<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Hatay Haberleri</title>
    <link>https://www.vtrmedya.com</link>
    <description>Doğru, güvenilir ve tarafız habercilik</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.vtrmedya.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 16 Apr 2026 00:52:43 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.vtrmedya.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Glokomda erken tanı görme kaybını önleyebilir]]></title>
      <link>https://www.vtrmedya.com/glokomda-erken-tani-gorme-kaybini-onleyebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vtrmedya.com/glokomda-erken-tani-gorme-kaybini-onleyebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye'de yaklaşık 2 milyon glokom hastası olduğu tahmin ediliyor. Halk arasında 'göz tansiyonu' veya 'karasu hastalığı' olarak bilinen glokom, sinsi ilerleyerek kalıcı görme kaybına yol açabiliyor.</p><p><b>İSTANBUL (İGFA) - </b>DoktorTakvimi uzmanlarından Op. Dr. Onur Polat, glokomun ne olduğunu ve nasıl oluştuğunu şöyle anlatıyor: 'Glokom, göz içi basıncının yükselmesi sonucu görmemizi sağlayan görme sinirinin zarar görmesi ve zamanla görme alanı kaybına neden olan sinsi bir hastalıktır.</p> <p>Halk arasında 'göz tansiyonu' veya 'karasu hastalığı' olarak da bilinen glokom, tanıda geç kalındığında veya yeterli şekilde tedavi edilmediğinde ciddi görme kaybı ve körlükle sonuçlanabilir.</p> <p>Sağlıklı bir bireyde göz içindeki sıvının üretimi ve boşaltılması arasında belli bir denge mevcuttur. Bu denge, göz sağlığı ve göz içi basıncı için oldukça önemlidir. Göz içindeki sıvının boşaltılmasındaki engel ve bozukluklar, göz içi basıncının artmasına ve görme sinirlerinin zarar görmesine yol açar. Bu süreç çoğunlukla yavaş ve sinsi ilerlediğinden, erken dönemde belirti vermez.</p> <p>Ancak hastalık ilerledikçe ve görme siniri hasarı arttıkça ciddi görme alanı kaybı meydana gelir ve ileri evrede kalıcı körlüğe neden olabilir.'<br /> <br /> <strong>GLOKOM TANISI NASIL KONUYOR?</strong></p> <p>Op. Dr. Onur Polat, tanı sürecini şöyle açıklıyor: 'Hastaların göz muayenesinde göz tansiyonu ölçümü ve göz dibi muayenesi rutin olarak yapılmaktadır. Göz tansiyonu ölçümü ve göz dibi muayenesinde glokomdan şüphelenilen hastalara, teşhis için ek bazı tetkikler uygulanır. Glokom hastalığında temel bulgu görme siniri hasarı olduğundan, retina sinir lifi ölçümü, görme alanı testi ve kornea kalınlığı ölçümleri yapılır. Bu ölçümler sonucunda hastalığın tanısı konur, tedavisi düzenlenir ve belirli aralıklarla takibi yapılır.'</p> <p><img height='1048' src='https://www.igfhaber.com/static/2026/03/09/op-dr-onur-polat-1773055909-234-x750.jpeg' width='750' /><br /> <br /> <strong>ERKEN TEŞHİS GÖRME KAYBINI ÖNLEYEBİLİR</strong></p> <p>Görme sinirlerinde ve görme alanında oluşan hasarda geri dönüş olmadığından erken tanının oldukça önemli olduğunu söyleyen Op. Dr. Onur Polat, 'Erken teşhis edildiğinde kolaylıkla ve başarıyla tedavi edilebilen glokomda düzenli aralıklarla yapılan muayeneler, glokomun erken tanı ve tedavisi için en iyi yöntemdir. Özellikle ailesinde göz tansiyonu olan ve risk grubunda olan bireylerin kontrollerini ihmal etmeden yapmaları tedavinin başarısı için oldukça önemlidir' şeklinde konuşuyor.<br /> <br /> <strong>TÜRKİYE'DE YAKLAŞIK 2 MİLYON GLOKOM HASTASI BULUNUYOR</strong></p> <p>İleri evrelerde kalıcı görme kaybına yol açan glokomun, dünyada körlük nedenleri arasında ikinci sırada yer aldığını belirten DoktorTakvimi uzmanlarından Op. Dr. Onur Polat, 'Ülkemizde glokomun görülme sıklığı yüzde 2-2,5. Bu oran, 40 yaş üzeri her 40 bireyden birinde glokom olduğunu göstermektedir. Tanısı konulmuş glokom hastası sayısı yaklaşık 550 bin, ancak henüz tanı konmamış yaklaşık 1,5 milyon glokom hastası olduğu tahmin edilmektedir. Yani ülkemizde yaklaşık 2 milyon glokom hastası bulunuyor ve önemli bir kısmı henüz tanı almamış ve tedaviye ulaşamamıştır. Erken teşhis ve tedavi ile kontrol altına alınabilen ve körlüğün engellenebildiği bu hastalıkta farkındalık düzeyini artırmak ve hastalıklarından habersiz olanlara ulaşmak amacıyla 12 Mart Dünya Glokom Günü ve 8-14 Mart Dünya Glokom Haftası kapsamında bilgilendirmeler yapılmaktadır' diyor.<br /> <br /> <strong>40 YAŞ ÜSTÜ OLANLAR RİSK ALTINDA</strong></p> <p>Glokom açısından risk altında olan kişiler hakkında bilgilendirme yapan DoktorTakvimi uzmanlarından Prof. Dr. Deniz Turgut Çoban, '40 yaş üstü olanlar, ailesinde glokom bulunanlar daha yüksek risk altındadır. Diyabet, yüksek tansiyon hastaları, göz ameliyatları, göz yaralanmaları, romatizmal göz ve sistemik hastalığı olanlar ve uzun süre kortizon kullanan kişilerde de risk artar' şeklinde konuşuyor.<br /> <br /> <strong>GLOKOMDA KAYBEDİLEN GÖRME GERİ GELMİYOR</strong></p> <p>'Glokom tedavi edilmezse görme alanı giderek daralır ve kalıcı görme kaybı oluşabilir' diyen Prof. Dr. Deniz Turgut Çoban, 'Glokomda kaybedilen görme ve görme alanı kaybı geri gelmez. Tedavi, hastalığın ilerlemesini durdurmayı amaçlar' diyor.</p> <p><img class='' height='1048' src='https://www.igfhaber.com/static/2026/03/09/prof-dr-deniz-turgut-coban-1773055935-681-x750.jpeg' width='750' /><br /> <br /> <strong>GLOKOM TEDAVİSİNDE KULLANILAN YÖNTEMLER</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Prof. Dr. Deniz Turgut Çoban, glokom tedavisinde uygulanan yöntemleri şöyle anlatıyor: 'En sık göz damlaları kullanılır. Gerekirse lazer tedavisi veya ameliyat yapılabilir. Amaç göz içi basıncını düşürmektir. Göz sinirlerini desteklemek için vitamin ve aminoasit içeren damla ve ağızdan alınan ürünler de vardır.'<br /> <br /> <strong>GLOKOM HASTALARININ DİKKAT ETMESİ GEREKENLER</strong></p> <p>Glokom hastalarının günlük yaşamda dikkat etmesi gerekenler hakkında uyarılarda bulunan DoktorTakvimi uzmanlarından Prof. Dr. Deniz Turgut Çoban, 'Tüm ilaçlar ve takviyeler her zaman uzman hekime danışılarak kullanılırsa glokom yapabilecek ürünlerden uzak durulmuş olur. Glokom ilaçlarının da düzenli kullanılması ve kontrollerin aksatılmaması gerekir. Doktora sormadan tedavi bırakılmamalıdır. Genel sağlığa dikkat edilmesi de hastalığın ilerlemesini yavaşlatmaya yardımcı olur' diyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.vtrmedya.com/glokomda-erken-tani-gorme-kaybini-onleyebilir</guid>
      <pubDate>Mon, 09 Mar 2026 14:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vtrmedyacom.teimg.com/crop/1280x720/vtrmedya-com/uploads/2026/03/glokomda-erken-tani-gorme-kaybini-onleyebilir.webp" type="image/jpeg" length="71192"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye'de ve dünyada en sık görülen üçüncü kanser türü]]></title>
      <link>https://www.vtrmedya.com/turkiyede-ve-dunyada-en-sik-gorulen-ucuncu-kanser-turu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vtrmedya.com/turkiyede-ve-dunyada-en-sik-gorulen-ucuncu-kanser-turu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Özgür Çavdaroğlu, Türkiye'de kolorektal (kalın bağırsak) kanserin hem erkeklerde, hem de kadınlarda en sık görülen üçüncü kanser türü olduğunu belirtti.</p><p><strong>İSTANBUL (İGFA) - </strong>Kolorektal (kalın bağırsak) kanserlerin Türkiye'de ve dünyada en sık görülen üçüncü kanser türü olduğunu söyleyen Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Özgür Çavdaroğlu, 'Kolorektal (kalın bağırsak) kanseri, kansere bağlı ölümlerde de ikinci sırada yer alıyor.</p> <p>Dünyada yılda yaklaşık 1,9 milyon yeni vaka görülüyor. Bu sayının 2040 yılında 3,2 milyona ulaşması bekleniyor. Ülkemizde ise yılda yaklaşık 19 bin yeni vaka tespit ediliyor' diyor.</p> <p>Kolorektal kanserlerin değiştirilemez risk faktörlerini yaş, kalıtsal faktörler, inflamatuvar bağırsak hastalıkları (Ülseratif kolit ve Crohn) ve batın ile pelvise radyasyon almak olarak sıralayan Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Özgür Çavdaroğlu, değiştirilebilir risk faktörlerinin kontrol altına alınmasının kolorektal kanser gelişimini azaltacağını belirtirken, bu faktörler arasında sigara içiminin bırakılması, alkol tüketiminin oldukça sınırlandırılması, Akdeniz tipi beslenmeye geçilmesi (meyve, sebze, baklagil ve tahıllar), işlenmiş kırmızı etten uzak durulması ve kırmızı etin aşırı tüketilmemesi, sedanter yaşamdan kaçınılarak hareket miktarının artırılması, obeziteyle mücadele edilmesi ve ideal kiloya yaklaşılması olduğunu söyledi. </p> <p><strong>TARAMA VE KOLONOSKOPİ HAYATİ ÖNEM TAŞIYOR</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Kolonoskopi ve taramanın önemine dikkat çeken Op. Dr. Özgür Çavdaroğlu, 'Kolorektal kanser, gelişmiş ülkelerde daha sık görülüyor. Son 20 yılda tarama programları ve kolonoskopinin etkin uygulanması, hastalığın polip aşamasında tespit edilip tedavi edilmesini sağladı ve insidansı azalttı. 