşamasından sonra markalaşarak yurt içi ve yurt dışı pazarında yer almak istiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ZONGULDAK (AA) - İl&ccedil;ede yaşayan Yelda U&ccedil;ar'ın, &uuml;retimde bulunan kadınların hayatlarına dokunabilmek amacıyla başlattığı girişim kapsamında, Kaymakam Adem Kaya'nın teşvik ve destekleriyle Aralık 2024'te 7 ortaklı, 20 &uuml;yeden oluşan &Ccedil;aycumalı Kadınların Emeği Kadın Kooperatifi (&Ccedil;AYKA) kuruldu.</p><p>K&ouml;ylerde yetiştirilen doğal &uuml;r&uuml;nleri temin eden kooperatif b&uuml;nyesindeki kadınlar, el emeğiyle hazırladıkları 3 bin kalem &uuml;r&uuml;n&uuml; ilk kez İstanbul'da d&uuml;zenlenen "Batı Karadeniz Tanıtım G&uuml;nleri"nde tanıttı.</p><p>Kooperatif aynı zamanda &Ccedil;aycuma Şehit Sacit Olcay Kabaklıoğlu Tarım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi &ouml;ğrencilerinin yetiştirdiği doğal &uuml;r&uuml;nlerle yaptıkları yiyecekleri de sofralarla buluşturarak vatandaşların beğenisine sunuyor.</p><p><p>Talep &uuml;zerine &uuml;r&uuml;nlerini &ouml;zel paketlerle kurum ve kuruluşlara da g&ouml;nderen kooperatif, doğal &uuml;r&uuml;nlerle yaptıkları re&ccedil;el, turşu ve sirke &ccedil;eşitlerinin yanı sıra fındık ezmesi, erişte, tarhana, sarma, g&ouml;zleme, serme gibi &uuml;r&uuml;nlerle &uuml;retime katkıda bulunuyor.</p><p>El emeği &uuml;r&uuml;nleriyle markalaşmak isteyen, &uuml;ye sayıyı ve &uuml;retimi artırmayı ama&ccedil;layan kadınlar, "G&uuml;&ccedil;l&uuml; kadınlar, g&uuml;&ccedil;l&uuml; yarınlar" sloganıyla yurt dışı pazarında da yer almak istiyor.</p><p>"Bu bir ekip işi"<p>Kooperatif Başkanı U&ccedil;ar, AA muhabirine, uzun zamandır kooperatif&ccedil;ilik anlamında bir şeyler yapmak, kadınların hayatlarına dokunup &uuml;retimde bulunmak gibi bir d&uuml;ş&uuml;ncesinin olduğunu s&ouml;yledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p><p>Zorlu bir s&uuml;re&ccedil; ge&ccedil;irdiklerini anlatan U&ccedil;ar, "Bu s&uuml;re&ccedil;te Kaymakamımız Adem Kaya, Milletvekilimiz Ahmet &Ccedil;olakoğlu ile &Ccedil;aycuma Belediye Başkanımız B&uuml;lent Kantarcı bizlere &ccedil;ok b&uuml;y&uuml;k desteklerde bulundu. Bizler de kısa zamanda ekibimizi toplayıp &ccedil;alışmalara başladık." dedi.</p><div data-pagespeed="true" data-advert="temedya" data-channel="121" id="ad_121"></div><p>U&ccedil;ar, bu işi yapabilecek insanları se&ccedil;meye &ccedil;alıştıklarını aktararak, ilk olarak re&ccedil;el yapımıyla işe başladıklarını, zaman i&ccedil;erisinde beklentileri karşıladıklarını ve &uuml;r&uuml;nleri &ccedil;eşitlendirdiklerini ifade etti.</p><p><p>Kadınların &uuml;retiminde bulunmasının &ccedil;ok &ouml;nemli olduğunu vurgulayan U&ccedil;ar, şunları kaydetti:</p><p>"&Ccedil;AYKA bizim bebeğimiz. Bebek nasıl ilk &ouml;nce emekleme aşamasına gelir, daha sonra koşmaya başlar, bizler şu an &Ccedil;AYKA'yı emekleme aşamasında g&ouml;r&uuml;yoruz. İnanıyorum ki &Ccedil;AYKA &ccedil;ok g&uuml;zel yerlere koşacak, &ccedil;ok b&uuml;y&uuml;k hedeflere ulaşacak. Bu bir ekip işi. Ekibimiz ne kadar sağlam olursa, ne kadar birbirimize kenetlenirsek &ccedil;ok g&uuml;zel yerlere geliriz. İnanan insanlarla birlikte olmamız gerektiğine inanıyorum."