<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Hatay Haberleri</title>
    <link>https://www.vtrmedya.com</link>
    <description>Doğru, güvenilir ve tarafız habercilik</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.vtrmedya.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 30 Aug 2026 09:37:44 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.vtrmedya.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Özel hastanelerde yeni dönem... Denetim muafiyeti 3 yıla çıkıyor]]></title>
      <link>https://www.vtrmedya.com/ozel-hastanelerde-yeni-donem-denetim-muafiyeti-3-yila-cikiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vtrmedya.com/ozel-hastanelerde-yeni-donem-denetim-muafiyeti-3-yila-cikiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığı, Özel Hastaneler Yönetmeliği'nde kapsamlı değişikliğe gitti. Yeni düzenlemeyle TÜSKA'dan platin veya altın akreditasyon alan özel hastaneler 3 yıl, gümüş alanlar 2 yıl, bronz alanlar ise 1 yıl olağan denetimlerden muaf tutulacak. Eski ruhsatlı hastanelere ise fiziki şartlar açısından önemli muafiyet getirildi.</p><p><strong>ANKARA (İGFA) - </strong>Sağlık Bakanlığı'nın özel hastanelere ilişkin yönetmelik değişikliği bugünkü Resmi Gazete'de yayımlandı. Düzenlemeyle özel hastanelerin denetim süreçlerinden laboratuvar ve röntgen hizmetlerine, uzman hekim kadrolarından fiziki şartlara kadar birçok alanda yeni kurallar getirildi.</p> <p><strong>AKREDİTASYONA GÖRE DENETİM MUAFİYETİ</strong></p> <p>Yeni düzenlemenin en dikkat çekici başlıklarından biri, TÜSKA akreditasyon belgesi alan özel hastanelere sağlanan denetim muafiyeti oldu. Buna göre platin veya altın kategorisinde belgelendirilen hastaneler 3 yıl, gümüş kategorisindekiler 2 yıl, bronz kategorisindekiler ise 1 yıl olağan denetimlerden muaf olacak.</p> <p><strong>RÖNTGEN VE LABORATUVAR ŞARTLARINDA DEĞİŞİKLİK</strong></p> <p>Özel hastanelerde bir adet seyyar röntgen cihazı veya en az 500 mA gücünde röntgen cihazı bulundurulması zorunlu hale getirilirken, cihazın yerinde hizmet alımı yoluyla temin edilmesi de yeterli sayılacak.</p> <p>Hastanelerin faaliyet gösterdikleri uzmanlık dallarının gerektirdiği tıbbi biyokimya ve/veya tıbbi mikrobiyoloji laboratuvarlarını bulundurmaları da zorunlu olacak. Belirli bir alanda hizmet veren hastaneler bu hizmeti yerinde hizmet alımıyla karşılayabilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>ESKİ HASTANELERE FİZİKİ ŞART MUAFİYETİ</strong></p> <p>Düzenlemenin dikkat çeken bir diğer maddesi ise 30 Ocak 2025'ten önce ruhsatlandırılmış özel hastaneler için getirilen fiziki şart muafiyeti oldu. Bu hastaneler, yönetmelikte yer alan fiziki şartlardan muaf tutulacak. Ancak 30 Ocak 2025 itibarıyla yapılan değişiklikler ve geçici 2'nci madde kapsamındaki hastaneler bu muafiyetten yararlanamayacak.</p> <p>Öte yandan, özel hastanelerde uzmanlık eğitimi ve hekim kadrolarına ilişkin bazı hükümler de yeniden düzenlendi. Muayenehaneden gelen hastaların başka bir hastanede tedavi edilmesine yönelik vaka bazlı izin mekanizmasının kapsamı da yeniden belirlendi. Yönetmeliğin fiziki şartlara ilişkin geçici 15'inci maddesi 30 Ocak 2025'ten geçerli olmak üzere, diğer hükümler ise yayımlandığı tarihte yürürlüğe girdi.</p> <p><img class='' height='1010' src='https://www.igfhaber.com/static/2026/08/29/screenshot-2026-08-29-at-09-26-28-29-agustos-2026-cumartesi-1787984795-200-x750.png' width='750' /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.vtrmedya.com/ozel-hastanelerde-yeni-donem-denetim-muafiyeti-3-yila-cikiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 29 Aug 2026 09:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vtrmedyacom.teimg.com/crop/1280x720/vtrmedya-com/uploads/2026/08/ozel-hastanelerde-yeni-donem-denetim-muafiyeti-3-yila-cikiyor.webp" type="image/jpeg" length="70981"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmandan menopoz için 'ikinci bahar' önerileri]]></title>
      <link>https://www.vtrmedya.com/uzmandan-menopoz-icin-ikinci-bahar-onerileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vtrmedya.com/uzmandan-menopoz-icin-ikinci-bahar-onerileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Parvana Seyidova, menopoz döneminin yalnızca hormonal bir değişim süreci olmadığını, aynı zamanda kadının bedenini yeniden tanıdığı ve gelecekte nasıl yaş almak istediğine karar verdiği yeni bir yaşam evresi olduğunu söyledi.</p><p><strong>İSTANBUL (İGFA) - </strong>Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Parvana Seyidova, menopozda fit ve zinde kalmanın yollarını anlatarak, bu dönemde hedefin sadece sıcak basmalarını azaltmak ya da kilo kontrolü sağlamak olmadığını; kasları, kemikleri, kalbi, beyni ve ruhsal iyilik halini birlikte korumak gerektiğini vurguladı.</p> <p><strong>KAS VE KEMİK SAĞLIĞINA DİKKAT ÇEKTİ</strong></p> <p>Uzman, menopoz döneminde kas kütlesi ve gücünde azalma görülebileceğini belirterek, yürüyüşün önemli olduğunu ancak tek başına yeterli olmadığını ifade etti. Haftalık düzene kuvvet ve direnç egzersizlerinin eklenmesini önerdi.</p> <p>Kemik sağlığının da menopozun ilk yıllarından itibaren korunması gerektiğini kaydeden Seyidova, ağırlık taşıyan egzersizler, yeterli protein, dengeli beslenme, gerektiğinde de kemik mineral yoğunluğu ölçümü ve osteoporoz risk değerlendirmesinin önemine işaret etti.</p> <p><strong>'METABOLİZMAYI AÇ BIRAKMAYIN' UYARISI</strong></p> <p>Menopozda vücut kompozisyonunun değişebileceğini ve karın çevresinde yağlanmanın artabileceğini söyleyen Seyidova, çözümün daha az yemek değil, doğru beslenmek olduğunu belirtti. Yeterli protein, sebze, lifli gıdalar, sağlıklı yağlar ve az işlenmiş besinlerden oluşan bir beslenme düzeninin; kasları, bağırsak sağlığını, kan şekeri dengesini ve kalp-damar sistemini destekleyeceğini ifade etti.</p> <p>Menopoz döneminde uyku sorunlarının sık görüldüğünü hatırlatan Seyidova, kaliteli uykunun tedavinin bir parçası olarak görülmesi gerektiğini söyledi. Düzenli uyku saati, akşam ışığının azaltılması ve geç saatlerde ağır yemekten kaçınılması gibi küçük değişikliklerin fayda sağlayabileceğini aktardı.</p> <p>Ruhsal iyilik halinin de en az fiziksel sağlık kadar önemli olduğunu belirten uzman, yoga, meditasyon, nefes çalışmaları, doğa yürüyüşü ve sosyal ilişkilerin bu süreçte destekleyici olduğunu dile getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>'MENOPOZ PLANINIZ SİZE ÖZEL OLMALI'</strong></p> <p>Dr. Seyidova, her kadının menopoz sürecinin farklı olduğuna dikkat çekerek, herkese aynı vitaminlerin, beslenme planının veya hormon yaklaşımının uygun olmayacağını vurguladı.</p> <p>Menopoz değerlendirmesinde kalp-damar riski, kemik sağlığı, kas gücü, uyku, ruhsal durum ve cinsel sağlığın birlikte ele alınması gerektiğini belirten Seyidova, uygun hastalarda menopoz hormon tedavisinin de bireysel olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p> <p>Dr. Seyidova, menopozu 'ikinci bahar'a çevirmek için her kadının kendine 10-20 yıl sonra nasıl bir kadın olmak istiyorsunuz' sorusunun sorulması gerektiğini belirterek, sağlıklı, güçlü, hareketli ve bağımsız bir yaşam için menopoz süreci bugünden doğru yönetilmesi gerektiğini kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.vtrmedya.com/uzmandan-menopoz-icin-ikinci-bahar-onerileri</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 18:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vtrmedyacom.teimg.com/crop/1280x720/vtrmedya-com/uploads/2026/08/uzmandan-menopoz-icin-ikinci-bahar-onerileri.webp" type="image/jpeg" length="88342"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bursa'da 3. Nilüfer Halk Sağlığı Günleri başlıyor]]></title>
      <link>https://www.vtrmedya.com/bursada-3-nilufer-halk-sagligi-gunleri-basliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vtrmedya.com/bursada-3-nilufer-halk-sagligi-gunleri-basliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Nilüfer Belediye tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen 'Nilüfer Halk Sağlığı Günleri', 3-4-5 Eylül tarihlerinde Nilüfer Belediyesi Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi'nde gerçekleşecek. Ücretsiz sağlık taramalarından bilgilendirici atölyelere, uzman söyleşilerinden çocuklar için eğitici etkinliklere kadar geniş bir program Bursalıları bekliyor.</p><p><strong>BURSA (İGFA) - </strong>Nilüfer Belediyesi, koruyucu sağlık hizmetlerine dikkat çekmek ve toplumda sağlık bilincini güçlendirmek amacıyla '3. Nilüfer Halk Sağlığı Günleri'ni düzenliyor.</p> <p>3-4-5 Eylül tarihlerinde düzenlenecek etkinlikler; Nilüfer Belediyesi Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi'nde vatandaşlarla buluşacak. Her gün saat 10.00'da başlayacak programlar, 17.00'ye kadar devam edecek.</p> <p>Sağlıklı bir toplumun temelinin koruyucu hekimlik ve erken farkındalıktan geçtiğini belirten Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, 'Nilüfer'de herkesin eşit, nitelikli ve erişilebilir sağlık hizmetine ulaşabilmesini çok önemsiyoruz. Üç gün boyunca uzman hekimler ve sağlık çalışanları eşliğinde sunacağımız ücretsiz taramalar, atölyeler ve bilgilendirici söyleşilerle hemşehrilerimizin yaşam kalitesini artırmayı hedefliyoruz. Tüm vatandaşlarımızı Nilüfer Belediyesi Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi'nde, Nilüfer Halk Sağlığı Günleri'ne bekliyoruz' dedi.