50 yaşın altındaki vakalarda artış gözlemlendiği için, 45 yaş üstü bireylerin şikayetleri olmasa da 10 yılda bir kolonoskopi yaptırması öneriliyor. Ayrıca dışkıda gizli kan testi (1-2 yılda bir) ve dışkıda DNA testi (3 yılda bir) de tarama yöntemleri arasında yer alıyor.' diye konuştu.</p> <p>Op. Çavdaroğlu, 'Büyük abdestte kanama, bağırsak alışkanlıklarında değişiklikler (kabızlık veya ishalin sürekli hale gelmesi, dışkının incelmesi ve şekil değişikliği, dışkılama sonrası tam boşalamama hissi gibi), kramp, gaz, şişkinlik veya sürekli karın ağrısı, halsizlik ve istemsiz kilo kaybı durumlarında vakit kaybetmeden ilgili hekime başvurulmalıdır' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.vtrmedya.com/turkiyede-ve-dunyada-en-sik-gorulen-ucuncu-kanser-turu</guid>
      <pubDate>Mon, 09 Mar 2026 13:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vtrmedyacom.teimg.com/crop/1280x720/vtrmedya-com/uploads/2026/03/turkiyede-ve-dunyada-en-sik-gorulen-ucuncu-kanser-turu.webp" type="image/jpeg" length="68467"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlıkta şiddet endişe verici boyutta! Her 30 dakikada bir 'beyaz kod' vakası]]></title>
      <link>https://www.vtrmedya.com/saglikta-siddet-endise-verici-boyutta-her-30-dakikada-bir-beyaz-kod-vakasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vtrmedya.com/saglikta-siddet-endise-verici-boyutta-her-30-dakikada-bir-beyaz-kod-vakasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Birlik ve Dayanışma Sendikası Genel Başkanı Dr. Ahmet Mehlepçi, Türkiye'de sağlık çalışanlarının yaklaşık her 30 dakikada bir şiddet, hakaret veya tehdide maruz kaldığını açıkladı. 17 bin 594 Beyaz Kod vakasının yaşandığını belirten Mehlepçi, 14 Mart Tıp Bayramı öncesinde güvenli çalışma ortamının önemine dikkat çekti.</p><p><strong>İSTANBUL (İGFA) - </strong>Aile Sağlığı Merkezlerinde görev yapan doktor, ebe ve hemşireleri temsil eden Birlik ve Dayanışma Sendikası Genel Başkanı Dr. Ahmet Mehlepçi, Türkiye'de sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin ciddi bir sorun haline geldiğini belirtti.</p> <p>Son yıllarda yaşanan Beyaz Kod vakalarının endişe verici boyutlara ulaştığını vurgulayan Mehlepçi, 'Sağlık çalışanları olarak güvenli ortamlarda çalışmak ve mesleğimizi tehdit altında olmadan icra etmek istiyoruz' dedi.</p> <p>Dr. Mehlepçi, bugüne kadar yaşanan Beyaz Kod vakalarının sayısının 17 bin 594 olduğunu açıklayarak, çalışanların maruz kaldığı şiddet olaylarında psikolojik destek sağlanmasının ve hukuki süreçlerin etkin yürütülmesinin büyük önem taşıdığını kaydetti. Sendika olarak üyelerine bu süreçlerde destek sağladıklarını ifade eden Mehlepçi, Bakanlığın vakaların bir önceki yıla göre yüzde 4 düştüğüne dair açıklamasını ise yetersiz bulduğunu belirterek, 'Bu açıklama, Beyaz Kod vakalarının kanıksandığını gösteriyor. Durum çok daha vahim.' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Sağlık çalışanlarının toplumun yaşam döngüsünde kritik görevler üstlendiğine dikkat çeken Mehlepçi, 'Bizler bir annenin gebeliğinden çocuğun doğumuna, büyümesine ve yaşlılığa kadar toplumun yanında olan sağlık çalışanlarıyız. Fedakârca çalışıyoruz ama işimizi yaparken şiddet görmek, hakaret duymak veya tehdit edilmek istemiyoruz' ifadelerini kullandı. Dr. Mehlepçi, sağlıkta şiddetin yalnızca bireysel bir sorun değil, sistemsel bir problem olduğunu vurgulayarak daha güçlü önlemler alınması gerektiğini söyledi. Mehlepçi ayrıca, aşı karşıtlığı, bürokratik baskılar ve iş yükü gibi faktörlerin sağlık çalışanlarının değerini düşürdüğünü belirterek, 'Ersin Arslan bir annenin evladıydı, Ekrem Karakaya çocuklarının babasıydı, Ömür Erez hemşire birilerinin kız kardeşiydi. Sağlık çalışanlarını bu şekilde değersizleştiren sistem, işimizi zorlaştırıyor. Formaliteler, hasta yoğunluğu ve yapay zekâ üzerinden yapılan denetimler moralimizi olumsuz etkiliyor.' diye konuştu.</p> <p>Dr. Mehlepçi, 14 Mart Tıp Bayramı öncesinde sağlık çalışanlarının güvenli ve destekleyici bir ortamda görev yapmasının kritik önem taşıdığını belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.vtrmedya.com/saglikta-siddet-endise-verici-boyutta-her-30-dakikada-bir-beyaz-kod-vakasi</guid>
      <pubDate>Sun, 08 Mar 2026 13:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vtrmedyacom.teimg.com/crop/1280x720/vtrmedya-com/uploads/2026/03/saglikta-siddet-endise-verici-boyutta-her-30-dakikada-bir-beyaz-kod-vakasi.webp" type="image/jpeg" length="84956"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dr. Taş: Türkiye'de yetişkinlerin yüzde 30'u obez]]></title>
      <link>https://www.vtrmedya.com/dr-tas-turkiyede-yetiskinlerin-yuzde-30u-obez</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vtrmedya.com/dr-tas-turkiyede-yetiskinlerin-yuzde-30u-obez" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bir Nefes Sağlık Derneği Başkanı ve Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Ragıp Taş, 4 Mart Dünya Obezite Günü dolayısıyla obezitenin yalnızca estetik bir sorun değil, ciddi ve kronik bir hastalık olduğunu vurguladı.</p><p><strong>Erdoğan DEMİR / EDİRNE (İGFA) - </strong>4 Mart Dünya Obezite Günü, World Obesity Federation öncülüğünde tüm dünyada obezitenin önemine dikkat çekmek için kutlanıyor.</p> <p>Bir Nefes Sağlık Derneği Başkanı ve Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Ragıp Taş, yaptığı açıklamada Türkiye'de obezite oranlarının yüksek olduğunu belirtti.</p> <p>Yapılan ulusal araştırmalara göre, Türkiye'de yetişkin nüfusun yüzde 30'dan fazlası obez ve yüzde 60'a yakın kısmı fazla kilolu. Kadınlarda obezite oranı erkeklere göre daha yüksek seyrediyor ve çocukluk çağı obezitesi giderek artıyor. Dr. Taş, bu durumun bireysel değil, toplumsal bir sağlık sorunu olduğunu vurguladı.</p> <p><strong>OBEZİTENİN RİSKLERİ</strong></p> <p>Dr. Taş, obezitenin; Tip 2 diyabet, Hipertansiyon, Kalp-damar hastalıkları, İnme, Bazı kanser türleri (meme, kolon vb.), Eklem hastalıkları ve Uyku apnesi gibi birçok ciddi hastalık riskini artırdığını belirtti. Ayrıca obezitenin yaşam süresini kısalttığı ve yaşam kalitesini düşürdüğü kaydedildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Uzman Dr. Taş, obezitenin önlenebilir bir hastalık olduğuna dikkat çekerek şu önerilerde bulundu:</p> <p><strong>Dengeli ve düzenli beslenme: </strong>İşlenmiş gıdaları azaltmak, şekerli içeceklerden uzak durmak, porsiyon kontrolü yapmak, sebze-meyve ve lifli gıdaları artırmak. Akşam geç saatlerde yemek yememek ve midenin üçte birini yemek, üçte birini su, üçte birini boş bırakmak.</p> <p><strong>Fiziksel aktivite: </strong>Haftada en az 150 dakika orta düzey egzersiz, günlük adım sayısını artırmak, asansör yerine merdiven kullanmak.</p> <p><strong>Düzenli sağlık kontrolleri: </strong>VKİ takibi, bel çevresi ölçümü, kan şekeri ve lipid profili kontrolleri.</p> <p><strong>Uyku ve stres yönetimi: </strong>Günde 7-8 saat uyumak, kronik stresi azaltmak.</p> <p>Dr. Taş, obezitenin irade zayıflığı olmadığını; genetik, çevresel faktörler, beslenme alışkanlıkları ve hareketsiz yaşamın etkili olduğunu vurguladı.</p> <p>Toplum olarak sağlıklı yaşam kültürünü güçlendirmek, çocukları doğru beslenme alışkanlıklarıyla yetiştirmek ve hareketli yaşamı teşvik etmenin önemine dikkat çekti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.vtrmedya.com/dr-tas-turkiyede-yetiskinlerin-yuzde-30u-obez</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Mar 2026 12:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vtrmedyacom.teimg.com/crop/1280x720/vtrmedya-com/uploads/2026/03/dr-tas-turkiyede-yetiskinlerin-yuzde-30u-obez.webp" type="image/jpeg" length="34230"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İstanbul'da bin 114'üncü ASM Silivri'de hizmete girdi]]></title>