</p><p>U&ccedil;ar, insanlara iyi hizmet sunmayı ama&ccedil;ladıklarını belirterek, "Organik &uuml;r&uuml;nlerimizi tamamıyla tarlasında ve bah&ccedil;esinde &uuml;reten kadınlarımızdan alıyoruz. İnsanlar ne yediğini bilmeli. Mesela Ayşe teyzenin &ccedil;ileğini alıyoruz. Biliyoruz ki bizim k&ouml;y&uuml;m&uuml;z&uuml;n kadını. &Uuml;r&uuml;n&uuml;n&uuml; karda kışta, soğukta tek başına gidip pazarda satmasın. Biz gidip onun &ccedil;ileğini alalım." şeklinde konuştu.</p><p>"Şiddet g&ouml;rm&uuml;ş kadınların da hayatın i&ccedil;erisinde yer almasını istiyoruz"<p>Kadınları sosyal yaşamın i&ccedil;erisinde yer almalarını sağlamaya &ccedil;alıştıklarını dile getiren U&ccedil;ar, "Kadınlarımızın kendi ekonomik &ouml;zg&uuml;rl&uuml;klerinin yanı sıra sosyalleşmelerini de sağlıyoruz. Toplum i&ccedil;erisinde konuşamayan bir kadın burada ekip &ccedil;alışmasına &ccedil;ıktığında kendini ifade edip daha &ouml;zg&uuml;ven sağlıyor. Kadınlarımızın hayatına dokunmalıyız." diye konuştu.</p><p>U&ccedil;ar, sadece ortaya &ccedil;ıkardıkları &uuml;r&uuml;nlerle değil, aynı zamanda sosyal projelerle de &ouml;rnek olup diğer kooperatiflerden farklı olmak istediklerine işaret ederek, kendine g&uuml;veni olmayan, dışlanmış ve şiddet g&ouml;rm&uuml;ş kadınları da bulup hayatın i&ccedil;erisinde yer almaları sağlamak istediklerini s&ouml;yledi.</p><p><p>&Ccedil;aycuma'nın toprağından yetişen &uuml;r&uuml;nleri yurt dışına &Ccedil;AYKA markasıyla sunmak istediklerini s&ouml;yleyen U&ccedil;ar, bu y&ouml;nde &ccedil;alışmalar yaptıklarını s&ouml;zlerine ekledi.</p><p>Kooperatif başkan yardımcısı ve emekli bankacı Ayson &Ouml;zten Canbaz da kooperatif i&ccedil;in sirke &uuml;rettiğini, enginar, ıhlamur, frenk &uuml;z&uuml;m&uuml; sirkeleri yaptığını ve bunları &ccedil;eşitlendireceğini belirterek, birlik beraberlik i&ccedil;erisinde &uuml;retimde bulunmaktan memnun olduğunu dile getirdi.</p><p><p>Hayriye Kahveci ise daha &ouml;nce evinde &uuml;retim yaptığını, şimdiyse kooperatifin &ccedil;alışmaları i&ccedil;erisinde yer aldığını, bu &ccedil;alışmalar sayesinde &ouml;zg&uuml;ven kazandıklarını, yaptıkları &ccedil;alışmalarla kadınlara &ouml;rnek olmak istediklerini ifade etti.</p><br><p>Muhabir: G&ouml;khan Yılmaz</p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, Zonguldak</category>
      <guid>https://www.vtrmedya.com/kooperatif-bunyesinde-bulusan-kadinlar-organik-urunleri-katma-degerli-urune-donusturuyor</guid>
      <pubDate>Sun, 06 Jul 2025 17:15:19 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vtrmedyacom.teimg.com/crop/1280x720/vtrmedya-com/uploads/2025/07/agency/aa/kooperatif-bunyesinde-bulusan-kadinlar-organik-urunleri-katma-degerli-urune-donusturuyor.jpg" type="image/jpeg" length="74848"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Oruç Reis Sismik Araştırma Gemisi, Filyos Limanı'na demirledi]]></title>