</p> <p><img height='499' src='https://www.igfhaber.com/static/2026/08/28/sadi-ozdemir-2-1787916237-22-x750.jpeg' width='750' /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>ÜCRETSİZ SAĞLIK TARAMALARI</strong></p> <p>Etkinlik boyunca alanda kurulacak sağlık noktalarında uzmanlar tarafından ücretsiz taramalar gerçekleştirilecek. Ziyaretçiler; göz ve işitme testleri, denge ve skolyoz kontrolleri, solunum fonksiyon testi, karbonmonoksit (CO) ölçümü, vücut kitle endeksi ile kan şekeri ve tansiyon ölçümlerini yaptırabilecek. Ayrıca Footbalance cihazı ile düz tabanlık ve duruş bozukluğu analizi, cilt analizi, diş muayenesi, basit fizik tedavi uygulamaları ve sigarayı bırakmak isteyenler için danışmanlık hizmeti sunulacak.</p> <p><strong>HEM ÇOCUKLARA HEM YETİŞKİNLERE YÖNELİK ATÖLYELER VE SÖYLEŞİLER</strong></p> <p>3. Nilüfer Halk Sağlığı Günleri kapsamında sağlıklı yaşam alışkanlıklarını pekiştirecek pratik atölyeler de düzenlenecek. Yetişkinler için paketli gıdalarda etiket okuma, detoks içecekleri hazırlama, pilates, sanat terapisi ve sinema gösterimleri yapılırken; çocuklar için de eğlenceli el yıkama, doğru diş fırçalama, sağlıklı beslenme tabağı hazırlama ve organları tanıma atölyeleri yer alacak. Katılımcılar ayrıca okçuluk ve cornhole gibi sportif aktiviteler de katılabilecek.</p> <p>Program dâhilinde düzenlenecek söyleşilerde ise uzman konuklar eşliğinde 'Obezite ile Mücadele ve Sağlıklı Beslenme' ile 'Estetik ile İlgili Doğru Bilinen Yanlışlar' başlıkları ele alınacak.</p> <p>Etkinlik alanında sivil toplum kuruluşları ve Nilüfer Belediyesi'nin bilgilendirme stantları da yer alacak. Ziyaretçiler organ bağışı, Onkoday kanser bilgilendirmesi, Yeşilay, Çölyakla Yaşam Derneği, NİLKOOP, doğru ilaç ve prospektüs kullanımı gibi konularda bilgi alabilecek.</p> <p><img height='937' src='https://www.igfhaber.com/static/2026/08/28/afis-2-1787916253-815-x750.jpeg' width='750' /></p> <p>Ayrıca Nilüfer Belediyesi'nin Anne Taksi, Gezici Sağlık Hizmeti, Evde Sağlık, Yeni Doğan ve Bebek Bakımı, Nilüfer95, Lions & Ercan Dikencik Alzheimer Hasta Konuk Evi, Olgun Gençlik Merkezi, Tekerlekli Sandalye Tamir Evi ve hayvan sahiplendirme gibi sosyal projeleri de vatandaşlara tanıtılacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.vtrmedya.com/bursada-3-nilufer-halk-sagligi-gunleri-basliyor</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 14:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vtrmedyacom.teimg.com/crop/1280x720/vtrmedya-com/uploads/2026/08/bursada-3-nilufer-halk-sagligi-gunleri-basliyor.webp" type="image/jpeg" length="55099"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ABD'lilerin yeni sağlık rotası Türkiye... Yüzde 55,2 tedavi için Türkiye'ye sıcak bakıyor]]></title>
      <link>https://www.vtrmedya.com/abdlilerin-yeni-saglik-rotasi-turkiye-yuzde-552-tedavi-icin-turkiyeye-sicak-bakiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vtrmedya.com/abdlilerin-yeni-saglik-rotasi-turkiye-yuzde-552-tedavi-icin-turkiyeye-sicak-bakiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye, sağlık turizminde Amerikalıların da dikkatini çeken önemli destinasyonlardan biri haline geliyor. TÜBİTAK ile Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi iş birliğinde yürütülen araştırmada, ABD'de yaşayan yaklaşık bin kişilik katılımcı grubunun yüzde 55,2'si sağlık hizmeti almak için Türkiye'ye gelmeyi düşündüğünü belirtti.</p><p><strong>Özlem Özgüt Yörekli - abdpost / ABD (İGFA) - </strong>Araştırmanın sonuçlarını değerlendiren Prof. Dr. Aykut Ekiyor, Türkiye'nin saç ekimi, diş tedavileri, gülüş tasarımı ve göz operasyonları gibi alanlarda güçlü bir marka algısı oluşturduğunu söyledi. Çalışmanın, ABD'nin 49 eyaletine yayılan katılımcılarla gerçekleştirildiği aktarıldı.</p> <p><strong>AMERİKALILARIN TÜRKİYE ALGISINDA İLK SIRADA SAÇ EKİMİ VAR</strong></p> <p>Prof. Dr. Ekiyor, Amerikalıların Türkiye denildiğinde ilk olarak saç ekimini hatırladığını belirterek, bu alanda ülkenin küresel bir marka haline geldiğini ifade etti. Diş estetiği ve göz operasyonlarında da Türkiye'nin bilinirliğinin arttığını söyleyen Ekiyor, işlemlerin kısa sürede tamamlanması ve hastaların günlük yaşamlarına hızlı dönmesinin Türkiye'yi cazip hale getirdiğini vurguladı.</p> <p><strong>Tercihte Fiyat Kadar Kalite ve Güven de Önemli</strong></p> <p>Araştırmaya göre Amerikalıların Türkiye'yi tercih etmesinde uygun fiyat, yüksek kalite, Türk hekimlerine duyulan güven, kısa bekleme süreleri unsurları öne çıkıyor.</p> <p>ABD'de sağlık hizmetlerinin maliyetinin yüksek olduğuna dikkat çeken Ekiyor, Türkiye'nin yalnızca 'ucuz' bir ülke olarak değil, uygun fiyat ve yüksek kalite sunan güvenilir bir sağlık merkezi olarak konumlandırılması gerektiğini söyledi.</p> <p>Prof. Dr. Ekiyor, sağlık turizminde Instagram, TikTok ve YouTube gibi platformlarda paylaşılan hasta deneyimlerinin ve öncesi-sonrası görüntülerinin etkili olduğunu ifade etti. Ancak mevcut tanıtım faaliyetlerini yeterli bulmadığını belirten Ekiyor, özel hastane ve kliniklerin ABD pazarını bilen sosyal medya uzmanlarıyla çalışması gerektiğini kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><iframe allowfullscreen='' frameborder='0' height='360' src='https://www.youtube.com/embed/BRatm8KsBKs' width='640'></iframe></p> <p>Tanıtımlarda yalnızca fiyat avantajının değil; hekim uzmanlığı, hizmet kalitesi ve kısa bekleme sürelerinin de öne çıkarılması gerektiğini söyledi.</p> <p><strong>ABD'DEKİ TÜRK TOPLUMU DA KÖPRÜ ROLÜ OYNAYABİLİR</strong></p> <p>ABD'de yaşayan Türklerin de Türkiye'nin sağlık turizmine katkı sunabileceğini belirten Ekiyor, Amerikan toplumunda arkadaş tavsiyelerinin önemli etkisi olduğunu ifade etti. Türk derneklerinin tanıtım çalışmalarında aktif rol üstlenmesi gerektiğini söyleyen Ekiyor, konsolosluklarda sağlık turizmine yönelik birimlerin kurulmasının da güveni artırabileceğini dile getirdi.</p> <p>Türkiye'nin saç ekiminde güçlü bir marka olsa da diş tedavileri gibi alanlarda Kolombiya başta olmak üzere farklı ülkelerle rekabet ettiğine dikkat çeken Ekiyor, tanıtımın yetersiz kalması halinde potansiyel hastaların başka ülkelere yönelebileceği uyarısında bulundu. Türkiye'nin saç ekimi, diş, göz ve mide küçültme operasyonlarındaki avantajını koruması gerektiğini belirten Ekiyor, omurga cerrahisi gibi alanlarda da yeni fırsatlar bulunduğunu söyledi.</p> <p><strong>'İYİ ARAŞTIRIN' UYARISI</strong></p> <p>Prof. Dr. Aykut Ekiyor, Türkiye'de tedavi olmayı düşünen kişilere güvenilir sağlık kuruluşları ve aracı kurumlarla çalışma çağrısında bulundu. Hastaların yalnızca fiyata odaklanmaması gerektiğini söyleyen Ekiyor; hekimin uzmanlığı, kurumun güvenilirliği, tedavi planı ve takip sürecinin dikkatle incelenmesini önerdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.vtrmedya.com/abdlilerin-yeni-saglik-rotasi-turkiye-yuzde-552-tedavi-icin-turkiyeye-sicak-bakiyor</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 11:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vtrmedyacom.teimg.com/crop/1280x720/vtrmedya-com/uploads/2026/08/abdlilerin-yeni-saglik-rotasi-turkiye-yuzde-552-tedavi-icin-turkiyeye-sicak-bakiyor.webp" type="image/jpeg" length="64493"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dr. Murat Doğan: Bağışıklık sadece kışın değil, çocuğun günlük beslenmesinde de ele alınmalı]]></title>
      <link>https://www.vtrmedya.com/dr-murat-dogan-bagisiklik-sadece-kisin-degil-cocugun-gunluk-beslenmesinde-de-ele-alinmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vtrmedya.com/dr-murat-dogan-bagisiklik-sadece-kisin-degil-cocugun-gunluk-beslenmesinde-de-ele-alinmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Murat Doğan, okul öncesi dönemde çocukların bağışıklık sisteminin desteklenmesinde yalnızca vitamin ve mineral takviyelerine odaklanılmaması gerektiğini, bağırsak sağlığı ve beslenme düzeninin de bütüncül biçimde değerlendirilmesinin önem taşıdığını söyledi.</p><p><strong>İSTANBUL (İGFA) - </strong>Okul öncesi dönemin, çocukların bağışıklık sisteminin çevresel etkenlerle yoğun biçimde karşılaştığı kritik bir süreç olduğunu belirten Doğan, kreş ve anaokulu ortamlarında artan temasın, değişen beslenme alışkanlıklarının ve sık geçirilen enfeksiyonların ailelerde kaygı oluşturabildiğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><img height='652' src='https://www.igfhaber.com/static/2026/08/27/uzm-dr-murat-dogan-1787814103-18-x750.png' width='750' /></p> <p><strong>'BAĞIRSAKLAR BAĞIŞIKLIK SİSTEMİYLE YAKINDAN İLİŞKİLİ'</strong></p> <p>Dr. Murat Doğan, bağırsakların yalnızca sindirim sisteminin bir parçası olmadığını, aynı zamanda bağışıklık sistemiyle doğrudan ilişkili önemli bir yapı olduğunu vurguladı. Çocukluk döneminde dengeli ve çeşitli beslenmenin sağlıklı bağırsak mikrobiyotasının oluşumuna katkı sağladığını belirten Doğan, ebeveynlerin 'çocuğum daha az hastalansın' yaklaşımını yalnızca takviyeler üzerinden değerlendirmemesi gerektiğini söyledi.</p> <p><strong>ŞEKERLİ VE TEK TİP BESLENMEYE DİKKAT</strong></p> <p>Okul öncesi çocukların beslenmesinde en önemli sorunlardan birinin besin çeşitliliğinin azalması ve yüksek şeker içeren gıdaların fazla tüketilmesi olduğuna dikkat çeken Doğan, sebze, meyve, tam tahıllar ve uygun protein kaynaklarının dengeli biçimde sofrada yer alması gerektiğini ifade etti. Doğan, 'Tek bir mucize besin aramak yerine farklı besin gruplarını dengeli biçimde bir araya getirmek gerekiyor' dedi.</p> <p>Bağışıklığın yalnızca kış aylarında ya da okul açılmadan önce gündeme getirilmemesi gerektiğini söyleyen Doğan, yıl boyunca sürdürülebilen sağlıklı yaşam alışkanlıklarının daha doğru bir yaklaşım olduğunu belirtti.