      <link>https://www.vtrmedya.com/istanbulda-bin-114uncu-asm-silivride-hizmete-girdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vtrmedya.com/istanbulda-bin-114uncu-asm-silivride-hizmete-girdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Valisi Davut Gül, 'Aziz İstanbul'a İyiliğin 1000 Hali' projesi kapsamında hayırsever Metin Zafer tarafından yaptırılan Silivri Nermin-Metin Zafer Aile Sağlığı Merkezi'nin açılışını gerçekleştirdi.</p><p><strong>İSTANBUL (İGFA) - </strong>İstanbul'da sağlık altyapısını güçlendirmeye yönelik yatırımlar sürüyor. İstanbul Valiliği'nin 'Aziz İstanbul'a İyiliğin 1000 Hali' projesi kapsamında Silivri'de yaptırılan Nermin-Metin Zafer Aile Sağlığı Merkezi düzenlenen törenle hizmete açıldı.</p> <p>Hayırsever iş insanı Metin Zafer tarafından yaptırılan merkez, İstanbul genelinde hizmet veren 1114'üncü Aile Sağlığı Merkezi oldu. Açılış törenine İstanbul Valisi Davut Gül başta olmak üzere yerel yöneticiler ve vatandaşlar katıldı.</p> <p><img height='422' src='https://www.igfhaber.com/static/2026/03/05/hcpvhjdakae5u2n-1772725527-45-x750.jpeg' width='750' /></p> <p>Törende konuşan Vali Davut Gül, İstanbul'da sağlık alanında önemli yatırımların hayata geçirildiğini belirterek, 'İstanbul'umuzun her tarafında Sayın Cumhurbaşkanımızın önderliğinde sağlık hizmetinde adeta devrim niteliğinde işler yapılıyor' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Yeni aile sağlığı merkezinin Silivri ve çevresinde yaşayan vatandaşların sağlık hizmetlerine daha hızlı ve kolay erişmesine katkı sağlaması bekleniyor.</p> <p><img height='422' src='https://www.igfhaber.com/static/2026/03/05/hcpvhulxgaailju-1772725538-642-x750.jpeg' width='750' /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.vtrmedya.com/istanbulda-bin-114uncu-asm-silivride-hizmete-girdi</guid>
      <pubDate>Thu, 05 Mar 2026 18:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vtrmedyacom.teimg.com/crop/1280x720/vtrmedya-com/uploads/2026/03/istanbulda-bin-114uncu-asm-silivride-hizmete-girdi.webp" type="image/jpeg" length="72106"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA['Süper Kadın' sendromu kadını tüketiyor!]]></title>
      <link>https://www.vtrmedya.com/super-kadin-sendromu-kadini-tuketiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vtrmedya.com/super-kadin-sendromu-kadini-tuketiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çift Terapisti Sevilay Abudaram, kadınların çocuklukta yüklenen roller nedeniyle yetişkinlikte 'her şeye yetişen mükemmel kadın' beklentisi altında ezildiğini belirterek, bu durumun hem kadınların benlik algısını hem de aile içi ilişkileri zayıflattığını söyledi.</p><p><strong>İSTANBUL (İGFA) - </strong>Günümüzde kadınların hayatındaki sorumlulukların giderek artması, yalnızca modern yaşamın getirdiği bir durum değil; aynı zamanda yıllar boyunca nesilden nesile aktarılan toplumsal rollerin bir sonucu olarak görülüyor. Uzmanlara göre, kız çocuklarının aile içinde üstlendikleri roller, ilerleyen yıllarda kadınların ev ve iş yaşamındaki sorumluluklarını şekillendiriyor.</p> <p>Çift Terapisti Sevilay Abudaram, kadınların daha talep etmeden üzerlerine yüklenen bu sorumlulukların zamanla görünmez bir baskıya dönüştüğünü ifade etti.</p> <p>Kariyer hedefleri, aile beklentileri ve toplumsal normların birleştiği noktada kadınların kendilerini sürekli bir yetişme çabası içinde bulduğunu belirten Abudaram, özellikle evlilik sonrası bu yükün daha da arttığına dikkat çekti. Abudaram'a göre evdeki birçok sorumluluk, çoğu zaman doğal olarak kadının göreviymiş gibi görülüyor. Yemek, temizlik, alışveriş, eşin günlük düzeni ve çocukların eğitim süreçleri gibi pek çok detayın yönetimi kadınların omuzlarına yüklenirken, sosyal ilişkileri canlı tutma çabası da bu sorumluluklara ekleniyor.</p> <p><strong>'KADINLAR BU SÜREÇTE KENDİLERİNDEN UZAKLAŞABİLİYOR'</strong></p> <p>Kadınların tüm bu yoğunluk içinde hem yorgunluk hem de her şeye yetişebilmenin gizli tatminini aynı anda yaşayabildiğini söyleyen Abudaram, bunun uzun vadede psikolojik bir bedeli olduğuna dikkat çekti.</p> <p>Uzmanlara göre bu görünmeyen yük, zamanla aile içindeki duygusal bağları da zedeleyebiliyor. Kadınların en önemli duygusal ihtiyaçları olan sevgi, anlayış ve saygı ilişkide karşılık bulmadığında, 'süper kadın' rolünü sürdürmenin hem isteği hem de enerjisi azalıyor.</p> <p><img height='516' src='https://www.igfhaber.com/static/2026/03/05/1772637720-c-ift-terapisti-dr-psk-sevilay-abudaram-1772709278-118-x750.jpeg' width='750' /></p> <p><strong>'SÜPER KADIN' SENDROMUYLA BAŞ ETME VE İLİŞKİYİ KURTARMA REHBERİ</strong></p> <p>Çift Terapisti Dr. Psk. Sevilay Abudaram, verilen sessiz emeklerin karşılığını alabilmek ve bu duygusal yükü hafifletmek için şu adımların atılması gerektiğini belirtti:</p> <p><strong>1. Görünmez Emeğin Takdir Edilmesi: </strong>Kadınların olağanüstü şekilde verdiği bu görünmez emeklerin önce eşleri tarafından takdir edilmeye ihtiyacı var. Çiçekten önce gelen en büyük hediye, harcanan emeğin fark edildiğinin hissettirilmesidir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>2. Gücü Paylaşıma Çevirmek: </strong>Kadınlar güçlü yanlarını sadece her şeyi tek başına yüklenmek için kullanmak yerine, ilişkilerinde görev paylaşımı yaparak ortak bir paylaşım alanı açmalılar.</p> <p><strong>3. Öz Bakım Lüks Değil İhtiyaçtır: </strong>Kadınların sahip oldukları becerileri kendilerine zaman ayırarak kullanabilmeleri gerekiyor. Bu sayede nefes alıp kendi ihtiyaçlarını karşılamak için alan açmış olacaklar.</p> <p><strong>4. Ebeveynliği Görevden Keyfe Taşımak: </strong>Çocuklarla olan ilişkilerini sadece sorumluluklar üzerinden yürütmek yerine, keyif ve oyun üzerinden de yeniden yapılandırmaları gerekiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.vtrmedya.com/super-kadin-sendromu-kadini-tuketiyor</guid>
      <pubDate>Thu, 05 Mar 2026 14:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vtrmedyacom.teimg.com/crop/1280x720/vtrmedya-com/uploads/2026/03/super-kadin-sendromu-kadini-tuketiyor.webp" type="image/jpeg" length="15241"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kocaeli'de İzmit'te sağlıklı beslenmenin önemini vurguladı]]></title>
      <link>https://www.vtrmedya.com/kocaelide-izmitte-saglikli-beslenmenin-onemini-vurguladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vtrmedya.com/kocaelide-izmitte-saglikli-beslenmenin-onemini-vurguladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli'de İzmit Belediyesi Uzman Diyetisyeni Dilan Avcı, kadınlarda sık görülen sağlık sorunlarında doğru ve dengeli beslenmenin önemine dikkat çekti.</p><p><strong>KOCAELİ (İGFA) - </strong>Kocaeli'de İzmit Belediyesi bünyesinde görev yapan Uzman Diyetisyen Dilan Avcı, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla kadın sağlığında beslenmenin önemine dikkat çekti.</p> <p>Kadınlarda sık görülen adet düzensizliği, demir eksikliği, Polikistik Over Sendromu (PKOS) ve menopoz dönemi gibi sağlık sorunlarına değinen Avcı, beslenmenin bu problemlerin ortaya çıkmasında ve önlenmesinde önemli bir faktör olduğunu vurguladı.</p> <p><strong>DİYETİSYEN AVCI'DAN AÇIKLAMA</strong></p> <p>Uzman Diyetisyen Dilan Avcı yaptığı açıklamada, 'Kadınlarda sık görülen adet düzensizliği, demir eksiliği, Polikistik Over Sendromu ve menopoz dönemi gibi bazı örnekler verilebilir.</p> <p>Beslenme bu sorunların ortaya çıkması ve önlenmesinde önemli bir faktördür. Toplumumuzda görülen demir eksikliğinin belirtileri; demir eksikliği, tırnak kırılması, saç dökülmesi ve halsizlik gibi semptomlar vardır. </p> <p><strong>'DOĞRU BESLENME KADINLARIN BUGÜNÜNÜ VE GELECEKTEKİ SAĞLIĞINI KORUR'</strong></p> <p>Polikistik Over Sendromunda dengeli öğünler, yeterli protein ve lif alımı önemlidir. Menopoz döneminde ise kalsiyum ve D vitamininde zengin beslenmek semptomların hafifletilmesinde önemli bir rol oynar.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Beslenme tek başına olmasa da destekleyici tedavi yöntemleri arasında yer alır. Öğün atlamamak, bol su içmek, fiziksel aktivite yapmak, işlenmiş gıdalardan uzak durmak sağlığımızı korur. Doğru beslenme kadınların bugününü ve gelecekteki sağlığını korur. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günümüz kutlu olsun' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.vtrmedya.com/kocaelide-izmitte-saglikli-beslenmenin-onemini-vurguladi</guid>