      <link>https://www.vtrmedya.com/oruc-reis-sismik-arastirma-gemisi-filyos-limanina-demirledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vtrmedya.com/oruc-reis-sismik-arastirma-gemisi-filyos-limanina-demirledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Somali'de gerçekleştirdiği ilk kıtalar arası görevini başarıyla tamamladıktan sonra Mavi Vatan'a dönen Oruç Reis Sismik Araştırma Gemisi, Filyos Limanı'na ulaştı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ZONGULDAK (AA) - Somali deniz sahasında y&uuml;r&uuml;tt&uuml;ğ&uuml; sismik faaliyetleri tamamlayan Oru&ccedil; Reis Araştırma Gemisi, Filyos Limanı'na vardı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Ge&ccedil;en yıl 4 Ekim'de Filyos Limanı'ndan yola &ccedil;ıkan Oru&ccedil; Reis, Somali'de 234 g&uuml;n s&uuml;ren g&ouml;revini başarıyla tamamladı.</p><p>Somali'nin 3 ayrı deniz blokunda 4 bin 464 kilometrekarelik alanda &uuml;&ccedil; boyutlu sismik veri toplayan Oru&ccedil; Reis'in g&ouml;revi 6 Haziran'da sona erdi.</p><p><p>Mogadişu Limanı'nda d&uuml;zenlenen uğurlama t&ouml;reninin ardından 15 Haziran'da yurda d&ouml;nmek &uuml;zere harekete ge&ccedil;en Oru&ccedil; Reis, S&uuml;veyş Kanalı'nı ge&ccedil;erek Akdeniz'e ulaştı. Oru&ccedil; Reis, &Ccedil;anakkale Boğazı'nı 2 Temmuz'da, İstanbul Boğazı'nı ise d&uuml;n ge&ccedil;ti.</p><p>Oru&ccedil; Reis'in d&ouml;n&uuml;ş yolculuğuna Zağanos Paşa Destek Gemisi, Sancar Destek Gemisi ve Ataman Takip Gemisi&rsquo;nin yanı sıra donanmadan TCG Giresun ve TCG G&ouml;ksu fırkateynleri ile Askeri Lojistik Destek Gemisi TCG &Uuml;steğmen Arif Ekmek&ccedil;i de eşlik etti.</p><p><p>Yaklaşık 9 aylık g&ouml;revinin ardından Filyos'a yanaşan gemi, burada bakım ve onarımdan ge&ccedil;ecek, gerekli &ccedil;alışmaların yapılmasının ardından da yeni g&ouml;revine hazır hale gelecek.</p><div data-pagespeed="true" data-advert="temedya" data-channel="121" id="ad_121"></div><p>Yerli ve milli imkanlarla 2017'de inşa edilen Oru&ccedil; Reis, doğal kaynakların aranmasının yanı sıra kıta sahanlığı ve yer kabuğu araştırmalarında kullanılıyor.</p><p><p>87 metre uzunluk, 23 metre genişlik ve 34 metre y&uuml;ksekliğe sahip olan Oru&ccedil; Reis, deniz altında petrol ve doğal gaz aramalarında iki ve &uuml;&ccedil; boyutlu sismik araştırma faaliyetleri y&uuml;r&uuml;t&uuml;yor.</p><br><p>Muhabir: G&ouml;khan Yılmaz</p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, Zonguldak</category>
      <guid>https://www.vtrmedya.com/oruc-reis-sismik-arastirma-gemisi-filyos-limanina-demirledi</guid>
      <pubDate>Fri, 04 Jul 2025 08:46:21 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vtrmedyacom.teimg.com/crop/1280x720/vtrmedya-com/uploads/2025/07/agency/aa/oruc-reis-sismik-arastirma-gemisi-filyos-limanina-demirledi.jpg" type="image/jpeg" length="11313"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Emekli doktor, tüm birikimini yatırdığı mavi yemiş yetiştiriciliğini 14 yıldır sürdürüyor]]></title>
      <link>https://www.vtrmedya.com/emekli-doktor-tum-birikimini-yatirdigi-mavi-yemis-yetistiriciligini-14-yildir-surduruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vtrmedya.com/emekli-doktor-tum-birikimini-yatirdigi-mavi-yemis-yetistiriciligini-14-yildir-surduruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Zonguldak'ta uzun yıllar doktorluk yaptıktan sonra emekli olan ve kiraladığı arazide mavi yemiş yetiştirmeye başlayan Tomris Özeler, 14 yıldır organik üretim yapıyor.