</p> <p><strong>ANTİBİYOTİK UYARISI</strong></p> <p>Sık enfeksiyon geçiren çocuklarda ailelerin zaman zaman antibiyotik kullanımına yöneldiğini belirten Doğan, her ateşin veya üst solunum yolu enfeksiyonunun antibiyotik gerektirmediğini hatırlattı. Antibiyotiklerin yalnızca hekim değerlendirmesiyle kullanılmasının önemine işaret eden Doğan, gereksiz kullanımın bireysel ve toplumsal sağlık açısından risk oluşturduğunu söyledi.</p> <p><img class='' height='500' src='https://www.igfhaber.com/static/2026/08/27/cocuklarin-bagisak-sagligina-dikkat-2-1787814109-295-x750.jpeg' width='750' /></p> <p><strong>EBEVEYNLERE 5 ÖNERİ</strong></p> <p>Dr. Murat Doğan, ailelere çocukların bağışıklık ve bağırsak sağlığını desteklemek için şu önerilerde bulundu:</p> <ul> <li>Sofrada çeşitliliği artırın.</li> <li>Şekerli ve ultra işlenmiş gıdaları sınırlandırın.</li> <li>Uyku düzenine dikkat edin.</li> <li>Antibiyotiği doktor önerisi olmadan kullanmayın.</li> <li>Tekrarlayan sağlık sorunlarında hekime başvurun.</li> </ul></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.vtrmedya.com/dr-murat-dogan-bagisiklik-sadece-kisin-degil-cocugun-gunluk-beslenmesinde-de-ele-alinmali</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 10:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vtrmedyacom.teimg.com/crop/1280x720/vtrmedya-com/uploads/2026/08/dr-murat-dogan-bagisiklik-sadece-kisin-degil-cocugun-gunluk-beslenmesinde-de-ele-alinmali.webp" type="image/jpeg" length="83229"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Unutkanlık her zaman hastalık değildir... İşte hafızayı korumak için 5 öneri]]></title>
      <link>https://www.vtrmedya.com/unutkanlik-her-zaman-hastalik-degildir-iste-hafizayi-korumak-icin-5-oneri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vtrmedya.com/unutkanlik-her-zaman-hastalik-degildir-iste-hafizayi-korumak-icin-5-oneri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Anahtarın yerini unutmak, odaya girince neden geldiğini hatırlayamamak ya da yeni tanışılan kişinin adını çıkaramamak çoğu zaman hastalık anlamına gelmiyor. Uzmanlara göre beyin, gereksiz bilgileri ayıklayarak önemli anıları koruyor. Ancak unutkanlık günlük yaşamı belirgin biçimde etkilemeye veya giderek artmaya başladığında uzman değerlendirmesi gerekiyor.</p><p><strong>İSTANBUL (İGFA) - </strong>Günlük yaşamda hemen herkesin karşılaştığı unutkanlık anları, çoğu zaman endişeye neden olsa da her unutkanlık hastalık belirtisi değil.</p> <p>Prof. Dr. Murat Kurt, beynin sağlıklı çalışabilmesi için 'unutma' mekanizmasına ihtiyaç duyduğunu belirterek, hafızanın kusursuz bir kayıt cihazı olmadığını vurguladı. Prof. Dr. Kurt'a göre beyin, her gün karşılaştığı milyonlarca uyaranın tamamını aynı ayrıntıyla saklamak yerine önemli gördüğü bilgileri güçlendiriyor, gereksiz ayrıntıları ise eliyor. Bu nedenle unutmak, çoğu zaman hafızanın bir hatası değil, sağlıklı işleyişinin önemli bir parçası.</p> <p><strong>DUYGUSAL ANILAR DAHA GÜÇLÜ YER EDİYOR</strong></p> <p>Sık tekrarlanan düşünceler, endişeler ve duygusal açıdan yoğun deneyimler beyinde daha güçlü biçimde pekişebiliyor. Özellikle travmatik yaşantılar ve sürekli zihni meşgul eden olumsuz düşünceler, uygun bir ipucuyla yeniden kolayca hatırlanabiliyor. Prof. Dr. Kurt, bir bilginin kalıcı hale gelmesinde yalnızca tekrarın değil, dikkat ve anlamlı işlemenin de önemli olduğunu belirtiyor. Dijital ortamda hızla tüketilen içeriklerin ise çoğu zaman yüzeysel işlendiğini ifade eden Kurt, sürekli ekran kaydırmanın hafızayı güçlendirmek yerine bilişsel yükü artırabileceğine dikkat çekiyor.</p> <p><strong>ODAYA GİRİNCE NEDEN NE YAPACAĞIMIZI UNUTUYORUZ?</strong></p> <p>Bir odaya girdikten sonra neden oraya geldiğini unutma durumu da bilimsel olarak açıklanabiliyor. 'Kapı eşiği etkisi' olarak bilinen bu durum, ortam değiştiğinde beynin bağlamı güncellemesiyle ilişkilendiriliyor. Yoğun çalışma temposu, dikkat bölünmesi ve aynı anda birden fazla işle uğraşmak bu tür kısa süreli unutkanlıkları artırabiliyor. Prof. Dr. Kurt, sorunun çoğu zaman hafızadan ziyade dikkatle ilgili olduğunu belirterek, birkaç saniye durup yeniden odaklanıldığında bilginin çoğunlukla geri geldiğini ifade ediyor.</p> <p><img height='913' src='https://www.igfhaber.com/static/2026/08/25/1787580945-prof-dr-murat-kurt-1787660959-788-x750.jpeg' width='750' /></p> <p><strong>NE ZAMAN DOKTORA BAŞVURULMALI?</strong></p> <p>Zaman zaman isim unutmak, anahtarın yerini karıştırmak veya bir randevuyu hatırlamakta gecikmek tek başına hastalık göstergesi olmayabiliyor. Ancak unutkanlığın günlük yaşamı belirgin şekilde aksatması veya giderek kötüleşmesi önem taşıyor. Aynı soruları tekrar tekrar sormak, tanıdık yerlerde yön bulmakta zorlanmak ya da para yönetimi gibi günlük işlerde güçlük yaşamak tıbbi değerlendirme gerektirebilecek belirtiler arasında bulunuyor.</p> <p>Uykusuzluk, depresyon, kronik stres, yoğun iş temposu, bazı ilaçlar ve dikkat dağınıklığının da hafızayı olumsuz etkileyebileceğini belirten Prof. Dr. Kurt, bu tür durumlarda uzman değerlendirmesinin önemine işaret ediyor.</p> <p><strong>KÖTÜ ANILARIN ETKİSİ AZALTILABİLİR</strong></p> <p>Travmatik veya olumsuz anıların tamamen silinmesinin mümkün olmadığını belirten Kurt, ancak bu anıların oluşturduğu duygusal yükün azaltılabileceğini ifade ediyor. Psikoterapi, sağlıklı baş etme yöntemleri ve gerektiğinde profesyonel destekle kişinin anıyla kurduğu ilişkinin değişebileceği belirtiliyor.</p> <p><strong>HAFIZAYI KORUMAK İÇİN 5 TEMEL ÖNERİ</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Prof. Dr. Kurt, hafızayı desteklemek için 'mucize' bir yöntem olmadığını vurgulayarak şu alışkanlıklara dikkat çekiyor:</p> <ul> <li>Kaliteli ve düzenli uyumak.</li> <li>Haftada en az 150 dakika orta yoğunlukta fiziksel aktivite yapmak.</li> <li>Yeni beceriler öğrenmek ve zihinsel olarak aktif kalmak.</li> <li>Güçlü sosyal ilişkileri sürdürmek.</li> <li>Dengeli, Akdeniz tipi beslenmek ve stresi yönetmek.</li> </ul> <p>Özellikle odaklanma gerektiren işlerde dikkati sürekli bölen alışkanlıklardan uzak durulması gerektiğini belirten Prof. Dr. Kurt, hafıza için en değerli yatırımın sağlıklı yaşam alışkanlıkları olduğunu ifade ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.vtrmedya.com/unutkanlik-her-zaman-hastalik-degildir-iste-hafizayi-korumak-icin-5-oneri</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 15:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vtrmedyacom.teimg.com/crop/1280x720/vtrmedya-com/uploads/2026/08/unutkanlik-her-zaman-hastalik-degildir-iste-hafizayi-korumak-icin-5-oneri.webp" type="image/jpeg" length="97091"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ankara Üniversitesi'nin 'Anne-Bebek Sağlığı' Mozambik'te yayılıyor]]></title>
      <link>https://www.vtrmedya.com/ankara-universitesinin-anne-bebek-sagligi-mozambikte-yayiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vtrmedya.com/ankara-universitesinin-anne-bebek-sagligi-mozambikte-yayiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ankara Üniversitesi, TİKA desteğiyle Gambiya'da başlattığı ve anne-bebek ölüm oranlarında düşüş sağlayan sağlık projesini Mozambik'te de sürdürüyor. Üniversite, Türkiye'nin sağlık tecrübesini Afrika ülkelerine taşımayı ve anne-bebek ölümlerini azaltmayı hedefliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p><strong>ANKARA (İGFA) - </strong>Ankara Üniversitesi, Türkiye'nin sağlık alanındaki bilgi ve tecrübesini dost ülkelerle paylaşmak amacıyla yürüttüğü Anne ve Bebek Sağlığını Koruma Projesi'ni Afrika'da yaygınlaştırıyor.</p> <p>TİKA'nın desteğiyle 2023'te Gambiya'da hayata geçirilen proje, ülkedeki sağlık altyapısı ve personel ihtiyaçlarının belirlenmesinin ardından verilen eğitimlerle uygulanmaya başladı. Gambiyalı hekim ve hemşirelerin Ankara Üniversitesi hastanelerinde eğitim ve gözlem yapmasının da sağlandığı proje kapsamında, ülkede anne ve bebek ölüm oranlarında önemli düşüşler kaydedildi.</p> <p><strong>GAMBİYA'NIN ARDINDAN MOZAMBİK</strong></p> <p>Gambiya'daki başarılı sonuçların ardından proje yaklaşık bir yıl önce Mozambik'e taşındı. Cebeci Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Tanıl Kendirli koordinasyonunda yürütülen çalışma kapsamında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesinden 6 öğretim üyesi, Maputo'daki NdLavela Sağlık Merkezini ziyaret ederek sağlık çalışanlarıyla bilgi ve deneyim paylaşımında bulundu.</p> <p>Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Ünüvar da Mozambik ziyaretinde Sağlık Bakanlığı Daimî Sekreteri Ivan Manhiça ile bir araya gelerek projenin geleceğini değerlendirdi. Görüşmelerde sağlık turizmi ve sağlıkta dijitalleşme alanlarında yeni iş birliği imkanları da ele alındı.</p> <p>Ünüvar, projenin amacının Türkiye'nin sağlık alanındaki birikimini küresel ölçekte, özellikle dost ülkelere aktarmak ve anne-bebek ölüm oranlarını azaltmak olduğunu belirtti.</p> <p><img class='' height='500' src='https://www.igfhaber.com/static/2026/08/24/tv-limak-cimentos-tesisleri-eduardo-mondlane-universitesi-universidade-joaquim-chissano-saglik-bakanligi-daimi-sekreteri-sn-ivan-manhica-hqj6se1wcaailud-1787567354-235-x750.jpeg' width='750' /></p> <p><strong>'GAMBİYA'DA BAŞARDIK, MOZAMBİK'TE DE BAŞARACAĞIZ'</strong></p> <p>Mozambik'te anne ölüm oranının 100 bin gebelikte 99, yenidoğan ölüm oranının ise 1000 doğumda 28 olduğunu belirten Ünüvar, hedeflerinin bu göstergeleri dünya ortalamasına çekmek olduğunu ifade etti. Ünüvar, TİKA'nın desteğiyle Gambiya'da başarıya ulaşan projenin Mozambik'te de aynı şekilde sonuç vereceğine inandığını vurgulayarak, 'Gambiya'da başardığımızı burada da rahatlıkla başarabileceğimize inanıyoruz' dedi.</p> <p>Proje kapsamında 15 kişilik Mozambikli sağlık ekibinin Ankara Üniversitesi hastanelerinde iki hafta boyunca eğitim ve gözlem yapacağı bildirildi.</p> <p>Ankara Üniversitesi, projeyi ilerleyen dönemde Güney Afrika, Tanzanya ve Sierra Leone gibi diğer Afrika ülkelerine de taşımayı hedefliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.vtrmedya.com/ankara-universitesinin-anne-bebek-sagligi-mozambikte-yayiliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 13:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vtrmedyacom.teimg.com/crop/1280x720/vtrmedya-com/uploads/2026/08/ankara-universitesinin-anne-bebek-sagligi-mozambikte-yayiliyor.webp" type="image/jpeg" length="72680"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Zayıflama iğnesinde kritik uyarı: Dozu kendiniz değiştirmeyin!]]></title>