      <pubDate>Thu, 05 Mar 2026 10:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vtrmedyacom.teimg.com/crop/1280x720/vtrmedya-com/uploads/2026/03/kocaelide-izmitte-saglikli-beslenmenin-onemini-vurguladi.webp" type="image/jpeg" length="68709"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dünya Obezite Günü'nde Türkiye'de çarpıcı bulgular]]></title>
      <link>https://www.vtrmedya.com/dunya-obezite-gununde-turkiyede-carpici-bulgular</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vtrmedya.com/dunya-obezite-gununde-turkiyede-carpici-bulgular" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>IPSOS'un 14 ülkede yaptığı araştırma, obezitenin tıbbi bir hastalık olduğu bilincine rağmen Türkiye'de obeziteli kişilerin çoğunun sorumluluğu yalnızca kendilerine yüklediğini ortaya koydu. Bu durum, tıbbi çözümlere erişimi ve tedaviyi zorlaştırıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p><strong>İSTANBUL (İGFA) -</strong>Dünya Obezite Günü kapsamında açıklanan IPSOS 'Obezite Algısı Araştırması', obezitenin tıbbi gerçekliği ile kişilerin kendi deneyimleri arasında derin bir fark olduğunu gözler önüne serdi. Araştırma, 14 ülkede obeziteli bireylerin görüşlerini mercek altına aldı.</p> <p>Araştırmaya göre, obeziteli katılımcıların yüzde 71'i obezitenin sürekli tedavi gerektiren bir sağlık sorunu olduğunu kabul ediyor. Ancak aynı kişilerden yüzde 66'sı, obezitenin kişisel tercihlerle önlenebilir olduğunu ve yüzde 63'ü diyet ile egzersizle çoğu insanın obezite sorununu çözebileceğine inanıyor. Yani bireyler hem hastalığın kronik doğasını kabul ediyor hem de bunu kendi davranışlarının sonucu olarak görüyor.</p> <p>Türkiye özelinde ise algı ve eylem arasındaki fark daha belirgin. Obeziteli kişilerin yüzde 80'i kilolarını kontrol etmeyi düşündüklerini veya bu konuda tavsiye aldıklarını söylerken, sadece yüzde 35'i son bir yıl içinde bir doktora başvurmuş. Katılımcıların yüzde 45'i 'Kilomu kendi başıma kontrol etmeyi tercih ederim' yanıtını vererek, kişisel sorumluluk algısının tedavi önünde ciddi bir engel oluşturduğunu gösteriyor.</p> <p><img class='' height='562' src='https://www.igfhaber.com/static/2026/03/04/karan-bozkurt-1772637070-46-x750.png' width='750' /></p> <p>Lilly Türkiye Medikal Direktörü Dr. Karan Bozkurt, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmesinde; 'Obezite; biyolojik, genetik ve çevresel faktörlerin etkileşimiyle ortaya çıkan kronik, tekrarlayıcı ve ilerleyici bir hastalıktır. Türkiye'de yaygın algılar, kişilerin tıbbi destek arayışını geciktiriyor ve tedaviye erişimi zorlaştırıyor. Obezite, diğer kronik hastalıklar gibi ciddi şekilde ele alınmalıdır.' dedi.</p> <p>Araştırma ve uzman görüşleri, obezitenin yalnızca bireysel irade ile çözülecek bir sorun olmadığını, etkili tedavi ve sağlık sistemine erişimin önemini bir kez daha ortaya koydu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.vtrmedya.com/dunya-obezite-gununde-turkiyede-carpici-bulgular</guid>
      <pubDate>Wed, 04 Mar 2026 18:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vtrmedyacom.teimg.com/crop/1280x720/vtrmedya-com/uploads/2026/03/dunya-obezite-gununde-turkiyede-carpici-bulgular.webp" type="image/jpeg" length="93945"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İzmir Bornova'da işitme engelli öğrencilere diş taraması]]></title>
      <link>https://www.vtrmedya.com/izmir-bornovada-isitme-engelli-ogrencilere-dis-taramasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vtrmedya.com/izmir-bornovada-isitme-engelli-ogrencilere-dis-taramasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir'de Bornova Belediyesi, 3 Mart Dünya Kulak ve İşitme Günü kapsamında Tülay Aktaş İşitme Engelliler Okulu öğrencilerine diş taraması gerçekleştirdi.</p><p><strong>İZMİR (İGFA) - </strong> Öğrenciler ayrıca Yeşilova Höyüğü'nü ziyaret ederek İzmir'in 8 bin 500 yıllık tarihini yerinde keşfetti. Başkan Ömer Eşki, tüm çocuklar için eşit sağlık ve kültürel erişim vurgusu yaptı.</p> <p>Öğrenciler, öğretmenleri gözetiminde diş hekimi tarafından kontrol edilirken, ağız ve diş sağlığı konusunda bilgilendirildi. Etkinlik yalnızca sağlık taramasıyla sınırlı kalmadı.</p> <p>Öğrenciler günün devamında, İzmir'in bilinen tarihini 8 bin 500 yıl öncesine dayandıran Yeşilova Höyüğü'nü ziyaret ederek kentin tarihine yolculuk yaptı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><b>TARİHLE BULUŞMA: 8 BİN 500 YILLIK MİRAS</b></p> <p>Rehberler eşliğinde gerçekleşen gezide öğrenciler, Yeşilova Höyüğü'nde yapılan kazılar ve elde edilen bulgular hakkında bilgi aldı. Hem öğretici hem de keyifli geçen etkinlikte öğrenciler, İzmir'in köklü geçmişini yerinde görme fırsatı buldu.</p> <p><b>BAŞKAN EŞKİ: 'ERİŞİLEBİLİR VE EŞİT BİR KENT İÇİN ÇALIŞIYORUZ'</b></p> <p>Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki, Dünya Kulak ve İşitme Günü kapsamında düzenlenen etkinliğin önemine dikkat çekerek, 'Tüm çocuklarımızın sağlık hizmetlerine eşit erişimi en temel sorumluluklarımızdan biri. Aynı zamanda kültürel mirasımızı tanımaları ve kente aidiyet hissetmeleri için bu tür etkinlikleri önemsiyoruz. Erişilebilir ve eşit bir Bornova için çalışmaya devam edeceğiz' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.vtrmedya.com/izmir-bornovada-isitme-engelli-ogrencilere-dis-taramasi</guid>
      <pubDate>Wed, 04 Mar 2026 10:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vtrmedyacom.teimg.com/crop/1280x720/vtrmedya-com/uploads/2026/03/izmir-bornovada-isitme-engelli-ogrencilere-dis-taramasi.webp" type="image/jpeg" length="50344"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[SGK'dan klinik araştırmalara yeni ödeme düzeni... Finansman kapsamı genişletildi]]></title>
      <link>https://www.vtrmedya.com/sgkdan-klinik-arastirmalara-yeni-odeme-duzeni-finansman-kapsami-genisletildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vtrmedya.com/sgkdan-klinik-arastirmalara-yeni-odeme-duzeni-finansman-kapsami-genisletildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sosyal Güvenlik Kurumu'nun klinik araştırmalarda sunulan sağlık hizmetlerinin finansmanına ilişkin usul ve esasları belirleyen yönetmeliği Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Düzenleme, TÜSEB destekli ve Sağlık Bakanlığı onaylı araştırmaları kapsıyor.</p><p><strong>ANKARA (İGFA) - </strong>Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından hazırlanan 'Sosyal Güvenlik Kurumu Klinik Araştırmalarda Sunulan Sağlık Hizmetlerinin Ödenmesine İlişkin Yönetmelik' Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.</p> <p>31 Mayıs 2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun ilgili maddelerine dayanılarak hazırlanan yeni düzenleme ile klinik araştırmalarda sunulan ve SGK tarafından karşılanacak sağlık hizmetlerinin kapsamı, başvuru süreçleri ve denetim esasları netleştirildi.</p> <p><strong>HANGİ ARAŞTIRMALAR KAPSAMDA?</strong></p> <p>Yönetmelik; Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) tarafından desteklenen ve Sağlık Bakanlığı tarafından izin ve onay verilen kamu hastaneleri ile devlet üniversitelerinde yürütülen klinik araştırmaları kapsıyor. Bu kapsamda, genel sağlık sigortalıları ve bakmakla yükümlü oldukları kişilerin katılımıyla gerçekleştirilen araştırmalarda, araştırma ürünleri hariç olmak üzere Kanun'un 63. maddesi kapsamındaki sağlık hizmetleri SGK tarafından belirlenen sınırlar dahilinde finanse edilecek.</p> <p><strong>ARAŞTIRMA ÜRÜNLERİ VE SİGORTA GİDERLERİ HARİÇ</strong></p> <p>Yönetmeliğe göre: klinik araştırmalarda kullanılan araştırma ürünleri SGK tarafından karşılanmayacak. Klinik araştırma sigortası kapsamında karşılanması gereken giderler Kurum tarafından ödenmeyecek. Araştırmaya bağlı olarak ortaya çıkan geçici veya kalıcı zarar ya da ölüm durumlarında oluşan sağlık giderleri de SGK kapsamı dışında tutulacak. Ayrıca, Kanun'un 64. maddesinde belirtilen sağlık hizmetlerinin finansmanı da SGK tarafından sağlanmayacak.</p> <p><img height='937' src='https://www.igfhaber.com/static/2026/03/03/hcfklj8xwaausfj-1772549436-933-x750.jpeg' width='750' /></p> <p><strong>BAŞVURU VE BİLDİRİM ZORUNLULUĞU</strong></p> <p>Klinik araştırmalara ilişkin ödeme başvuruları ise tek merkezli araştırmalarda ilgili merkez tarafından, çok merkezli araştırmalarda ise her bir araştırma merkezi tarafından ayrı ayrı yapılacak.</p> <p>Başvuru sırasında Sağlık Bakanlığı onay belgesi, TÜSEB destek yazısı, araştırma süresi ve katılımcı bilgileri SGK'ya iletilecek.</p> <p>Sunulan bilgi ve belgelerin doğruluğundan başvuru sahibi kamu hastanesi veya devlet üniversitesi sorumlu olacak.</p> <p><strong>DENETİM YETKİSİ SGK'DA</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Yönetmelik, SGK'ya geniş denetim yetkisi tanıyor. Kurum; sözleşme ve ilgili mevzuat çerçevesinde her türlü veri, belge, fatura ve kayıtları inceleyebilecek, gerektiğinde kopyalarını alabilecek ve ilgili kişilerden bilgi talep edebilecek. Fazla veya yersiz ödeme tespit edilmesi halinde ise tutarlar ilgili mevzuat hükümlerine göre geri alınacak.</p> <p>Yönetmeliğin detaylarına ulaşmak için <a href='https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2026/03/20260303-2.htm' rel="nofollow"><strong>tıklayabilirsiniz</strong></a></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.vtrmedya.com/sgkdan-klinik-arastirmalara-yeni-odeme-duzeni-finansman-kapsami-genisletildi</guid>