]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ZONGULDAK (AA) - Kentte 35 yıl &ccedil;ocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanı olarak g&ouml;rev yaptıktan sonra emekli olan Tomris &Ouml;zeler, bir seyahati sırasında tanıştığı mavi yemişi yetiştirmeye karar verdi. 2011'de Zonguldak-Karadeniz Ereğli kara yolunda bozuk orman arazisini kiralayan &Ouml;zeler, burada &ccedil;alışarak araziyi tarıma hazır hale getirdi.</p><p>&Ouml;zeler, daha sonra Polonya'dan ithal ettiği mavi yemiş fidanlarını araziye dikerek &uuml;retime başladı. İlk başlarda verimlilik a&ccedil;ısından sonu&ccedil; alamasa da s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilir &uuml;retim teknikleri uygulayarak kalitesini ve miktarını artıran &Ouml;zeler, organik &uuml;r&uuml;nlerinin tanıtımı i&ccedil;in fuar ve organizasyonlara katıldı.</p><p><p>Zamanla stant a&ccedil;arak doğrudan t&uuml;keticiyle buluşan ve pazarlama ağını genişleten &Ouml;zeler, 21 d&ouml;n&uuml;m bah&ccedil;esinde ge&ccedil;en yıl 500 kilogram mavi yemiş hasat etmesinin yanı sıra kestane ve kara yemiş de yetiştiriyor.</p><p>"&Ouml;rnek bir &ccedil;alışma yapmak istedim"<p>Tomris &Ouml;zeler, gazetecilere, bah&ccedil;e kurma hayalinin bulunduğunu ve bir seyahatinde tanıdığı mavi yemişi yetiştirmeye karar verdiğini anlattı.</p><div data-pagespeed="true" data-advert="temedya" data-channel="121" id="ad_121"></div><p>"&Ouml;rnek bir &ccedil;alışma yapmak istedim." diyen &Ouml;zeler, kentte tarımın sadece fındık olarak d&uuml;ş&uuml;n&uuml;ld&uuml;ğ&uuml;n&uuml;, alternatif olması amacıyla kestane, kara yemiş ve mavi yemiş yetiştirdiğini aktardı.</p><p>&Ouml;zeler, t&uuml;m emekli ikramiyesini harcayıp &uuml;zerine de harcama yaparak fidanları Polonya'dan getirttiğine değinerek, "Belki daha fazla &uuml;r&uuml;n&uuml;m ve daha fazla g&ouml;sterişi olabilirdi ancak doğal tarım, organik olsun diye ısrar ettim." diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p><p>İklim koşullarının &uuml;retimi &ccedil;ok etkilediğine işaret eden &Ouml;zeler, ne kadar sulasa da yağmurun bitki &uuml;zerindeki etkisinin &ccedil;ok fazla olduğunu vurguladı.</p><p>&Ouml;zeler, parayla &ccedil;alışan bulsalar da kendilerinin g&ouml;sterdiği &ouml;zeni g&ouml;stermediğini, o nedenle tırpanından sulamasına kadar her şeyle kendisinin ilgilendiğini dile getirerek, bu işi yapacak kişilerin doğayı sevmesi gerektiğini, sırf para kazanmak i&ccedil;in yapılamayacağını s&ouml;zlerine ekledi.</p><br><p>Muhabir: G&ouml;khan Yılmaz</p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, Zonguldak</category>
      <guid>https://www.vtrmedya.com/emekli-doktor-tum-birikimini-yatirdigi-mavi-yemis-yetistiriciligini-14-yildir-surduruyor</guid>
      <pubDate>Wed, 25 Jun 2025 13:56:19 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vtrmedyacom.teimg.com/crop/1280x720/vtrmedya-com/uploads/2025/06/agency/aa/emekli-doktor-tum-birikimini-yatirdigi-mavi-yemis-yetistiriciligini-14-yildir-surduruyor.jpg" type="image/jpeg" length="11898"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Zonguldak'taki sera organize tarım bölgesi ülke ekonomisine yıllık 750 milyon lira katkı verecek]]></title>