      <link>https://www.vtrmedya.com/zayiflama-ignesinde-kritik-uyari-dozu-kendiniz-degistirmeyin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vtrmedya.com/zayiflama-ignesinde-kritik-uyari-dozu-kendiniz-degistirmeyin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Obezite tedavisinde giderek yaygınlaşan GLP-1 grubu ilaçlar, bilinçsiz kullanıldığında ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ferhat Çetin, özellikle sosyal medya ve arkadaş tavsiyesiyle bu ilaçlara başlanmaması gerektiğini belirterek 5 kritik uyarıda bulundu.</p><p><strong>İSTANBUL (İGFA) - </strong>Obezite tedavisinde son yılların en çok konuşulan yöntemlerinden biri haline gelen ve kamuoyunda 'zayıflama iğnesi' olarak bilinen GLP-1 grubu ilaçlar, milyonlarca kişinin kilo verme umudu oldu. Ancak uzmanlar, bu ilaçların yalnızca iştah azaltıcı ürünler olarak görülmemesi gerektiğine dikkat çekiyor.</p> <p>İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ferhat Çetin, GLP-1 grubu ilaçların metabolizma, hormon dengesi ve kan şekeri üzerinde etkili güçlü tıbbi tedaviler olduğunu belirterek, bilinçsiz kullanımın başta pankreas, safra kesesi ve sindirim sistemi olmak üzere çeşitli sağlık sorunlarına yol açabileceğini söyledi.</p> <p><strong>UZMAN KONTROLÜ ŞART</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Çetin, bu ilaçların herkes için uygun olmadığını vurgulayarak tedaviye mutlaka hekim değerlendirmesi sonrasında başlanması gerektiğini ifade etti. Özellikle pankreatit öyküsü, safra taşı veya safra yolu hastalığı, medüller tiroit kanseri riski ve ileri düzey mide-bağırsak hastalığı bulunan kişilerin ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.</p> <p><img height='945' src='https://www.igfhaber.com/static/2026/08/24/1787306460-ferhat-etin-1787559287-270-x750.jpeg' width='750' /></p> <p><strong>TEDAVİ ÖNCESİ TETKİK ÖNEMLİ</strong></p> <p>Tedavi öncesinde kan şekeri, HbA1c, insülin direnci, kolesterol ve trigliserid düzeylerinin yanı sıra karaciğer, böbrek ve tiroit fonksiyonlarının değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Çetin, gerekli durumlarda safra kesesi ve pankreasın da incelenebileceğini aktardı.</p> <p><strong>'DAHA FAZLA KULLANIRSAM DAHA HIZLI KİLO VERİRİM' YANILGISI</strong></p> <p>İlaç dozunun kişinin kendi kararıyla artırılmasının ciddi risk taşıdığını belirten Çetin, hızlı doz artışının bulantı, kusma, şiddetli mide-bağırsak şikayetleri ve sıvı kaybına neden olabileceği uyarısında bulundu. İlaçların düzensiz kullanılmasının da tedavinin etkinliğini azaltabileceğini kaydetti.</p> <p>Tedavi sırasında ortaya çıkan her belirtinin sıradan bir yan etki olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Çetin, şiddetli ve geçmeyen karın ağrısı, sürekli kusma, sarılık, koyu renk idrar ve yüksek ateş gibi belirtilerde vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini söyledi. Çetin, GLP-1 grubu ilaçların internetten edinilen bilgiler veya çevre tavsiyesiyle başlanacak ürünler olmadığını, tedavinin kişinin sağlık geçmişi ve mevcut hastalıkları dikkate alınarak hekim kontrolünde yürütülmesi gerektiğini vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.vtrmedya.com/zayiflama-ignesinde-kritik-uyari-dozu-kendiniz-degistirmeyin</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 11:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vtrmedyacom.teimg.com/crop/1280x720/vtrmedya-com/uploads/2026/08/zayiflama-ignesinde-kritik-uyari-dozu-kendiniz-degistirmeyin.webp" type="image/jpeg" length="74901"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dondurma masum değil! Glikoz ve fruktoz şurubuna dikkat]]></title>
      <link>https://www.vtrmedya.com/dondurma-masum-degil-glikoz-ve-fruktoz-surubuna-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vtrmedya.com/dondurma-masum-degil-glikoz-ve-fruktoz-surubuna-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz aylarının vazgeçilmez lezzeti dondurma, içeriğine ve porsiyonuna dikkat edilmediğinde yüksek miktarda şeker ve kalori alımına yol açabiliyor. Uz. Dyt. Betül Merd, tüketicilere 'meyveli, fit, şekersiz' gibi ifadelere değil, ürünün içindekiler listesine bakmaları uyarısında bulundu.</p><p><strong>İSTANBUL (İGFA) - </strong>Yaz sıcaklarında serinletici etkisiyle sıkça tüketilen dondurma, içeriği ve porsiyon miktarına dikkat edilmediğinde sağlıklı beslenme düzeninin dışına çıkabiliyor. Uz. Dyt. Betül Merd, dondurmanın 'soğuk olduğu için hafif' olduğu düşüncesinin doğru olmayabileceğini belirterek, seçim yaparken ürün etiketlerinin mutlaka incelenmesi gerektiğini söyledi.</p> <p>Dondurmanın sağlıklı ya da sağlıksız olduğuna yalnızca ürünün adına bakılarak karar verilmemesi gerektiğini belirten Merd, süt, yoğurt veya krema içeren; gerçek meyve, kakao ve kuruyemiş gibi bileşenler kullanılan ürünlerle, yoğun şeker, glikoz veya fruktoz şurubu, bitkisel yağ ve aroma vericiler içeren ürünlerin aynı besin değerine sahip olmadığını vurguladı.</p> <p>Özellikle market ürünlerinde 'dondurma', 'sütlü buz' ve 'bitkisel yağlı ürün' gibi ifadelerin birbirinden farklı olduğuna dikkat çeken Merd, tüketicilerin ürünlerin ön yüzündeki 'çilekli' veya 'çikolatalı' gibi ifadelerden ziyade içindekiler listesini ve besin değerleri tablosunu incelemesini önerdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><img class='' height='577' src='https://www.igfhaber.com/static/2026/08/23/1787204512-uz-dyt-bet-l-merd-1787500127-416-x750.jpeg' width='750' /></p> <p><strong>'ERİ­MİYORSA SAĞLIKSIZDIR' İDDİASI DOĞRU DEĞİL</strong></p> <p>Sosyal medyada sıkça paylaşılan, dondurmanın su altında tutulmasına rağmen erimediğini gösteren videolar da gündeme geldi. Merd, bir dondurmanın geç erimesinin veya şeklini korumasının tek başına ürünün sağlıksız olduğunu göstermediğini belirtti.</p> <p>Dondurmanın erime davranışında yağ miktarı, süt proteinleri, şeker ve kuru madde oranı, emülgatör ve stabilizatörler, hava miktarı, üretim teknolojisi ve saklama koşulları gibi birçok faktörün etkili olduğu ifade edildi.</p> <p><strong>'FİT' VE 'MEYVELİ' İFADELERİNE ALDANMAYIN</strong></p> <p>Uz. Dyt. Merd, 'şekersiz', 'fit', 'light' veya 'meyveli' ifadelerinin de bir ürünün otomatik olarak sağlıklı olduğu anlamına gelmediğini belirtti.</p> <p>Tüketicilere dondurma alırken şu noktalara dikkat etmeleri önerildi:</p> <ul> <li>İçindekiler listesini mutlaka okuyun.</li> <li>Şeker veya şeker içeren bileşenlerin listedeki sırasına dikkat edin.</li> <li>Kullanılan yağ kaynağını kontrol edin.</li> <li>Şeker ve enerji miktarını besin değerleri tablosundan inceleyin.</li> <li>Bir paketin tamamını tek porsiyon olarak tüketmeyin.</li> <li>'Meyveli' ifadesinin gerçek meyve içerdiği anlamına gelmediğini unutmayın.</li> </ul></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.vtrmedya.com/dondurma-masum-degil-glikoz-ve-fruktoz-surubuna-dikkat</guid>
      <pubDate>Sun, 23 Aug 2026 18:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vtrmedyacom.teimg.com/crop/1280x720/vtrmedya-com/uploads/2026/08/dondurma-masum-degil-glikoz-ve-fruktoz-surubuna-dikkat.webp" type="image/jpeg" length="42740"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tip 1 diyabetli çocuklarda ağız ve diş sağlığı uyarısı]]></title>