      <pubDate>Tue, 03 Mar 2026 17:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vtrmedyacom.teimg.com/crop/1280x720/vtrmedya-com/uploads/2026/03/sgkdan-klinik-arastirmalara-yeni-odeme-duzeni-finansman-kapsami-genisletildi.webp" type="image/jpeg" length="27933"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ankara'da Ramazan'a özel sağlık çadırı]]></title>
      <link>https://www.vtrmedya.com/ankarada-ramazana-ozel-saglik-cadiri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vtrmedya.com/ankarada-ramazana-ozel-saglik-cadiri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ankara Büyükşehir Belediyesi, Ramazan ayına özel olarak Hacı Bayram-ı Veli Camisi'nde kurduğu çadırda ücretsiz sağlık taraması hizmeti vermeye devam ediyor.</p><p><strong>ANKARA (İGFA) - </strong>Ankara Büyükşehir Belediyesi, Ramazan ayına özel olarak 'Sağlığın Değerini Biliyoruz' mottosuyla Hacı Bayram-ı Veli Camisi'nde sağlık çadırı kurdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Sağlık İşleri Daire Başkanlığı tarafından kurulan çadırda perşembe, cuma, cumartesi ve pazar günleri olmak üzere haftada dört gün 13.00-16.00 saatleri arasında ücretsiz sağlık taraması hizmeti veriliyor.</p> <p>Bayrama kadar sürecek uygulama kapsamında; vatandaşların temel sağlık kontrolleri yapılırken gerekli durumlarda sağlık kuruluşlarına yönlendirmeleri yapılıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.vtrmedya.com/ankarada-ramazana-ozel-saglik-cadiri</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Mar 2026 16:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vtrmedyacom.teimg.com/crop/1280x720/vtrmedya-com/uploads/2026/03/ankarada-ramazana-ozel-saglik-cadiri.webp" type="image/jpeg" length="38371"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kolon kanserinde erken tanı hayat kurtarıyor]]></title>
      <link>https://www.vtrmedya.com/kolon-kanserinde-erken-tani-hayat-kurtariyor-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vtrmedya.com/kolon-kanserinde-erken-tani-hayat-kurtariyor-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türk Kanser Derneği Sağlık Direktörü Ezgi Polat, özellikle 50 yaş üstü bireylerin kolon kanseri taramalarını geciktirmemesi gerektiğini vurguladı. Kolonoskopi ile erken teşhisin yaşam şansını ciddi şekilde artırdığı belirtildi.</p><p><strong>ANKARA (İGFA) - </strong>Türk Kanser Derneği Sağlık Direktörü Ezgi Polat, kolon kanserinde erken tanının önemine dikkat çekerek, sessiz ilerleyen bu hastalıkta belirtileri beklemenin hayati risk oluşturduğunu söyledi. Polat, özellikle 50 yaş ve üzerindeki bireylerin tarama programlarına vakit kaybetmeden katılması gerektiğini vurguladı.</p> <p>Polat, kolon kanserinin yıllar içinde geliştiğini belirterek, küçük bağırsak poliplerinin kontrol edilmediğinde kansere dönüşebileceğini belirterek, 'Dışkıda kan, uzun süren kabızlık ya da ishal, açıklanamayan kilo kaybı, demir eksikliği anemisi ve geçmeyen karın ağrısı gibi belirtiler ortaya çıktığında hastalık genellikle ilerlemiş demektir. Bu nedenle belirtileri beklemek yerine tarama yaptırmak hayati önem taşıyor.' diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Kolon kanseri riskinin 50 yaş sonrasında belirgin şekilde arttığını ifade eden Polat, ailesinde kolon kanseri öyküsü olan bireylerin daha erken yaşta taramaya başlaması gerektiğini belirtti. Risk faktörleri arasında hareketsiz yaşam, işlenmiş ve kırmızı et ağırlıklı beslenme, obezite, tütün ve alkol kullanımı gibi etkenler öne çıktığını ifade eden Polat, 'İşlem sırasında saptanan poliplerin çıkarılması, kanser gelişimini büyük ölçüde engelliyor. Erken evrede yakalanan vakalarda tedavi başarısı oldukça yüksek. Tarama bir tercih değil, sorumluluktur.' dedi.</p> <p>Türkiye'de kolorektal kanser, en sık görülen ilk beş kanser türü arasında yer alıyor ve vakaların yaklaşık yüzde 85'i 50 yaş ve üzeri bireylerde görüldüğünü vurgulayan Polat, 50-70 yaş arası hedef nüfusta tarama katılım oranının bölgesel farklılıklarla birlikte yüzde 25-40 aralığında olduğunu ve bu oranın yetersiz kaldığını söyledi.</p> <p>Polat, toplumsal sorumluluk vurgusu yaparak, '50 yaş ve üzerindeki bireyler, herhangi bir belirtiyi beklemeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurarak kolonoskopi talebinde bulunmalı. Kanserle mücadelede korku değil, bilinç yol gösterici olmalıdır. Erken tanı hayat kurtarır.' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.vtrmedya.com/kolon-kanserinde-erken-tani-hayat-kurtariyor-1</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Mar 2026 13:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vtrmedyacom.teimg.com/crop/1280x720/vtrmedya-com/uploads/2026/03/kolon-kanserinde-erken-tani-hayat-kurtariyor.webp" type="image/jpeg" length="64878"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kolon kanserinde erken tanı hayat kurtarıyor]]></title>
      <link>https://www.vtrmedya.com/kolon-kanserinde-erken-tani-hayat-kurtariyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vtrmedya.com/kolon-kanserinde-erken-tani-hayat-kurtariyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türk Kanser Derneği Sağlık Direktörü Ezgi Polat, özellikle 50 yaş üstü bireylerin kolon kanseri taramalarını geciktirmemesi gerektiğini vurguladı. Kolonoskopi ile erken teşhisin yaşam şansını ciddi şekilde artırdığı belirtildi.</p><p><strong>ANKARA (İGFA) - </strong>Türk Kanser Derneği Sağlık Direktörü Ezgi Polat, kolon kanserinde erken tanının önemine dikkat çekerek, sessiz ilerleyen bu hastalıkta belirtileri beklemenin hayati risk oluşturduğunu söyledi. Polat, özellikle 50 yaş ve üzerindeki bireylerin tarama programlarına vakit kaybetmeden katılması gerektiğini vurguladı.</p> <p>Polat, kolon kanserinin yıllar içinde geliştiğini belirterek, küçük bağırsak poliplerinin kontrol edilmediğinde kansere dönüşebileceğini belirterek, 'Dışkıda kan, uzun süren kabızlık ya da ishal, açıklanamayan kilo kaybı, demir eksikliği anemisi ve geçmeyen karın ağrısı gibi belirtiler ortaya çıktığında hastalık genellikle ilerlemiş demektir. Bu nedenle belirtileri beklemek yerine tarama yaptırmak hayati önem taşıyor.' diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Kolon kanseri riskinin 50 yaş sonrasında belirgin şekilde arttığını ifade eden Polat, ailesinde kolon kanseri öyküsü olan bireylerin daha erken yaşta taramaya başlaması gerektiğini belirtti. Risk faktörleri arasında hareketsiz yaşam, işlenmiş ve kırmızı et ağırlıklı beslenme, obezite, tütün ve alkol kullanımı gibi etkenler öne çıktığını ifade eden Polat, 'İşlem sırasında saptanan poliplerin çıkarılması, kanser gelişimini büyük ölçüde engelliyor. Erken evrede yakalanan vakalarda tedavi başarısı oldukça yüksek. Tarama bir tercih değil, sorumluluktur.' dedi.</p> <p>Türkiye'de kolorektal kanser, en sık görülen ilk beş kanser türü arasında yer alıyor ve vakaların yaklaşık yüzde 85'i 50 yaş ve üzeri bireylerde görüldüğünü vurgulayan Polat, 50-70 yaş arası hedef nüfusta tarama katılım oranının bölgesel farklılıklarla birlikte yüzde 25-40 aralığında olduğunu ve bu oranın yetersiz kaldığını söyledi.</p> <p>Polat, toplumsal sorumluluk vurgusu yaparak, '50 yaş ve üzerindeki bireyler, herhangi bir belirtiyi beklemeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurarak kolonoskopi talebinde bulunmalı. Kanserle mücadelede korku değil, bilinç yol gösterici olmalıdır. Erken tanı hayat kurtarır.' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.vtrmedya.com/kolon-kanserinde-erken-tani-hayat-kurtariyor</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Mar 2026 13:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vtrmedyacom.teimg.com/crop/1280x720/vtrmedya-com/uploads/2026/03/kolon-kanserinde-erken-tani-hayat-kurtariyor.webp" type="image/jpeg" length="48440"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[DEÜ'de menisküs cerrahisinde Türkiye'de bir ilk gerçekleşti]]></title>