      <link>https://www.vtrmedya.com/zonguldaktaki-sera-organize-tarim-bolgesi-ulke-ekonomisine-yillik-750-milyon-lira-katki-verecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vtrmedya.com/zonguldaktaki-sera-organize-tarim-bolgesi-ulke-ekonomisine-yillik-750-milyon-lira-katki-verecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından Zonguldak'ın Çaycuma ilçesinde kurulan sera organize tarım bölgesiyle Batı Karadeniz'in tarımsal üretiminde artış bekleniyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ZONGULDAK (AA) - Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı'nın "&uuml;retime başladı" m&uuml;jdesini verdiği 524 dekar alanda kurulan &Ccedil;aycuma Sera Organize Tarım B&ouml;lgesi'ne bakanlık tarafından 200 milyon lira altyapı desteği sağlandı.</p><p>Y&uuml;zde 75'i kadın olmak &uuml;zere 1000 kişinin istihdam edileceği tesis, 15 sera ve &uuml;&ccedil; sanayi parselinden oluşuyor. &Uuml;lke ekonomisine yılda 750 milyon lira katkı sağlaması beklenen &Ccedil;aycuma Sera Organize Tarım B&ouml;lgesi'nde y&uuml;ksek teknoloji, sıfır atık ve s&uuml;rd&uuml;r&uuml;lebilir &uuml;retim altyapısıyla &uuml;retim ger&ccedil;ekleştiriliyor.</p><p>&Uuml;retimi teşvik edici unsurlar arasında yer alan lojistik imkanlarının elverişliliği, Ankara ve İstanbul gibi metropollere yakınlığı b&ouml;lgenin &ouml;nemini artırıyor.</p><p>Katma değeri y&uuml;ksek, ihracatı da &ouml;n plana alan &uuml;retimin hedeflendiği tesiste, fide, sebze, meyve ve s&uuml;s bitkileri &uuml;retilerek b&ouml;lge ve &uuml;lke ekonomisi &ouml;nemli bir gelire kavuşacak.</p>Ulaşım ağı sera organize tarım b&ouml;lgesinin &ouml;nemini artırıyor<p>İl Tarım ve Orman M&uuml;d&uuml;r&uuml; Nihat Ağan, AA muhabirine, tarıma dayalı ihtisas organize sanayi b&ouml;lgelerinin en &ouml;nemli unsurlarından birinin modern tarıma teşvik etmek ve istihdamı artırmak olduğunu s&ouml;yledi.</p><p>Projenin &uuml;lke ekonomisine &ccedil;ok ciddi gelir getirilmesinin hedeflendiğini belirten Ağan, projeyle kentte toplam 1000 kişiye istihdam olanağı sağlanacağını bildirdi.</p><div data-pagespeed="true" data-advert="temedya" data-channel="121" id="ad_121"></div><p>Ağan, lojistik imkanları son derece y&uuml;ksek olan b&ouml;lgede bulunduklarını, demir, hava, deniz ve kara yolunun varlığının sera organize tarım b&ouml;lgesinin &ouml;nemini artırdığını vurguladı.</p><p>Kentin, Ankara ve İstanbul gibi metropollere olan yakınlığının &ouml;nemine dikkati &ccedil;eken Ağan, şunları kaydetti:</p><p>"B&ouml;lgenin en g&uuml;zel &ouml;zelliklerinden ılıman iklim &ouml;zelliklerine sahip olması da buradaki &uuml;retimi teşvik edici unsur. B&ouml;lgede ge&ccedil;miş yıllarda da &ouml;zellikle y&uuml;ksek t&uuml;nel dediğimiz seracılığın varlığı s&ouml;z konusu. Ortalama 120 dekar civarında toplam sera varlığımız bulunmakta. Projemiz, onların da daha modern hale gelmesi ve &uuml;retimi daha da arttırmasını teşvik edecek. Projeyle, şu anda 15 işletmemiz faaliyetine başladı, &uuml;retime başlayanlarımız var. Yılın 11 ayı &uuml;retimi hedeflemekteyiz."</p><p>Ağan, Bakan Yumaklı'ya verdiği desteklerden dolayı teşekk&uuml;r etti.