      <link>https://www.vtrmedya.com/tip-1-diyabetli-cocuklarda-agiz-ve-dis-sagligi-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vtrmedya.com/tip-1-diyabetli-cocuklarda-agiz-ve-dis-sagligi-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çocuk Diş Hekimi Dt. Nurgül Demir, Tip 1 diyabetli çocuklarda ağız kuruluğu, diş çürükleri ve diş eti sorunları gibi problemlere karşı düzenli kontrollerin ve koruyucu ağız bakımının önemine dikkat çekti.</p><p><strong>İSTANBUL (İGFA) - </strong>Tip 1 diyabet, çocukluk döneminde düzenli takip gerektiren kronik hastalıklar arasında yer alırken, hastalığın ağız ve diş sağlığı üzerindeki olası etkileri de ailelerin dikkat etmesi gereken konular arasında bulunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Çocuk Diş Hekimi Dt. Nurgül Demir, diyabetli çocuklarda ağız sağlığı takibinin yalnızca bir sorun ortaya çıktığında değil, koruyucu yaklaşımla sürdürülmesi gerektiğini belirtti.</p> <p><strong>DİYABET VE AĞIZ SAĞLIĞI ARASINDA ÇİFT YÖNLÜ İLİŞKİ</strong></p> <p>Kan şekeri kontrolünün yetersiz olduğu dönemlerde ağız kuruluğu ve ağız içi enfeksiyonlara yatkınlık gibi sorunların görülebileceğini belirten Demir, diş eti hastalıklarının da kan şekeri kontrolünü zorlaştırabilecek faktörler arasında değerlendirildiğini ifade etti. Özellikle glisemik kontrolün yetersiz olduğu veya cerrahi ve invaziv diş işlemlerinin planlandığı durumlarda, çocuğu takip eden hekim ile diş hekiminin iletişim halinde olması gerektiği vurgulandı.</p> <p><strong>FLORÜRLÜ DİŞ MACUNU VE DÜZENLİ KONTROL ÖNEMLİ</strong></p> <p>Tip 1 diyabetli çocuklarda düzenli ağız bakımının önemine dikkat çeken Demir, yaşa uygun florür içeren diş macunuyla günde en az iki kez diş fırçalanmasını önerdi.</p> <p>Çocuğun bireysel çürük riskine göre profesyonel florür uygulamalarının değerlendirilebileceğini belirten Demir, düzenli diş hekimi kontrollerinin çürük ve diş eti problemlerinin erken fark edilmesine yardımcı olduğunu söyledi.</p> <p>Dengeli ve çocuğun bireysel gereksinimlerine uygun beslenmenin hem diyabet yönetimine hem de ağız ve diş sağlığına katkı sağlayabileceği belirtildi.</p> <p>Özellikle ağız kuruluğunun görüldüğü durumlarda yeterli su tüketiminin ağız içindeki nem dengesinin korunmasına katkı sağlayabileceği ifade edildi. Demir, diş tedavisi randevularının da çocuğun günlük diyabet rutini, öğün düzeni ve kan şekeri kontrolü dikkate alınarak planlanması gerektiğini belirtti. Demir, 'Glisemik kontrol, tükürük özellikleri, ağız hijyeni, beslenme düzeni ve bireysel diş çürüğü riskinin birlikte değerlendirilmesi ve rutin kontrollerin aksatılmaması' gerektiğini vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.vtrmedya.com/tip-1-diyabetli-cocuklarda-agiz-ve-dis-sagligi-uyarisi</guid>
      <pubDate>Sun, 23 Aug 2026 15:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vtrmedyacom.teimg.com/crop/1280x720/vtrmedya-com/uploads/2026/08/tip-1-diyabetli-cocuklarda-agiz-ve-dis-sagligi-uyarisi.webp" type="image/jpeg" length="45491"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanından ailelere uyarı... 'Büyüyünce düzelir' diye beklemeyin]]></title>
      <link>https://www.vtrmedya.com/uzmanindan-ailelere-uyari-buyuyunce-duzelir-diye-beklemeyin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vtrmedya.com/uzmanindan-ailelere-uyari-buyuyunce-duzelir-diye-beklemeyin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çocukların gelişim hızlarının farklı olabileceğini belirten Fizyoterapist Canan Darıcı Mehlepçi, aileleri endişelendiren belirgin farklılıklarda 'büyüyünce düzelir' düşüncesiyle beklemek yerine profesyonel değerlendirme yapılması gerektiğini söyledi.</p><p><strong>İSTANBUL (İGFA) - </strong>Çocukluk döneminde kazanılan her yeni beceri gelişimin önemli bir parçasını oluştururken, her çocuğun gelişim süreci farklı ilerleyebiliyor. Uzmanlar, gelişimsel farklılıkların her zaman bir sorun anlamına gelmediğine dikkat çekerken, belirgin işaretlerin erken dönemde değerlendirilmesinin önemini vurguluyor.</p> <p>Fizyoterapist Canan Darıcı Mehlepçi, çocukların oturma, emekleme, yürüme, oyun oynama ve çevreleriyle etkileşim kurma gibi becerileri farklı zamanlarda kazanabildiğini belirtti.</p> <p>Mehlepçi, ailelerin çocuklarında belirgin bir farklılık gözlemlemesi halinde 'biraz daha büyüsün, düzelir' diye beklememesi gerektiğini ifade ederek, erken değerlendirmenin çocuğun ihtiyacına uygun desteğe zamanında ulaşmasını sağlayabileceğini söyledi.</p> <p><strong>'ERKEN MÜDAHALE ÇOCUĞU KALIBA SOKMAK DEĞİL'</strong></p> <p>Erken müdahalenin yalnızca terapi seanslarından ibaret olmadığını belirten Mehlepçi, bunun çocuğun kendi potansiyelini desteklemeye yönelik bir süreç olduğunu kaydetti. Mehlepçi, 'Bizim için erken müdahale; çocuğu belirli bir kalıba sokmak değil, onun kendi potansiyelini desteklemek, bağımsızlığını artırmak ve günlük yaşama katılımını güçlendirmek anlamına geliyor' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Çocuğun yalnızca yapamadıklarına değil, yapabildiklerine ve desteğe ihtiyaç duyduğu alanlara odaklanılması gerektiğini vurguladı.</p> <p>Profesyonel değerlendirme yapılmasının mutlaka bir problem bulunduğu anlamına gelmediğini belirten Mehlepçi, bazı durumlarda aileye çocuğun gelişiminin yolunda olduğunun söylenebileceğini ifade etti. Mehlepçi, 'Önemli olan belirsizliği ortadan kaldırmak ve çocuğun gelişimini doğru şekilde takip etmek' değerlendirmesinde bulundu.</p> <p><strong>AİLELER HANGİ İŞARETLERE DİKKAT ETMELİ?</strong></p> <p>Uzman, özellikle şu durumlarda profesyonel değerlendirme yapılmasının yararlı olabileceğini belirtti:</p> <ul> <li>Hareket gelişiminde belirgin gecikme,</li> <li>Denge ve koordinasyon güçlükleri,</li> <li>Postür ve hareketlerde belirgin farklılıklar,</li> <li>Motor becerilerde zorlanma,</li> <li>Hareketleri planlamada güçlük,</li> <li>Günlük yaşam aktivitelerinde yaşıtlarına göre belirgin bağımlılık,</li> <li>Ses, dokunma veya harekete karşı aşırı ya da düşük tepki,</li> <li>Oyun ve çevreyle etkileşimde belirgin güçlük.</li> </ul> <p>Bu işaretlerin çocuğa etiket koymak amacıyla değil, ihtiyaçların zamanında fark edilerek doğru desteğin sağlanması için değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Mehlepçi, erken müdahalenin bir yarış olmadığının altını çizdi.</p> <p><strong>'ÇOCUĞUNUZU BAŞKALARIYLA KIYASLAMAYIN'</strong></p> <p>Ailelere çocuklarını başka çocuklarla kıyaslamamaları çağrısında bulunan Mehlepçi, 'Çocuğumuz neden diğer çocuklar gibi değil?' sorusu yerine, 'Çocuğumuz bugün nerede ve onun gelişimini desteklemek için ne yapabiliriz?' sorusunun sorulması gerektiğini belirtti. Bu yaklaşımın hem ailelerin kaygısını azaltacağını hem de çocuğun güçlü yönlerine odaklanmayı sağlayacağını ifade eden Mehlepçi, 'Biz çocuğu değiştirmeye çalışmıyoruz. Onun güçlü yönlerini destekleyerek, ihtiyaç duyduğu alanlarda gelişimine eşlik ediyoruz' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.vtrmedya.com/uzmanindan-ailelere-uyari-buyuyunce-duzelir-diye-beklemeyin</guid>
      <pubDate>Sun, 23 Aug 2026 11:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vtrmedyacom.teimg.com/crop/1280x720/vtrmedya-com/uploads/2026/08/uzmanindan-ailelere-uyari-buyuyunce-duzelir-diye-beklemeyin.webp" type="image/jpeg" length="81754"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kocaeli GDTM'de ücretsiz HIV testi]]></title>
      <link>https://www.vtrmedya.com/kocaeli-gdtmde-ucretsiz-hiv-testi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vtrmedya.com/kocaeli-gdtmde-ucretsiz-hiv-testi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli'de yaşayan vatandaşlar, Gönüllü Danışmanlık ve Test Merkezi'nde (GDTM) kimlik bilgilerini paylaşmadan ve ücretsiz olarak HIV testi yaptırabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>KOCAELİ (İGFA) - Uzmanlar, HIV'in uzun yıllar belirti vermeden ilerleyebileceğini, bu nedenle belirti beklenmeden test yaptırmanın büyük önem taşıdığını vurguluyor. Kocaeli Üniversitesi Araştırma Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Sıla Akhan ile Pozitif-iz Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Çiğdem Şimşek, erken tanı ve test hizmetlerine erişimin hem bireysel hem de toplumsal sağlık açısından kritik rol oynadığını belirtiyor.</p> <p><strong>'HIV Enfeksiyonu ve AIDS Aynı Şey Değil'</strong></p> <p>HIV'in bağışıklık sistemini hedef alan bir virüs olduğunu belirten Prof. Dr. Sıla Akhan, HIV ile AIDS'in aynı şey olmadığının bilinmesi gerektiğini ifade etti: </p> <p>'HIV; korunmasız cinsel temas, kan yoluyla ve gerekli önlemler alınmadığında anneden bebeğe gebelik, doğum veya emzirme sırasında bulaşabilir. Tokalaşmak, aynı ortamı paylaşmak, sarılmak, aynı tuvaleti kullanmak veya aynı tabaktan yemek yemekle bulaşmaz. AIDS ise HIV enfeksiyonunun tedavi edilemediği ileri evresidir. Günümüzde erken tanı ve düzenli tedavi sayesinde birçok kişi AIDS evresine ilerlemeden sağlıklı bir yaşam sürdürebilir.' </p> <p><strong>'HIV Uzun Yıllar Belirti Vermeyebilir'</strong></p> <p>HIV enfeksiyonunun uzun süre belirti vermeden seyredebildiğini hatırlatan Prof. Dr. Akhan, korunmasız (kondom/prezervatif kullanılmadan) temas yaşayan bireylerin zaman kaybetmeden test yaptırması gerektiğini vurguladı: </p> <p>'Korunmasız temas yaşayan herkesin en kısa sürede test yaptırması önemlidir. Erken tanı hem kişinin kendi sağlığı hem de toplum sağlığı açısından en önemli adımdır.' </p> <p><strong>Kocaeli'de Anonim ve Ücretsiz HIV Testi</strong></p> <p>Prof. Dr. Akhan, HIV testinin üniversite hastaneleri, eğitim araştırma hastaneleri ve çeşitli sağlık kuruluşlarında yapılabildiğini, ancak Gönüllü Danışmanlık ve Test Merkezleri'nin önemli bir avantaj sunduğunu belirterek şu bilgileri paylaştı: </p> <p>'Anonim Test Merkezi'ne başvuran kişiler kimlik bilgilerini paylaşmadan, anonim olarak HIV testi yaptırabilir ve danışmanlık hizmeti alabilir. Gerekli durumda uygun sağlık hizmetlerine yönlendirilirler.' </p> <p>Uzmanlar, HIV statüsünü öğrenmek isteyen herkesi ücretsiz ve anonim hizmet sunan merkeze başvurmaya davet ediyor.</p> <p><strong>'HIV Testi Yaptırmak Normalleşmeli'</strong></p> <p>Pozitif-iz Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Çiğdem Şimşek ise HIV testinin herkes için olağan bir sağlık uygulaması olarak görülmesi gerektiğini vurguladı. Şimşek, sözlerine şöyle devam etti:</p> <p>'Anonim HIV testi, kişinin kimlik bilgileri paylaşılmadan test yaptırabilmesini sağlayan güvenli bir hizmettir. Bu merkezlerde gizlilik esastır. HIV testi yaptırmak, kişinin kendi sağlığı için atabileceği en önemli adımlardan biridir. Günümüzde etkili tedavi seçenekleri sayesinde HIV ile yaşayan bireyler uzun, sağlıklı ve üretken bir yaşam sürebiliyor. Tedavi ile HIV baskılandığında kişinin sağlığı korunurken HIV'in cinsel yolla başkalarına bulaşması da önlenebiliyor. Bu nedenle erken tanı ve tedavi birbirinden ayrılmaz iki adımdır. Biz de Pozitif-iz Derneği olarak, toplumun HIV ile ilgili doğru bilgiye erişiminin sağlanması, bireylerin HIV testi yaptırmaya yönlendirilmesi, destek hizmetleri ve akran danışmanlığı gibi alanlarda çalışmalar yürütüyoruz.' </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.vtrmedya.com/kocaeli-gdtmde-ucretsiz-hiv-testi</guid>