      <link>https://www.vtrmedya.com/deude-meniskus-cerrahisinde-turkiyede-bir-ilk-gerceklesti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vtrmedya.com/deude-meniskus-cerrahisinde-turkiyede-bir-ilk-gerceklesti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) ev sahipliğinde düzenlenen 'Tüm Yönleriyle Menisküs Sempozyumu', menisküs cerrahisi alanında Türkiye'de bir ilke sahne oldu.</p><p><strong>İZMİR (İGFA) - </strong>Sempozyum kapsamında menisküs kök tamiri ve menisküs transplantasyonu, ilk kez aynı bilimsel organizasyon çatısı altında canlı cerrahi yayını eşliğinde ve eğitim amaçlı olarak gerçekleştirildi.</p> <p>Menisküs cerrahisinde güncel yaklaşımların ele alındığı sempozyum, alanında uzman isimlerin katılımıyla DEÜ Tıp Fakültesi Konferans Salonunda yoğun ilgiyle başladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Programa; DEÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Birhan Yılmaz, DEÜ Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Serdar Bayrak, DEÜ Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Tuğra Gençpınar, akademisyenler, sağlık profesyonelleri, öğrenciler ve basın mensupları katıldı.</p> <p><b>'TÜRKİYE'DE BİR İLKE İMZA ATMANIN GURURUNU YAŞIYORUZ'</b></p> <p>Sempozyumun açılışında konuşan Prof. Dr. Mehmet Birhan Yılmaz, DEÜ'nün sağlık alanındaki öncü rolüne dikkat çekerek, 'Dokuz Eylül Üniversitesi olarak, sağlık alanındaki bilimsel gelişmelere katkı sunmaya ve geleceğin hekimlerinin yetişmesine destek olmaya devam ediyoruz. Bu sempozyum ile Türkiye'de bir ilke imza atmanın heyecanını ve gururunu yaşıyoruz,' ifadelerini kullandı.</p> <p><img height='499' src='https://www.igfhaber.com/static/2026/03/01/meniskus-cerrahisinde-turkiyede-bir-ilk-deude-gerceklesti-3-1772355583-329-x750.jpeg' width='750' /></p> <p><b>CANLI CERRAHİ YAYINIYLA EĞİTİM FIRSATI</b></p> <p>İki bölümden oluşan sempozyumun ilk bölümünde, menisküs cerrahisinde güncel teknikler ve tedavi yaklaşımları, alanında uzman hekimlerin sunumlarıyla ele alındı. Programın ikinci bölümünde ise Türkiye'de ilk kez menisküs kök tamiri ve menisküs transplantasyonu ameliyatları, aynı sempozyum kapsamında canlı cerrahi yayını eşliğinde ve eğitim amaçlı olarak gerçekleştirildi. Bu uygulama, katılımcılara cerrahi süreçleri eş zamanlı olarak gözlemleme ve bilimsel değerlendirme imkânı sundu.</p> <p>Menisküs transplantasyonu ameliyatını gerçekleştiren DEÜ Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Lokman Kehribar, böylesine önemli ve öncü bir bilimsel organizasyona ev sahipliği yapmaktan büyük gurur duyduklarını belirterek, sempozyumun hem eğitim hem de bilimsel gelişim açısından önemli katkılar sunduğunu ifade etti.</p> <p><img height='499' src='https://www.igfhaber.com/static/2026/03/01/meniskus-cerrahisinde-turkiyede-bir-ilk-deude-gerceklesti-2-1772355495-376-x750.jpeg' width='750' /></p> <p><b>'TÜRKİYE'NİN DÖRT BİR YANINDAN UZMANLAR DEÜ'DE BULUŞTU'</b></p> <p>Ameliyat öncesi değerlendirmelerde bulunan Doç. Dr. Lokman Kehribar, sempozyumun kapsamına ilişkin şu bilgileri paylaştı:</p> <p>'Bugün bizim için özel bir gün oldu. Anatomisinden cerrahisine, tedavisinden ameliyatına, spora dönüş sürecinden rehabilitasyona kadar pek çok başlıkta, Türkiye'nin dört bir yanından gelen değerli hocalarımız sunumlar gerçekleştirdi. Programın ikinci bölümünde ise canlı cerrahi ameliyatları gerçekleştirdik. Bu program, Türkiye'nin farklı illerinden çevrim içi olarak izlenirken, sempozyum salonunda bulunan katılımcılarımız da ameliyatları eş zamanlı takip ederek sorularını yöneltme imkânı buldu. Alanında önemli isimlerin tecrübelerinden faydalanmak hem bilimsel gelişim hem de eğitim açısından büyük önem taşıyor.'</p> <p>Dokuz Eylül Üniversitesinin ev sahipliğinde gerçekleştirilen sempozyum, menisküs cerrahisine yönelik güncel yaklaşımların paylaşılmasına ve genç hekimlerin eğitimine katkı sunarken, canlı cerrahi uygulamalarıyla Türkiye'de bu alanda gerçekleştirilen öncü bilimsel organizasyonlardan biri olarak kayıtlara geçti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.vtrmedya.com/deude-meniskus-cerrahisinde-turkiyede-bir-ilk-gerceklesti</guid>
      <pubDate>Sun, 01 Mar 2026 14:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vtrmedyacom.teimg.com/crop/1280x720/vtrmedya-com/uploads/2026/03/deude-meniskus-cerrahisinde-turkiyede-bir-ilk-gerceklesti.webp" type="image/jpeg" length="70610"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyet uzmanından sahur uyarısı]]></title>
      <link>https://www.vtrmedya.com/diyet-uzmanindan-sahur-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vtrmedya.com/diyet-uzmanindan-sahur-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diyet Uzmanı Esra Meltem Karahan, Ramazan'da sahurun önemine vurgu yaparak, 'Uykuya yenilmeyin, sahuru ihmal etmeyin' dedi.</p><p>ERDOĞAN DEMİR</p> <p>EDİRNE (İGFA) - Özel Keşan Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı <b>Esra Meltem Karahan</b>, Ramazan ayında sağlıklı beslenme konusunda açıklamada bulunurken, sahurun önemine dikkat çekti.</p> <p><b>Karahan,</b> konuyla ilgili şu açıklamayı yaptı:</p> <p>'Sahura kalkmak gün içerisindeki açlıktan ve sıvı kaybından en az etkilenmenizi ve daha enerjik bir gün geçirmenizi sağlayacaktır. Sakın uykuya yenilmeyin ve sahuru geçiştirmeyin.</p> <p><b>Ramazan ayında sahura kalkmadan oruç tutamayanlar, güzel sahur sofraları hazırlayanlar olduğu gibi, uykusundan vazgeçemeyip iftar ile ya da sadece sahurda su içerek oruç tutanların sayısı da azımsanmayacak kadar çok.</b></p> <p><img height='995' src='https://www.igfhaber.com/static/2026/02/28/meltem-karahan-2-1772267013-31-x750.jpeg' width='750' /></p> <p><b>Peki, uykudan az da olsa fedakârlık edip sahura kalkarak oruç tutmak gerçekten önemli mi?</b></p> <p><b>Evet. Bu 30 günlük sürede her gün aynı enerjiyle günü bitirmek, günlük aktiviteleri keyifle yerine getirmek, sağlığınızdan ödün vermemek istiyorsanız sahuru ihmal etmeyin.</b></p> <p><b>Günlük hayatınızdaki az ve sık beslenme kuralını uyarlayarak gün içerisinde alamadığınız besin öğesi ihtiyaçlarınızı dengeli bir şekilde sağlayabilirsiniz. Ramazanda sağlıklı beslenmeye giden yol az önce söylediğim gibi 'sahur' dan geçiyor.</b></p> <p><b>Ortalama 13 saatlik bir sürede oruç tuttulduğu için gün içerisinde kan şekeri düşebiliyor. Eğer kişiler sahura da kalkmıyor ise kan şekerinin düşüşü günün erken saatlerinde başlayıp, daha düşük değerlere ulaşabiliyor. Bu da gün içerisinde halsizlik, yorgunluk, uyku hali ve enerji düşüklüğü ile sonuçlanabiliyor.</b></p> <p><b>Sahura kalkarak gün içerisindeki kan şekeri düşüklüğü, yorgunluk, halsizlik, sindirim zorlukları, mide ve bağırsaklarda aşırı gaz birikimi, ani tansiyon yükselmesi, vücudun susuz kalması gibi bir çok durumu engellemiş olursunuz.</b></p> <p><b>Sahurda tercih edilen yiyeceklerde en az sahura kalkmak kadar önemlidir. Genel olarak midede uzun süre kalarak tok kalmanızı sağlayacak, kan şekerinde ani değişiklik yaratmayacak ve sıvı dengesini sağlayacak besinler seçilmelidir.</b></p> <p>SAHUR SEÇİMLERİ NASIL OLMALI?</p> <p><b>Yeniden uykuya geçişe uygun olmalı,</b></p> <p><b>Gün boyu tok kalmanıza yardım etmeli,</b></p> <p><b>Tuz oranı yüksek olmamalı,</b></p> <p><b>Yeterli sıvıyı içermeli,</b></p> <p><b>Yeterli lifi sağlamalı,</b></p> <p><b>Protein, karbonhidrat ve yağ içeren besinlerden oluşmalı,</b></p> <p><b>Vitamin ve mineral alımını desteklemeli,</b></p> <p><b>Kolay hazırlanabilir ve pratik yenebilir olmalı.