</p>"İhracata dayalı &uuml;retim planlamaktayız"<p>&Ccedil;aycuma Ticaret ve Sanayi Odası Y&ouml;netim Kurulu Başkanı Zekai Kamitoğlu da sera organize tarım b&ouml;lgesine kendisinin de yatırımda bulunduğunu ve topraksız &uuml;retim planladıklarını anlattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Almanya, Polonya, Bulgaristan, Ukrayna, Rusya ve Suudi Arabistan'da pazar olduğunu d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;klerine değinen Kamitoğlu, "Tamamen katma değeri y&uuml;ksek salkım domates, ihracata dayalı &uuml;retim planlamaktayız. Serada tamamen teknolojik &uuml;retim yapılacak. Toprağın ihtiyacı olan g&uuml;bre ve ila&ccedil;lamaları otomasyonda ona g&ouml;re belli değerlere getirerek daha verimli &uuml;retim planlıyoruz." dedi.</p><p>Kamitoğlu, topraksız &uuml;retimde metrekarede daha fazla verim ve daha kaliteli &uuml;retim hedeflendiğine işaret ederek, "Batı Karadeniz'in iklimsel verilerinin uygunluğu, ılıman iklim olmasıyla topraksız tarımın daha verimli olacağını d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yoruz. &Ouml;zellikle de salkım domates d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;k &ccedil;&uuml;nk&uuml; salkım domatesi b&ouml;lgemizin iklim verilerine g&ouml;re daha fizibil g&ouml;r&uuml;yoruz." değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Kentteki g&ouml;&ccedil;&uuml; tersine &ccedil;evirmek i&ccedil;in ticaret odaları olarak arayış i&ccedil;erisinde olduklarını belirten Kamitoğlu, projenin Batı Karadeniz B&ouml;lgesi'ndeki diğer kentlere de &ouml;rnek olacağını kaydetti.</p><p>&Ccedil;aycuma Organize Tarım B&ouml;lgesi M&uuml;d&uuml;r Vekili &Ouml;zg&uuml;r Okur da alandaki parsellerin en k&uuml;&ccedil;&uuml;ğ&uuml;n&uuml;n 25, en b&uuml;y&uuml;ğ&uuml;n&uuml;n ise 57 dekar olduğunu ifade ederek, "Parsellerimizin tamamı yatırımcılara tahsil edildi. Şu anda bir yatırımcımız &uuml;retime başladı, bir yatırımcımız ise &uuml;retime başlama aşamasında." diye konuştu.</p><p>&Ouml;ncelikle kadın istihdamına imkan sağladıklarına dikkati &ccedil;eken Okur, b&ouml;lgede &ouml;ncelikle planlanan tarımsal &uuml;retimin salkım domates, s&uuml;s bitkileri ve fide olduğunu s&ouml;zlerine ekledi.</p><br><p>Muhabir: G&ouml;khan Yılmaz</p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi, Zonguldak</category>
      <guid>https://www.vtrmedya.com/zonguldaktaki-sera-organize-tarim-bolgesi-ulke-ekonomisine-yillik-750-milyon-lira-katki-verecek</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Jun 2025 12:15:46 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vtrmedyacom.teimg.com/crop/1280x720/vtrmedya-com/uploads/2025/06/agency/aa/zonguldaktaki-sera-organize-tarim-bolgesi-ulke-ekonomisine-yillik-750-milyon-lira-katki-verecek.jpg" type="image/jpeg" length="65882"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Köy işlerinde ailesinin en büyük destekçisi şampiyon wushucunun milli forma heyecanı]]></title>