      <pubDate>Sat, 22 Aug 2026 15:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vtrmedyacom.teimg.com/crop/1280x720/vtrmedya-com/uploads/2026/08/kocaeli-gdtmde-ucretsiz-hiv-testi.webp" type="image/jpeg" length="94064"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Horlama ve sabah baş ağrısına dikkat]]></title>
      <link>https://www.vtrmedya.com/horlama-ve-sabah-bas-agrisina-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vtrmedya.com/horlama-ve-sabah-bas-agrisina-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Horlama, gece nefes nefese uyanma, sabah baş ağrısı ve gündüz yorgunluğu gibi şikâyetlerin basit bir yorgunluk olarak görülmemesi gerektiğini belirten uzmanlar, özellikle kadınlarda uyku apnesinin farklı belirtilerle ortaya çıkabileceği konusunda uyarıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p><strong>İSTANBUL (İGFA) - </strong>Göğüs Hastalıkları ve Alerji Hastalıkları Hekimi Uzm. Dr. M. Levent Safali, uyku sırasında ortaya çıkan sorunların tespit edilmesinde uyku laboratuvarında gerçekleştirilen testlerin önemli rol oynadığını belirtti.</p> <p>Uyku apnesinin erkeklerde kadınlara göre yaklaşık üç kat daha sık görüldüğünü belirten Safali, kadınlarda hastalığın her zaman horlama ve gece nefes durması şeklinde görülmeyebileceğine dikkat çekti.</p> <p>Safali, uykusuzluk, sabah baş ağrısı, gündüz yorgunluğu, duygu durum değişiklikleri ve konsantrasyon güçlüğünün de değerlendirilmesi gereken belirtiler arasında olduğunu ifade etti.</p> <p><strong>MENOPOZ DÖNEMİNDE RİSK ARTABİLİYOR</strong></p> <p>Menopoz dönemindeki hormonal değişimlerin uyku düzenini etkileyebildiğini belirten Safali, bu dönemde uyku apnesi açısından da dikkatli olunması gerektiğini söyledi. Safali, özellikle menopoz döneminde veya sonrasında horlama, gece nefes nefese uyanma, sabah baş ağrısı ve gündüz yorgunluğu yaşayanların uyku apnesi açısından değerlendirilmesinin önem taşıdığını belirtti.</p> <p><img height='1007' src='https://www.igfhaber.com/static/2026/08/21/1787294735-uzm-dr-m-levent-safali-1787328777-803-x750.png' width='750' /></p> <p>Uyku apnesi ve huzursuz bacak gibi bazı hastalıkların özellikle gece ortaya çıktığını aktaran Uzm. Dr. M. Levent Safali, uyku laboratuvarında beyin dalgaları, kalp ritmi, solunum, bacak hareketleri ve göğüsteki solunum eforunun ölçüldüğünü söyledi.</p> <p>Gece boyunca uyku teknisyeni eşliğinde gerçekleştirilen testlerden elde edilen kayıtların uzman hekim tarafından değerlendirildiğini belirten Safali, bu veriler sayesinde hastalığın tanısının konulabildiğini ve şiddetinin belirlenebildiğini ifade etti. Uzm. Dr. M. Levent Safali, süregelen horlama, gece nefes darlığı, sabah baş ağrısı ve gündüz aşırı yorgunluk gibi belirtilerin göz ardı edilmemesi ve gerekli durumlarda bir uzmana başvurulması gerektiğini vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.vtrmedya.com/horlama-ve-sabah-bas-agrisina-dikkat</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 18:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vtrmedyacom.teimg.com/crop/1280x720/vtrmedya-com/uploads/2026/08/horlama-ve-sabah-bas-agrisina-dikkat.webp" type="image/jpeg" length="22864"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Glokomda erken tanı görme kaybını önleyebilir]]></title>
      <link>https://www.vtrmedya.com/glokomda-erken-tani-gorme-kaybini-onleyebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vtrmedya.com/glokomda-erken-tani-gorme-kaybini-onleyebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye'de yaklaşık 2 milyon glokom hastası olduğu tahmin ediliyor. Halk arasında 'göz tansiyonu' veya 'karasu hastalığı' olarak bilinen glokom, sinsi ilerleyerek kalıcı görme kaybına yol açabiliyor.</p><p><b>İSTANBUL (İGFA) - </b>DoktorTakvimi uzmanlarından Op. Dr. Onur Polat, glokomun ne olduğunu ve nasıl oluştuğunu şöyle anlatıyor: 'Glokom, göz içi basıncının yükselmesi sonucu görmemizi sağlayan görme sinirinin zarar görmesi ve zamanla görme alanı kaybına neden olan sinsi bir hastalıktır.</p> <p>Halk arasında 'göz tansiyonu' veya 'karasu hastalığı' olarak da bilinen glokom, tanıda geç kalındığında veya yeterli şekilde tedavi edilmediğinde ciddi görme kaybı ve körlükle sonuçlanabilir.</p> <p>Sağlıklı bir bireyde göz içindeki sıvının üretimi ve boşaltılması arasında belli bir denge mevcuttur. Bu denge, göz sağlığı ve göz içi basıncı için oldukça önemlidir. Göz içindeki sıvının boşaltılmasındaki engel ve bozukluklar, göz içi basıncının artmasına ve görme sinirlerinin zarar görmesine yol açar. Bu süreç çoğunlukla yavaş ve sinsi ilerlediğinden, erken dönemde belirti vermez.</p> <p>Ancak hastalık ilerledikçe ve görme siniri hasarı arttıkça ciddi görme alanı kaybı meydana gelir ve ileri evrede kalıcı körlüğe neden olabilir.'<br /> <br /> <strong>GLOKOM TANISI NASIL KONUYOR?</strong></p> <p>Op. Dr. Onur Polat, tanı sürecini şöyle açıklıyor: 'Hastaların göz muayenesinde göz tansiyonu ölçümü ve göz dibi muayenesi rutin olarak yapılmaktadır. Göz tansiyonu ölçümü ve göz dibi muayenesinde glokomdan şüphelenilen hastalara, teşhis için ek bazı tetkikler uygulanır. Glokom hastalığında temel bulgu görme siniri hasarı olduğundan, retina sinir lifi ölçümü, görme alanı testi ve kornea kalınlığı ölçümleri yapılır. Bu ölçümler sonucunda hastalığın tanısı konur, tedavisi düzenlenir ve belirli aralıklarla takibi yapılır.'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><img height='1048' src='https://www.igfhaber.com/static/2026/03/09/op-dr-onur-polat-1773055909-234-x750.jpeg' width='750' /><br /> <br /> <strong>ERKEN TEŞHİS GÖRME KAYBINI ÖNLEYEBİLİR</strong></p> <p>Görme sinirlerinde ve görme alanında oluşan hasarda geri dönüş olmadığından erken tanının oldukça önemli olduğunu söyleyen Op. Dr. Onur Polat, 'Erken teşhis edildiğinde kolaylıkla ve başarıyla tedavi edilebilen glokomda düzenli aralıklarla yapılan muayeneler, glokomun erken tanı ve tedavisi için en iyi yöntemdir. Özellikle ailesinde göz tansiyonu olan ve risk grubunda olan bireylerin kontrollerini ihmal etmeden yapmaları tedavinin başarısı için oldukça önemlidir' şeklinde konuşuyor.<br /> <br /> <strong>TÜRKİYE'DE YAKLAŞIK 2 MİLYON GLOKOM HASTASI BULUNUYOR</strong></p> <p>İleri evrelerde kalıcı görme kaybına yol açan glokomun, dünyada körlük nedenleri arasında ikinci sırada yer aldığını belirten DoktorTakvimi uzmanlarından Op. Dr. Onur Polat, 'Ülkemizde glokomun görülme sıklığı yüzde 2-2,5. Bu oran, 40 yaş üzeri her 40 bireyden birinde glokom olduğunu göstermektedir. Tanısı konulmuş glokom hastası sayısı yaklaşık 550 bin, ancak henüz tanı konmamış yaklaşık 1,5 milyon glokom hastası olduğu tahmin edilmektedir. Yani ülkemizde yaklaşık 2 milyon glokom hastası bulunuyor ve önemli bir kısmı henüz tanı almamış ve tedaviye ulaşamamıştır. Erken teşhis ve tedavi ile kontrol altına alınabilen ve körlüğün engellenebildiği bu hastalıkta farkındalık düzeyini artırmak ve hastalıklarından habersiz olanlara ulaşmak amacıyla 12 Mart Dünya Glokom Günü ve 8-14 Mart Dünya Glokom Haftası kapsamında bilgilendirmeler yapılmaktadır' diyor.<br /> <br /> <strong>40 YAŞ ÜSTÜ OLANLAR RİSK ALTINDA</strong></p> <p>Glokom açısından risk altında olan kişiler hakkında bilgilendirme yapan DoktorTakvimi uzmanlarından Prof. Dr. Deniz Turgut Çoban, '40 yaş üstü olanlar, ailesinde glokom bulunanlar daha yüksek risk altındadır. Diyabet, yüksek tansiyon hastaları, göz ameliyatları, göz yaralanmaları, romatizmal göz ve sistemik hastalığı olanlar ve uzun süre kortizon kullanan kişilerde de risk artar' şeklinde konuşuyor.<br /> <br /> <strong>GLOKOMDA KAYBEDİLEN GÖRME GERİ GELMİYOR</strong></p> <p>'Glokom tedavi edilmezse görme alanı giderek daralır ve kalıcı görme kaybı oluşabilir' diyen Prof. Dr. Deniz Turgut Çoban, 'Glokomda kaybedilen görme ve görme alanı kaybı geri gelmez. Tedavi, hastalığın ilerlemesini durdurmayı amaçlar' diyor.</p> <p><img class='' height='1048' src='https://www.igfhaber.com/static/2026/03/09/prof-dr-deniz-turgut-coban-1773055935-681-x750.jpeg' width='750' /><br /> <br /> <strong>GLOKOM TEDAVİSİNDE KULLANILAN YÖNTEMLER</strong></p> <p>Prof. Dr. Deniz Turgut Çoban, glokom tedavisinde uygulanan yöntemleri şöyle anlatıyor: 'En sık göz damlaları kullanılır. Gerekirse lazer tedavisi veya ameliyat yapılabilir. Amaç göz içi basıncını düşürmektir. Göz sinirlerini desteklemek için vitamin ve aminoasit içeren damla ve ağızdan alınan ürünler de vardır.'<br /> <br /> <strong>GLOKOM HASTALARININ DİKKAT ETMESİ GEREKENLER</strong></p> <p>Glokom hastalarının günlük yaşamda dikkat etmesi gerekenler hakkında uyarılarda bulunan DoktorTakvimi uzmanlarından Prof. Dr. Deniz Turgut Çoban, 'Tüm ilaçlar ve takviyeler her zaman uzman hekime danışılarak kullanılırsa glokom yapabilecek ürünlerden uzak durulmuş olur. Glokom ilaçlarının da düzenli kullanılması ve kontrollerin aksatılmaması gerekir. Doktora sormadan tedavi bırakılmamalıdır. Genel sağlığa dikkat edilmesi de hastalığın ilerlemesini yavaşlatmaya yardımcı olur' diyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.vtrmedya.com/glokomda-erken-tani-gorme-kaybini-onleyebilir</guid>