</b></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><b>Sahurda yapılacak güzel bir kahvaltı, bir gün sonrasının orucuna hazırlık için idealdir. İftarda olduğu gibi sahurda da ağır ve yağlı yiyeceklerden kaçınmalıyız. Peynir, yumurta, süt, lifli gıdalar, ideal bir sahur sofrası için yeterlidir. Susuzluğu arttıracağı için sahurda zeytin yerine 4-5 ceviz veya 10-15 badem fındık gibi seçimler, 1-2 tatlı kaşığı zeytinyağı daha iyi bir tercih olarak karşımıza çıkar.</b></p> <p><b>Ana yemek tercih edilirse; kıymalı veya tavuklu sebze yemekleri, baklagiller, bulgur, kepekli makarna, mercimek ve bulgur eklenmiş tahıllı çorbalar tercih edilebilir.</b></p> <p><b>Sıvı desteği için; şekersiz komposto, ayran, bitki çayları, şekersiz limonata, bol su ve maden suyu seçilebilir.</b></p> <p>SAHUR İÇİN ÖRNEK MENÜLER</p> <p>Örnek Menü-1: <b>1 bardak süt, 1-2 dilim çavdar veya tam buğday ekmeği, 1 dilim az tuzlu peynir, 1 haşlanmış yumurta, yeşillik, 2-3 ceviz, 1 porsiyon meyve, 2-3 bardak su</b></p> <p>Örnek Menü-2: <b>1 kase sebze çorbası, 1 küçük tabak kıymalı makarna, 1 kase yoğurt, yeşillik, 1 porsiyon meyve, 2-3 bardak su.</b></p> <p>Örnek Menü-3: <b>1 bardak ayran, sebzeli menemen, 1-2 dilim çavdar veya tam buğday ekmeği, yeşillik, 1 porsiyon meyve, 10-15 tane badem-fındık, 2 -3 bardak su.'</b></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.vtrmedya.com/diyet-uzmanindan-sahur-uyarisi</guid>
      <pubDate>Sat, 28 Feb 2026 11:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vtrmedyacom.teimg.com/crop/1280x720/vtrmedya-com/uploads/2026/02/diyet-uzmanindan-sahur-uyarisi.webp" type="image/jpeg" length="66475"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hayat Hastanesi 48 yaşında]]></title>
      <link>https://www.vtrmedya.com/hayat-hastanesi-48-yasinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vtrmedya.com/hayat-hastanesi-48-yasinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye sağlık sektörünün köklü kuruluşlarından Hayat Hastanesi, 48. yılını geride bırakmanın gururunu yaşıyor. Kurulduğu günden bu yana 'insana dokunan sağlık' vizyonuyla hizmet veren Hayat Hastanesi, bilgi birikimi, tecrübesi ve hasta odaklı yaklaşımıyla sağlıkta kalite çizgisini sürdürüyor.</p><p>BURSA (İGFA) - Hayat Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Uzm. Dr. Ahmet Özkul, 48. yıl vesilesiyle yaptığı açıklamada sağlık hizmetine bakış açılarını değerlendirirken, 'Hayat Hastanesi olarak 48 yıldır sağlık hizmetini yalnızca bir tedavi süreci değil, güvene dayalı bir yol arkadaşlığı olarak görüyoruz. Hasta odaklı yaklaşımımız, modern teknoloji yatırımlarımız ve uzman kadromuzla sağlıkta sürdürülebilir kaliteyi hedefliyoruz' dedi.</p> <p>Uzm. Dr. Ahmet Özkul, bugüne kadar kendilerine güvenen hastaların desteğinin en büyük motivasyon kaynağı olduğunu vurguladı. Sağlık hizmetinde kalite standartlarını sürekli yukarı taşımayı amaçladıklarını belirten Özkul, 'Bugüne kadar bize güvenen tüm hastalarımızdan aldığımız güçle, sağlıkta kalite standartlarını yükseltmeye devam ediyoruz. Hayat Hastanesi olarak hedefimiz; bugün olduğu gibi gelecekte de güvenilir, yenilikçi ve insan odaklı sağlık hizmetinin öncüsü olmaktır' şeklinde konuştu.</p> <p><img height='496' src='https://www.igfhaber.com/static/2026/02/28/whatsapp-image-2022-04-26-at-11-18-11-1-1772266807-401-x750.jpeg' width='750' /></p> <p>Hayat Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Uzm. Dr. Ahmet Özkul açıklamasını şöyle sürdürdü:</p> <p>'Modern tıbbi altyapısı, gelişmiş tanı ve tedavi imkânları ile multidisipliner hizmet anlayışını bir araya getiren Hayat Hastanesi, geçen 48 yılda güçlü kurumsal hafızası ve etik değerlere bağlı sağlık hizmeti anlayışıyla sektörde güvenin simgesi haline geldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Yenilenen teknolojik yatırımları ve uzman hekim kadrosuyla çağdaş tıbbın olanaklarını hastalarıyla buluşturan hastane, sürdürülebilir kaliteyi temel öncelik olarak konumlandırıyor.</p> <p>Güçlü kurumsal yapısı, nitelikli insan kaynağı ve sürekli yenilenen sağlık yatırımlarıyla Hayat Hastanesi; güven, kalite, modern teknoloji ve hasta memnuniyeti ekseninde sektördeki konumunu pekiştirmeyi sürdürüyor.'</p> <p>Uzm. Dr. Ahmet Özkul sözlerini, '48 yıldır hayatlara dokunan Hayat Hastanesi, yarının sağlık standartlarını bugünden inşa etme vizyonuyla hizmet yolculuğuna kararlılıkla devam ediyor' diyerek tamamladı.</p> <p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.vtrmedya.com/hayat-hastanesi-48-yasinda</guid>
      <pubDate>Sat, 28 Feb 2026 11:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vtrmedyacom.teimg.com/crop/1280x720/vtrmedya-com/uploads/2026/02/hayat-hastanesi-48-yasinda.webp" type="image/jpeg" length="45503"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Batman'da Kozluk Devlet Hastanesi'ne psikiyatri uzmanı atandı]]></title>
      <link>https://www.vtrmedya.com/batmanda-kozluk-devlet-hastanesine-psikiyatri-uzmani-atandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vtrmedya.com/batmanda-kozluk-devlet-hastanesine-psikiyatri-uzmani-atandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Batman'da Kozluk Devlet Hastanesi kadrosuna katılan Psikiyatri Uzmanı Dr. Marziya Köse, hasta kabulüne başladı. Yeni atamayla birlikte hastanede psikiyatri polikliniği hizmet vermeye başladı.</p><p><strong>BATMAN (İGFA) - </strong>Bakü / Azerbaycan doğumlu olan Dr. Marziya Köse, tıp eğitimini 2014-2020 yılları arasında Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tamamladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Psikiyatri uzmanlık eğitimine 2021 yılında Kocaeli Üniversitesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı'nda başlayan Köse, 2022 yılından itibaren eğitimine İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı'nda devam etti ve 2025 yılında uzmanlık eğitimini başarıyla tamamladı.</p> <p>Uzmanlık eğitimi süresince çeşitli psikiyatrik hastalıkların tanı ve tedavi süreçlerinde aktif görev alan Dr. Marziya Köse, Kozluk Devlet Hastanesi'nde yetişkin ruh sağlığı alanında hizmet verecek. Kozluk Devlet Hastanesi Başhekimi Dr. Fırat Güneş, psikiyatri uzmanının göreve başlamasıyla birlikte hastanede psikiyatri polikliniğinin hizmet vermeye başladığını belirterek, Kozluk halkına daha kaliteli ve kapsamlı sağlık hizmeti sunmak için çalışmaların aralıksız devam edeceğini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.vtrmedya.com/batmanda-kozluk-devlet-hastanesine-psikiyatri-uzmani-atandi</guid>
      <pubDate>Fri, 27 Feb 2026 15:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vtrmedyacom.teimg.com/crop/1280x720/vtrmedya-com/uploads/2026/02/batmanda-kozluk-devlet-hastanesine-psikiyatri-uzmani-atandi.webp" type="image/jpeg" length="51494"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye'de her 10 yetişkinden 7'si risk altında]]></title>
      <link>https://www.vtrmedya.com/turkiyede-her-10-yetiskinden-7si-risk-altinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vtrmedya.com/turkiyede-her-10-yetiskinden-7si-risk-altinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Obezitenin sağlığı bozacak düzeyde aşırı yağ dokusu birikimi ile karakterize kronik bir hastalık olduğunu belirten DoktorTakvimi uzmanlarından Diyetisyen Canberk Yaşar, tanıda en sık kullanılan ölçütlerin Beden Kitle İndeksi (BKİ), bel çevresi ve vücut yağ oranı olduğunu söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p><strong>İSTANBUL (İGFA) - </strong>Dünya Sağlık Örgütü (WHO), obeziteyi 'sağlık riskini artıran anormal/aşırı yağ birikimi' olarak tanımlar.'<br /> <br /> <strong>OBEZİTE DÜNYADA VE TÜRKİYE'DE ARTIYOR</strong></p> <p>Obezitenin Türkiye'de ve dünyada artış eğilimi devam ettiğini; konunun yalnızca 'kilo' değil, sağlık sistemi ve toplum sağlığı açısından büyüyen bir risk olduğunu belirten DoktorTakvimi uzmanlarından Diyetisyen Canberk Yaşar, 'World Obesity Atlas 2025 Türkiye verilerine göre 2025'te yetişkinlerin yüzde 36'sı obez. Aynı veriler, yüksek BKİ (BMI ≥25) ile yaşayan yetişkin oranının 2025'te yüzde 71 olacağını söylüyor. Yani Türkiye'de her 10 yetişkinden yaklaşık yedisi fazla kilolu/obez aralığında. 