      <link>https://www.vtrmedya.com/koy-islerinde-ailesinin-en-buyuk-destekcisi-sampiyon-wushucunun-milli-forma-heyecani</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vtrmedya.com/koy-islerinde-ailesinin-en-buyuk-destekcisi-sampiyon-wushucunun-milli-forma-heyecani" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Zonguldak'ın Devrek ilçesinde yaşayan şampiyon wushucu Berrin Tazıcı, köyde hayvancılık ve bahçe işlerinden kalan zamanlarında antrenmanlarını ara vermeden sürdürerek ilk kez giyeceği milli formayla Balkan Şampiyonası'nda altın madalyayı hedefliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ZONGULDAK (AA) - Komşular k&ouml;y&uuml;nde yaşayan, k&uuml;&ccedil;&uuml;k yaşlardan bu yana hayvancılık ve bah&ccedil;e işleriyle uğraşan ailesine destek olan 19 yaşındaki Berrin Tazıcı, &ccedil;ok sevdiği wushu sporuyla ilgilenmek istese de &ccedil;eşitli nedenlerden dolayı bu isteğini ger&ccedil;ekleştiremedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Okul arkadaşlarının izlemesi i&ccedil;in &ccedil;ağırdığı wushu antrenmanında antren&ouml;r Bekir Kaya'yla tanışan ve yeteneği keşfedilen gen&ccedil; sporcu, Kaya'nın y&ouml;nlendirmesiyle &ccedil;alışmalara başlamaya karar verdi.</p><p>İkamet ettiği k&ouml;yden 3 kilometre mesafe y&uuml;r&uuml;yerek minib&uuml;slerin kalktığı durağa giden Berrin, daha sonra minib&uuml;sle 5 kilometre daha yol katederek il&ccedil;e merkezindeki spor salonuna ulaşıyor.</p><p>Haftanın 3 g&uuml;n&uuml; salonda, geri kalan zamanlarında formundan geri kalmamak i&ccedil;in &ccedil;alışmalarını k&ouml;yde s&uuml;rd&uuml;ren Berrin, bir yandan da ailesine destek olmak i&ccedil;in hayvanlara bakıyor, bağ ve bah&ccedil;e işleriyle ilgileniyor.</p><p><p>Yaklaşık bir yıl &ouml;nce başladığı wushuda azimle &ccedil;alışmalarını devam ettiren gen&ccedil; sporcu, T&uuml;rkiye Wushu Kung Fu Federasyonunun Sakarya'da d&uuml;zenlediği "Tai Chi &amp; Wing Chun Şampiyonası" ile Yalova'da ger&ccedil;ekleştirdiği "Wushu Kung Fu T&uuml;rkiye Şampiyonası"nda yer aldı.</p><p>Bu iki organizasyonda wing chun combat ve jeet kune do branşlarında T&uuml;rkiye şampiyonu olan Berrin'in yeni hedefi, Edirne'de 10-14 Temmuz tarihlerinde ger&ccedil;ekleştirilecek "8. A&ccedil;ık Balkan Wushu Kung Fu Şampiyonası Avrasya Kupası"nda ilk kez giyeceği milli formayı başarıyla temsil etmek.</p><p>"Burada imkanımız &ccedil;ok yok ama elimden geldiğince ilerliyorum"<p>Berrin Tazıcı, AA muhabirine, wushunun k&uuml;&ccedil;&uuml;k yaşlardan itibaren ilgilenmek istediği bir spor dalı olduğunu ancak ulaşım şartları elvermediği i&ccedil;in bu branşa ge&ccedil; başladığını s&ouml;yledi.</p><p>Okul arkadaşlarının "en azından gel, izle" diye antrenmana &ccedil;ağırdığını aktaran Berrin, orada antren&ouml;r Bekir Kaya ile tanıştığını, wushu sporunu sevdiğini s&ouml;ylediğini ve kendisiyle &ccedil;alışma yapmasının ardından yeteneğinin keşfedildiğini anlattı.</p><p><p>Berrin, başlangı&ccedil;ta yapamayacağını s&ouml;ylediğini ama zamanla bu sporu daha &ccedil;ok sevdiğini belirterek, antrenmanlara devam ederek şampiyonluk elde ettiğini dile getirdi.</p><p>Yaşadığı k&ouml;yden &uuml;niversitenin olduğu alana kadar ara&ccedil; olmadığı i&ccedil;in y&uuml;r&uuml;d&uuml;ğ&uuml;n&uuml;, daha sonra minib&uuml;sle il&ccedil;e merkezine gittiğini ifade eden Berrin, "Y&uuml;r&uuml;mek yarım saatlik bir zamanımı alıyor. Alıştığım i&ccedil;in bana fazla gelmiyor. Diğer insanlara g&ouml;re uzak bir mesafe. Sporcu olmanın verdiği avantajdan dolayı beni etkilemiyor." dedi.