      <pubDate>Mon, 09 Mar 2026 14:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vtrmedyacom.teimg.com/crop/1280x720/vtrmedya-com/uploads/2026/03/glokomda-erken-tani-gorme-kaybini-onleyebilir.webp" type="image/jpeg" length="57760"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye'de ve dünyada en sık görülen üçüncü kanser türü]]></title>
      <link>https://www.vtrmedya.com/turkiyede-ve-dunyada-en-sik-gorulen-ucuncu-kanser-turu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vtrmedya.com/turkiyede-ve-dunyada-en-sik-gorulen-ucuncu-kanser-turu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Özgür Çavdaroğlu, Türkiye'de kolorektal (kalın bağırsak) kanserin hem erkeklerde, hem de kadınlarda en sık görülen üçüncü kanser türü olduğunu belirtti.</p><p><strong>İSTANBUL (İGFA) - </strong>Kolorektal (kalın bağırsak) kanserlerin Türkiye'de ve dünyada en sık görülen üçüncü kanser türü olduğunu söyleyen Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Özgür Çavdaroğlu, 'Kolorektal (kalın bağırsak) kanseri, kansere bağlı ölümlerde de ikinci sırada yer alıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Dünyada yılda yaklaşık 1,9 milyon yeni vaka görülüyor. Bu sayının 2040 yılında 3,2 milyona ulaşması bekleniyor. Ülkemizde ise yılda yaklaşık 19 bin yeni vaka tespit ediliyor' diyor.</p> <p>Kolorektal kanserlerin değiştirilemez risk faktörlerini yaş, kalıtsal faktörler, inflamatuvar bağırsak hastalıkları (Ülseratif kolit ve Crohn) ve batın ile pelvise radyasyon almak olarak sıralayan Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Özgür Çavdaroğlu, değiştirilebilir risk faktörlerinin kontrol altına alınmasının kolorektal kanser gelişimini azaltacağını belirtirken, bu faktörler arasında sigara içiminin bırakılması, alkol tüketiminin oldukça sınırlandırılması, Akdeniz tipi beslenmeye geçilmesi (meyve, sebze, baklagil ve tahıllar), işlenmiş kırmızı etten uzak durulması ve kırmızı etin aşırı tüketilmemesi, sedanter yaşamdan kaçınılarak hareket miktarının artırılması, obeziteyle mücadele edilmesi ve ideal kiloya yaklaşılması olduğunu söyledi. </p> <p><strong>TARAMA VE KOLONOSKOPİ HAYATİ ÖNEM TAŞIYOR</strong></p> <p>Kolonoskopi ve taramanın önemine dikkat çeken Op. Dr. Özgür Çavdaroğlu, 'Kolorektal kanser, gelişmiş ülkelerde daha sık görülüyor. Son 20 yılda tarama programları ve kolonoskopinin etkin uygulanması, hastalığın polip aşamasında tespit edilip tedavi edilmesini sağladı ve insidansı azalttı. 50 yaşın altındaki vakalarda artış gözlemlendiği için, 45 yaş üstü bireylerin şikayetleri olmasa da 10 yılda bir kolonoskopi yaptırması öneriliyor. Ayrıca dışkıda gizli kan testi (1-2 yılda bir) ve dışkıda DNA testi (3 yılda bir) de tarama yöntemleri arasında yer alıyor.' diye konuştu.</p> <p>Op. Çavdaroğlu, 'Büyük abdestte kanama, bağırsak alışkanlıklarında değişiklikler (kabızlık veya ishalin sürekli hale gelmesi, dışkının incelmesi ve şekil değişikliği, dışkılama sonrası tam boşalamama hissi gibi), kramp, gaz, şişkinlik veya sürekli karın ağrısı, halsizlik ve istemsiz kilo kaybı durumlarında vakit kaybetmeden ilgili hekime başvurulmalıdır' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.vtrmedya.com/turkiyede-ve-dunyada-en-sik-gorulen-ucuncu-kanser-turu</guid>
      <pubDate>Mon, 09 Mar 2026 13:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vtrmedyacom.teimg.com/crop/1280x720/vtrmedya-com/uploads/2026/03/turkiyede-ve-dunyada-en-sik-gorulen-ucuncu-kanser-turu.webp" type="image/jpeg" length="49676"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlıkta şiddet endişe verici boyutta! Her 30 dakikada bir 'beyaz kod' vakası]]></title>
      <link>https://www.vtrmedya.com/saglikta-siddet-endise-verici-boyutta-her-30-dakikada-bir-beyaz-kod-vakasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vtrmedya.com/saglikta-siddet-endise-verici-boyutta-her-30-dakikada-bir-beyaz-kod-vakasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Birlik ve Dayanışma Sendikası Genel Başkanı Dr. Ahmet Mehlepçi, Türkiye'de sağlık çalışanlarının yaklaşık her 30 dakikada bir şiddet, hakaret veya tehdide maruz kaldığını açıkladı. 17 bin 594 Beyaz Kod vakasının yaşandığını belirten Mehlepçi, 14 Mart Tıp Bayramı öncesinde güvenli çalışma ortamının önemine dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p><strong>İSTANBUL (İGFA) - </strong>Aile Sağlığı Merkezlerinde görev yapan doktor, ebe ve hemşireleri temsil eden Birlik ve Dayanışma Sendikası Genel Başkanı Dr. Ahmet Mehlepçi, Türkiye'de sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin ciddi bir sorun haline geldiğini belirtti.</p> <p>Son yıllarda yaşanan Beyaz Kod vakalarının endişe verici boyutlara ulaştığını vurgulayan Mehlepçi, 'Sağlık çalışanları olarak güvenli ortamlarda çalışmak ve mesleğimizi tehdit altında olmadan icra etmek istiyoruz' dedi.</p> <p>Dr. Mehlepçi, bugüne kadar yaşanan Beyaz Kod vakalarının sayısının 17 bin 594 olduğunu açıklayarak, çalışanların maruz kaldığı şiddet olaylarında psikolojik destek sağlanmasının ve hukuki süreçlerin etkin yürütülmesinin büyük önem taşıdığını kaydetti. Sendika olarak üyelerine bu süreçlerde destek sağladıklarını ifade eden Mehlepçi, Bakanlığın vakaların bir önceki yıla göre yüzde 4 düştüğüne dair açıklamasını ise yetersiz bulduğunu belirterek, 'Bu açıklama, Beyaz Kod vakalarının kanıksandığını gösteriyor. Durum çok daha vahim.' dedi.</p> <p>Sağlık çalışanlarının toplumun yaşam döngüsünde kritik görevler üstlendiğine dikkat çeken Mehlepçi, 'Bizler bir annenin gebeliğinden çocuğun doğumuna, büyümesine ve yaşlılığa kadar toplumun yanında olan sağlık çalışanlarıyız. Fedakârca çalışıyoruz ama işimizi yaparken şiddet görmek, hakaret duymak veya tehdit edilmek istemiyoruz' ifadelerini kullandı. Dr. Mehlepçi, sağlıkta şiddetin yalnızca bireysel bir sorun değil, sistemsel bir problem olduğunu vurgulayarak daha güçlü önlemler alınması gerektiğini söyledi. Mehlepçi ayrıca, aşı karşıtlığı, bürokratik baskılar ve iş yükü gibi faktörlerin sağlık çalışanlarının değerini düşürdüğünü belirterek, 'Ersin Arslan bir annenin evladıydı, Ekrem Karakaya çocuklarının babasıydı, Ömür Erez hemşire birilerinin kız kardeşiydi. Sağlık çalışanlarını bu şekilde değersizleştiren sistem, işimizi zorlaştırıyor. Formaliteler, hasta yoğunluğu ve yapay zekâ üzerinden yapılan denetimler moralimizi olumsuz etkiliyor.' diye konuştu.</p> <p>Dr. Mehlepçi, 14 Mart Tıp Bayramı öncesinde sağlık çalışanlarının güvenli ve destekleyici bir ortamda görev yapmasının kritik önem taşıdığını belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.vtrmedya.com/saglikta-siddet-endise-verici-boyutta-her-30-dakikada-bir-beyaz-kod-vakasi</guid>
      <pubDate>Sun, 08 Mar 2026 13:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vtrmedyacom.teimg.com/crop/1280x720/vtrmedya-com/uploads/2026/03/saglikta-siddet-endise-verici-boyutta-her-30-dakikada-bir-beyaz-kod-vakasi.webp" type="image/jpeg" length="46874"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dr. Taş: Türkiye'de yetişkinlerin yüzde 30'u obez]]></title>
      <link>https://www.vtrmedya.com/dr-tas-turkiyede-yetiskinlerin-yuzde-30u-obez</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vtrmedya.com/dr-tas-turkiyede-yetiskinlerin-yuzde-30u-obez" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bir Nefes Sağlık Derneği Başkanı ve Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Ragıp Taş, 4 Mart Dünya Obezite Günü dolayısıyla obezitenin yalnızca estetik bir sorun değil, ciddi ve kronik bir hastalık olduğunu vurguladı.</p><p><strong>Erdoğan DEMİR / EDİRNE (İGFA) - </strong>4 Mart Dünya Obezite Günü, World Obesity Federation öncülüğünde tüm dünyada obezitenin önemine dikkat çekmek için kutlanıyor.</p> <p>Bir Nefes Sağlık Derneği Başkanı ve Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Ragıp Taş, yaptığı açıklamada Türkiye'de obezite oranlarının yüksek olduğunu belirtti.</p> <p>Yapılan ulusal araştırmalara göre, Türkiye'de yetişkin nüfusun yüzde 30'dan fazlası obez ve yüzde 60'a yakın kısmı fazla kilolu. Kadınlarda obezite oranı erkeklere göre daha yüksek seyrediyor ve çocukluk çağı obezitesi giderek artıyor. Dr. Taş, bu durumun bireysel değil, toplumsal bir sağlık sorunu olduğunu vurguladı.</p> <p><strong>OBEZİTENİN RİSKLERİ</strong></p> <p>Dr. Taş, obezitenin; Tip 2 diyabet, Hipertansiyon, Kalp-damar hastalıkları, İnme, Bazı kanser türleri (meme, kolon vb.), Eklem hastalıkları ve Uyku apnesi gibi birçok ciddi hastalık riskini artırdığını belirtti. Ayrıca obezitenin yaşam süresini kısalttığı ve yaşam kalitesini düşürdüğü kaydedildi.</p> <p>Uzman Dr. Taş, obezitenin önlenebilir bir hastalık olduğuna dikkat çekerek şu önerilerde bulundu:</p> <p><strong>Dengeli ve düzenli beslenme: </strong>İşlenmiş gıdaları azaltmak, şekerli içeceklerden uzak durmak, porsiyon kontrolü yapmak, sebze-meyve ve lifli gıdaları artırmak. Akşam geç saatlerde yemek yememek ve midenin üçte birini yemek, üçte birini su, üçte birini boş bırakmak.</p> <p><strong>Fiziksel aktivite: </strong>Haftada en az 150 dakika orta düzey egzersiz, günlük adım sayısını artırmak, asansör yerine merdiven kullanmak.</p> <p><strong>Düzenli sağlık kontrolleri: </strong>VKİ takibi, bel çevresi ölçümü, kan şekeri ve lipid profili kontrolleri.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>Uyku ve stres yönetimi: </strong>Günde 7-8 saat uyumak, kronik stresi azaltmak.</p> <p>Dr. Taş, obezitenin irade zayıflığı olmadığını; genetik, çevresel faktörler, beslenme alışkanlıkları ve hareketsiz yaşamın etkili olduğunu vurguladı.</p> <p>Toplum olarak sağlıklı yaşam kültürünü güçlendirmek, çocukları doğru beslenme alışkanlıklarıyla yetiştirmek ve hareketli yaşamı teşvik etmenin önemine dikkat çekti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.vtrmedya.com/dr-tas-turkiyede-yetiskinlerin-yuzde-30u-obez</guid>