2030'a geldiğimizde yüksek BKİ ile yaşayan yetişkin sayısının 47,44 milyona ulaşılacağı öngörülüyor. Bu, yükün büyümeye devam edeceğini anlatıyor' diyor.<br /> <br /> <strong>GÜNLÜK ALIŞKANLIKLAR OBEZİTE RİSKİNİ DOĞRUDAN ETKİLİYOR</strong></p> <p>Günlük yaşam alışkanlıklarının obezite gelişiminde belirleyici rol oynadığını söyleyen DoktorTakvimi uzmanlarından Diyetisyen Canberk Yaşar, 'Obezite gelişimi, enerji alımı ve enerji harcaması dengesinin uzun süre alım yönünde bozulmasıyla hızlanır. Hareketsizlik ve düşük günlük adım sayısı toplam enerji harcamasını düşürür ve insülin direnci eğilimini artırır. Ekran süresinin artması hem sedanter süreyi artırır hem de atıştırma ve reklam tetiklenmesi ile enerji alımını yükseltebilir. Uyku düzensizliği, iştahı düzenleyici hormonları etkiler ve sağlıklı seçim yapmayı zorlaştırarak enerji alımının artmasına neden olabilir. Ultra işlenmiş gıdalar ve sıvı kaloriler ise doyma sinyalinin zayıf olması nedeniyle porsiyon kontrolünü zorlaştırır' şeklinde konuşuyor.<br /> <br /> <strong>KİMLER DAHA YÜKSEK RİSK ALTINDA?</strong></p> <p>Obezite tedavisinde ilaçların belirli kriterlere göre gündeme geldiğini ifade eden Yaşar, 'İlaç tedavisi yaşam tarzı müdahalesine rağmen hedefe ulaşılamadığında ve BKİ'nin 30'un üzerinde olduğu durumlarda değerlendirilir. Süreçte diyetisyen ve hekim birlikte çalışmalıdır' dedi.</p> <p>Yaşar, küçük ama etkili değişikliklerin önemine dikkat çekerek günlük adım hedefi belirlemenin, ana öğünlerde protein tüketmenin, tabağın yarısını sebze ile doldurmanın ve direnç egzersizlerini alışkanlık haline getirmenin obeziteyle mücadelede etkili olduğunu vurguladı.</p> <p><br /> <strong>ÇOCUKLUK ÇAĞI OBEZİTESİ VE AİLELERİN ROLÜ</strong></p> <p>Çocukluk çağı obezitesine de dikkat çeken Diyetisyen Canberk Yaşar, artışın temel nedenlerini ekran süresi, hareket azalması, yüksek kalorili gıdalar ve uyku düzensizliği olarak açıklıyor.</p> <p>Ailelerin evde şekerli içecekleri rutin olmaktan çıkarması, ara öğün standardı oluşturması, günlük hareket kuralı koyması ve ekran süresi için net sınırlar belirlemesi gerektiğini belirterek, 'Çocuğu kilo ile değil performans, enerji ve uyku çıktıları üzerinden motive etmek daha etkili olur' şeklinde konuşuyor.<br /> <br /> <strong>OBEZİTE TEDAVİSİNDE İLAÇLARIN YERİ</strong></p> <p>Obezite tedavisinde ilaçların belirli kriterlere göre gündeme geldiğini ifade eden Yaşar, 'İlaç tedavisi yaşam tarzı müdahalesine rağmen hedefe ulaşılamadığında ve BKİ'nin 30'un üzerinde olduğu durumlarda değerlendirilir. Süreçte diyetisyen ve hekim birlikte çalışmalıdır' dedi.</p> <p>Yaşar, küçük ama etkili değişikliklerin önemine dikkat çekerek günlük adım hedefi belirlemenin, ana öğünlerde protein tüketmenin, tabağın yarısını sebze ile doldurmanın ve direnç egzersizlerini alışkanlık haline getirmenin obeziteyle mücadelede etkili olduğunu vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.vtrmedya.com/turkiyede-her-10-yetiskinden-7si-risk-altinda</guid>
      <pubDate>Fri, 27 Feb 2026 12:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vtrmedyacom.teimg.com/crop/1280x720/vtrmedya-com/uploads/2026/02/turkiyede-her-10-yetiskinden-7si-risk-altinda.webp" type="image/jpeg" length="94619"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çanakkaleli iki kız kardeş kanseri aynı gün Bursa'da yendi]]></title>
      <link>https://www.vtrmedya.com/canakkaleli-iki-kiz-kardes-kanseri-ayni-gun-bursada-yendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vtrmedya.com/canakkaleli-iki-kiz-kardes-kanseri-ayni-gun-bursada-yendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çanakkale'de yaşayan Hatice ve Nurten isimli iki kız kardeş Bursa'da Doruk Nilüfer Hastanesi'nde gerçekleşen başarılı operasyonla aynı gün meme kanserinden kurtuldular.</p><p><strong>BURSA (İGFA) - </strong>Çanakkale'de yaşayan 61 yaşındaki Hatice Özkan, 4 yıldır meme kanseri tedavisi görüyordu. Bursa'da Doruk Nilüfer Hastanesi'nde Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Coşkun Özer tarafından yapılan başarılı bir operasyonla sol meme kanseri saptanıp ameliyat edildi. Yapılan tetkik ve değerlendirmeler sonucunda hastalığın genetik olduğu tespit edilerek 54 yaşındaki kız kardeşi Nurten Korkmaz'da da meme kanseri saptandı. Bunun üzerine iki kız kardeş Hatice Özkan ve Nurten Korkmaz, kansersiz bir yaşamı tercih ettikleri için hastaneye başvurdular.</p> <p><strong>MEME KANSERİNDEN KURTURDULAR</strong></p> <p>Bursa'da Doruk Nilüfer Hastanesinde ileri düzeyde yapılan tetkik ve incelemeler sonucunda her iki kardeşin meme dokusunun tamamen alınması ve sonrasında fonksiyonel kayıp olmaması amaçlanarak, aynı gün içinde Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Coşkun Özer ve Plastik Cerrahi Uzmanı Dr. Kemal Karaca tarafından ardı ardına gerçekleşen başarılı operasyonlarla iki kız kardeş meme kanserinden tamamen kurtuldular.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>BURSA'DA ÖZEL HASTANENİN BAŞARISI</strong></p> <p>Doruk Nilüfer Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Coşkun Özer, 'Hatice teyzemize 4 yıl önce sol memenin tamamen alınması (sol mastektomi) yapılmış, şimdi ise sağ memenin tamamen alınması (sağ mastektomi), kız kardeşi Nurten hanıma ise iki memenin iç kısmındaki dokuların tamamen alınması ve boşalan alana silikon konulması ameliyatı uygulandı. Koridorlarda beraber yürüyerek kadınlar için en ciddi kanserlerden olan meme kanserini yendiler. Şimdi hastalığı geçmişte bırakarak sevdiklerine vakit ayırabilmektedirler' dedi.</p> <p>Meme kanserinde önemli bir deneyime sahip Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Coşkun Özer, 20 yaşından sonra kadınların kendi kendine meme muayene yapması, 40 yaşından sonra ise yıllık mamografi taramalarını yaptırmaları ve en ufak farklılıkta doktorlarına başvurması gerektiğini özellikle vurguladı. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.vtrmedya.com/canakkaleli-iki-kiz-kardes-kanseri-ayni-gun-bursada-yendi</guid>
      <pubDate>Fri, 27 Feb 2026 10:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vtrmedyacom.teimg.com/crop/1280x720/vtrmedya-com/uploads/2026/02/canakkaleli-iki-kiz-kardes-kanseri-ayni-gun-bursada-yendi.webp" type="image/jpeg" length="89540"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Batman Kozluk'ta Üroloji Uzmanı göreve başladı]]></title>
      <link>https://www.vtrmedya.com/batman-kozlukta-uroloji-uzmani-goreve-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vtrmedya.com/batman-kozlukta-uroloji-uzmani-goreve-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Batman'da Kozluk Devlet Hastanesi'ne atanan Üroloji Uzmanı Dr. Emre Pehlevan hasta kabulüne başladı. Uzman doktorun göreve başlamasıyla birlikte hastanede üroloji polikliniği de aktif hale getirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p><strong>BATMAN (İGFA) - </strong>İstanbul Atatürk Fen Lisesi'nden mezun olan Üroloji Uzmanı Dr. Emre Pehlevan, tıp eğitimini Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tamamladı.</p> <p>Meslek hayatına Marmara Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde başlayan Pehlevan, burada acil tıp alanında görev yaptı.</p> <p>Daha sonra Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde asistan doktor olarak görev alan Dr. Pehlevan, bu süreçte üroloji ihtisasını tamamladı. Uzmanlık eğitiminin ardından Tekirdağ Kapaklı Devlet Hastanesi'nde Üroloji Uzmanı olarak görev yapan Pehlevan, son olarak Kozluk Devlet Hastanesi kadrosuna atandı.</p> <p>Kozluk Devlet Hastanesi Başhekimi Dr. Fırat Güneş, üroloji polikliniğinin hizmete alınmasından memnuniyet duyduklarını belirterek, 'Uzman doktorumuzun göreve başlamasıyla birlikte hastanemizde üroloji alanında tanı ve tedavi hizmetleri verilmeye başlanmıştır. Kozluk halkına en iyi sağlık hizmetlerini sunmak için çalışmalarımıza devam edeceğiz.' ifadelerini kullandı.</p> <p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.vtrmedya.com/batman-kozlukta-uroloji-uzmani-goreve-basladi</guid>
      <pubDate>Thu, 26 Feb 2026 13:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vtrmedyacom.teimg.com/crop/1280x720/vtrmedya-com/uploads/2026/02/batman-kozlukta-uroloji-uzmani-goreve-basladi.webp" type="image/jpeg" length="77885"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