</p><p><p>Berrin Tazıcı, hevesle bu sporu yaptığı i&ccedil;in zorlukların kendisini yormadığının altını &ccedil;izerek, ş&ouml;yle devam etti:</p><p>"Elimden geldiğince antren&ouml;r&uuml;m&uuml;n g&ouml;sterdiklerini k&ouml;y&uuml;mde yapmaya devam ediyorum. Kondisyon &ccedil;alışıyorum, g&ouml;lge boksu yapıyorum. Burada imkanımız &ccedil;ok yok ama elimden geldiğince ilerliyorum. &Ccedil;ok fazla olumlu tepki alıyorum. Ailem başarılarımla gurur duyuyor. İnsanlardan tebrikler alıyorum. Benden beklemedikleri bir şeydi, sonu&ccedil;ta k&ouml;y kızıyım. K&ouml;yde b&uuml;y&uuml;menin verdiği şeyler var. Odun taşımak gibi yaptığımız işlerden dolayı v&uuml;cudumuz biraz daha gelişiyor. Salonda &ccedil;alışan kızlardan g&uuml;&ccedil;l&uuml; olabiliyorum."</p><p>K&ouml;y hayatı deyince akla ne geliyorsa onları elinden geldiğince yaptığını belirten Berrin, "K&ouml;yde yaşamının verdiği zorluklar illaki var. K&ouml;yde yaşayınca insan oturmuyor, bağ, bah&ccedil;e yapıyor, hayvanlara bakıyor, kışlık i&ccedil;in odun biriktiriyor. Bunları &ccedil;ok fazla g&ouml;rd&uuml;k, yaşadık. Hi&ccedil;biri beni yıpratmadı, hi&ccedil;bir şekilde hayallerimin peşini bırakmadım. Hi&ccedil; kimse hayallerinin peşini bırakmasın, o ilk adımı her zaman atın. Şimdi milli sporcu olacağım ve o formayı gururla taşımanın hayalindeyim." ifadelerini kullandı.</p><p>Antren&ouml;r Kaya: "Derece yapacağına inanıyorum"<p>Antren&ouml;r Bekir Kaya ise Berrin Tazıcı'nın k&ouml;yden gidip gelmesi zor olsa da her zaman hayallerinin peşinden gittiğini vurguladı.</p><div data-pagespeed="true" data-advert="temedya" data-channel="121" id="ad_121"></div><p>Diğer sporcuların antrenmanını izlemeye geldiğinde ona lapa tuttuğundan bahseden Kaya, "O an yeteneğini keşfettik ve antrenmanlara gelmeye başladı. Antrenmanlara gelmek i&ccedil;in 3 kilometre y&uuml;r&uuml;yor. Sonra dolmuşa binip geliyor. Elinden geldiğince antrenmanlara gelmeye &ccedil;alıştı." diye konuştu.</p><p>Kaya, sporcusunun azmi sayesinde T&uuml;rkiye şampiyonlukları yaşadığına dikkati &ccedil;ekerek, "Temmuz ayında yapılacak Balkan Şampiyonası'nda milli takımı temsilen yarışacak. Orada derece yapacağına inanıyorum &ccedil;&uuml;nk&uuml; yetenekli bir sporcu. Bu kadar yolu gidip gelmek kolay değil. Babası diyaliz hastası. Babası hastanedeyken annesi k&ouml;ydeki işleri Berrin'in yaptığını s&ouml;yl&uuml;yor." ifadelerini kullandı.</p><br><p>Muhabir: G&ouml;khan Yılmaz</p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Spor, Zonguldak</category>
      <guid>https://www.vtrmedya.com/koy-islerinde-ailesinin-en-buyuk-destekcisi-sampiyon-wushucunun-milli-forma-heyecani</guid>
      <pubDate>Mon, 16 Jun 2025 12:51:19 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vtrmedyacom.teimg.com/crop/1280x720/vtrmedya-com/uploads/2025/06/agency/aa/koy-islerinde-ailesinin-en-buyuk-destekcisi-sampiyon-wushucunun-milli-forma-heyecani.jpg" type="image/jpeg" length="52885"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