      <pubDate>Fri, 06 Mar 2026 12:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vtrmedyacom.teimg.com/crop/1280x720/vtrmedya-com/uploads/2026/03/dr-tas-turkiyede-yetiskinlerin-yuzde-30u-obez.webp" type="image/jpeg" length="94418"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İstanbul'da bin 114'üncü ASM Silivri'de hizmete girdi]]></title>
      <link>https://www.vtrmedya.com/istanbulda-bin-114uncu-asm-silivride-hizmete-girdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vtrmedya.com/istanbulda-bin-114uncu-asm-silivride-hizmete-girdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Valisi Davut Gül, 'Aziz İstanbul'a İyiliğin 1000 Hali' projesi kapsamında hayırsever Metin Zafer tarafından yaptırılan Silivri Nermin-Metin Zafer Aile Sağlığı Merkezi'nin açılışını gerçekleştirdi.</p><p><strong>İSTANBUL (İGFA) - </strong>İstanbul'da sağlık altyapısını güçlendirmeye yönelik yatırımlar sürüyor. İstanbul Valiliği'nin 'Aziz İstanbul'a İyiliğin 1000 Hali' projesi kapsamında Silivri'de yaptırılan Nermin-Metin Zafer Aile Sağlığı Merkezi düzenlenen törenle hizmete açıldı.</p> <p>Hayırsever iş insanı Metin Zafer tarafından yaptırılan merkez, İstanbul genelinde hizmet veren 1114'üncü Aile Sağlığı Merkezi oldu. Açılış törenine İstanbul Valisi Davut Gül başta olmak üzere yerel yöneticiler ve vatandaşlar katıldı.</p> <p><img height='422' src='https://www.igfhaber.com/static/2026/03/05/hcpvhjdakae5u2n-1772725527-45-x750.jpeg' width='750' /></p> <p>Törende konuşan Vali Davut Gül, İstanbul'da sağlık alanında önemli yatırımların hayata geçirildiğini belirterek, 'İstanbul'umuzun her tarafında Sayın Cumhurbaşkanımızın önderliğinde sağlık hizmetinde adeta devrim niteliğinde işler yapılıyor' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Yeni aile sağlığı merkezinin Silivri ve çevresinde yaşayan vatandaşların sağlık hizmetlerine daha hızlı ve kolay erişmesine katkı sağlaması bekleniyor.</p> <p><img height='422' src='https://www.igfhaber.com/static/2026/03/05/hcpvhulxgaailju-1772725538-642-x750.jpeg' width='750' /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.vtrmedya.com/istanbulda-bin-114uncu-asm-silivride-hizmete-girdi</guid>
      <pubDate>Thu, 05 Mar 2026 18:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vtrmedyacom.teimg.com/crop/1280x720/vtrmedya-com/uploads/2026/03/istanbulda-bin-114uncu-asm-silivride-hizmete-girdi.webp" type="image/jpeg" length="85428"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA['Süper Kadın' sendromu kadını tüketiyor!]]></title>
      <link>https://www.vtrmedya.com/super-kadin-sendromu-kadini-tuketiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vtrmedya.com/super-kadin-sendromu-kadini-tuketiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çift Terapisti Sevilay Abudaram, kadınların çocuklukta yüklenen roller nedeniyle yetişkinlikte 'her şeye yetişen mükemmel kadın' beklentisi altında ezildiğini belirterek, bu durumun hem kadınların benlik algısını hem de aile içi ilişkileri zayıflattığını söyledi.</p><p><strong>İSTANBUL (İGFA) - </strong>Günümüzde kadınların hayatındaki sorumlulukların giderek artması, yalnızca modern yaşamın getirdiği bir durum değil; aynı zamanda yıllar boyunca nesilden nesile aktarılan toplumsal rollerin bir sonucu olarak görülüyor. Uzmanlara göre, kız çocuklarının aile içinde üstlendikleri roller, ilerleyen yıllarda kadınların ev ve iş yaşamındaki sorumluluklarını şekillendiriyor.</p> <p>Çift Terapisti Sevilay Abudaram, kadınların daha talep etmeden üzerlerine yüklenen bu sorumlulukların zamanla görünmez bir baskıya dönüştüğünü ifade etti.</p> <p>Kariyer hedefleri, aile beklentileri ve toplumsal normların birleştiği noktada kadınların kendilerini sürekli bir yetişme çabası içinde bulduğunu belirten Abudaram, özellikle evlilik sonrası bu yükün daha da arttığına dikkat çekti. Abudaram'a göre evdeki birçok sorumluluk, çoğu zaman doğal olarak kadının göreviymiş gibi görülüyor. Yemek, temizlik, alışveriş, eşin günlük düzeni ve çocukların eğitim süreçleri gibi pek çok detayın yönetimi kadınların omuzlarına yüklenirken, sosyal ilişkileri canlı tutma çabası da bu sorumluluklara ekleniyor.</p> <p><strong>'KADINLAR BU SÜREÇTE KENDİLERİNDEN UZAKLAŞABİLİYOR'</strong></p> <p>Kadınların tüm bu yoğunluk içinde hem yorgunluk hem de her şeye yetişebilmenin gizli tatminini aynı anda yaşayabildiğini söyleyen Abudaram, bunun uzun vadede psikolojik bir bedeli olduğuna dikkat çekti.</p> <p>Uzmanlara göre bu görünmeyen yük, zamanla aile içindeki duygusal bağları da zedeleyebiliyor. Kadınların en önemli duygusal ihtiyaçları olan sevgi, anlayış ve saygı ilişkide karşılık bulmadığında, 'süper kadın' rolünü sürdürmenin hem isteği hem de enerjisi azalıyor.</p> <p><img height='516' src='https://www.igfhaber.com/static/2026/03/05/1772637720-c-ift-terapisti-dr-psk-sevilay-abudaram-1772709278-118-x750.jpeg' width='750' /></p> <p><strong>'SÜPER KADIN' SENDROMUYLA BAŞ ETME VE İLİŞKİYİ KURTARMA REHBERİ</strong></p> <p>Çift Terapisti Dr. Psk. Sevilay Abudaram, verilen sessiz emeklerin karşılığını alabilmek ve bu duygusal yükü hafifletmek için şu adımların atılması gerektiğini belirtti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>1. Görünmez Emeğin Takdir Edilmesi: </strong>Kadınların olağanüstü şekilde verdiği bu görünmez emeklerin önce eşleri tarafından takdir edilmeye ihtiyacı var. Çiçekten önce gelen en büyük hediye, harcanan emeğin fark edildiğinin hissettirilmesidir.</p> <p><strong>2. Gücü Paylaşıma Çevirmek: </strong>Kadınlar güçlü yanlarını sadece her şeyi tek başına yüklenmek için kullanmak yerine, ilişkilerinde görev paylaşımı yaparak ortak bir paylaşım alanı açmalılar.</p> <p><strong>3. Öz Bakım Lüks Değil İhtiyaçtır: </strong>Kadınların sahip oldukları becerileri kendilerine zaman ayırarak kullanabilmeleri gerekiyor. Bu sayede nefes alıp kendi ihtiyaçlarını karşılamak için alan açmış olacaklar.</p> <p><strong>4. Ebeveynliği Görevden Keyfe Taşımak: </strong>Çocuklarla olan ilişkilerini sadece sorumluluklar üzerinden yürütmek yerine, keyif ve oyun üzerinden de yeniden yapılandırmaları gerekiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.vtrmedya.com/super-kadin-sendromu-kadini-tuketiyor</guid>
      <pubDate>Thu, 05 Mar 2026 14:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vtrmedyacom.teimg.com/crop/1280x720/vtrmedya-com/uploads/2026/03/super-kadin-sendromu-kadini-tuketiyor.webp" type="image/jpeg" length="49339"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kocaeli'de İzmit'te sağlıklı beslenmenin önemini vurguladı]]></title>
      <link>https://www.vtrmedya.com/kocaelide-izmitte-saglikli-beslenmenin-onemini-vurguladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vtrmedya.com/kocaelide-izmitte-saglikli-beslenmenin-onemini-vurguladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli'de İzmit Belediyesi Uzman Diyetisyeni Dilan Avcı, kadınlarda sık görülen sağlık sorunlarında doğru ve dengeli beslenmenin önemine dikkat çekti.</p><p><strong>KOCAELİ (İGFA) - </strong>Kocaeli'de İzmit Belediyesi bünyesinde görev yapan Uzman Diyetisyen Dilan Avcı, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla kadın sağlığında beslenmenin önemine dikkat çekti.</p> <p>Kadınlarda sık görülen adet düzensizliği, demir eksikliği, Polikistik Over Sendromu (PKOS) ve menopoz dönemi gibi sağlık sorunlarına değinen Avcı, beslenmenin bu problemlerin ortaya çıkmasında ve önlenmesinde önemli bir faktör olduğunu vurguladı.</p> <p><strong>DİYETİSYEN AVCI'DAN AÇIKLAMA</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Uzman Diyetisyen Dilan Avcı yaptığı açıklamada, 'Kadınlarda sık görülen adet düzensizliği, demir eksiliği, Polikistik Over Sendromu ve menopoz dönemi gibi bazı örnekler verilebilir.</p> <p>Beslenme bu sorunların ortaya çıkması ve önlenmesinde önemli bir faktördür. Toplumumuzda görülen demir eksikliğinin belirtileri; demir eksikliği, tırnak kırılması, saç dökülmesi ve halsizlik gibi semptomlar vardır. </p> <p><strong>'DOĞRU BESLENME KADINLARIN BUGÜNÜNÜ VE GELECEKTEKİ SAĞLIĞINI KORUR'</strong></p> <p>Polikistik Over Sendromunda dengeli öğünler, yeterli protein ve lif alımı önemlidir. Menopoz döneminde ise kalsiyum ve D vitamininde zengin beslenmek semptomların hafifletilmesinde önemli bir rol oynar.</p> <p>Beslenme tek başına olmasa da destekleyici tedavi yöntemleri arasında yer alır. Öğün atlamamak, bol su içmek, fiziksel aktivite yapmak, işlenmiş gıdalardan uzak durmak sağlığımızı korur. Doğru beslenme kadınların bugününü ve gelecekteki sağlığını korur. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günümüz kutlu olsun' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.vtrmedya.com/kocaelide-izmitte-saglikli-beslenmenin-onemini-vurguladi</guid>
      <pubDate>Thu, 05 Mar 2026 10:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vtrmedyacom.teimg.com/crop/1280x720/vtrmedya-com/uploads/2026/03/kocaelide-izmitte-saglikli-beslenmenin-onemini-vurguladi.webp" type="image/jpeg" length="76328"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
