<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Hatay Haberleri</title>
    <link>https://www.vtrmedya.com</link>
    <description>Doğru, güvenilir ve tarafız habercilik</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.vtrmedya.com/rss/eskisehir" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 30 Aug 2026 19:12:15 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.vtrmedya.com/rss/eskisehir"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Emekliliğinden sonra öğrendiği hat sanatında yeni ustalar yetiştiriyor]]></title>
      <link>https://www.vtrmedya.com/emekliliginden-sonra-ogrendigi-hat-sanatinda-yeni-ustalar-yetistiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vtrmedya.com/emekliliginden-sonra-ogrendigi-hat-sanatinda-yeni-ustalar-yetistiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehirli hattat Halil Karaca, emekliliğinin ardından yöneldiği hat sanatında, tasarımlarını kamış kalemiyle aharlı kağıda sabırla işleyerek hem kendi üslubunu geliştiriyor hem de yeni ustalar yetiştiriyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ESKIŞEHIR (AA) - Eskişehir'in Seyitgazi ilçesinde 1955 yılında dünyaya gelen Halil Karaca, 29 yıl imamlık yaptıktan sonra 2003'te emekli oldu. Çocukluk yıllarından bu yana ilgi duyduğu hat sanatına 47 yaşında eğitim alarak başlayan Karaca, 7 yıl boyunca hattat Mahmut Şahin ile çalıştı.</p><p>Hüsn-i hattın bir türü olan 'sülüs' yazıyla bu sanata adım atan Karaca, zamanla kendi çabalarıyla 'nesih', 'rika' ve 'celi divani' türlerini de öğrendi. Talik yazısını öğrenmek için kursa katılan Karaca, ustasından icazet almasının ardından 2009'da Odunpazarı ilçesindeki Kurşunlu Külliyesi içindeki mevlevihanede çalışmalarını sürdürdü.</p><p>Sipariş üzerine hazırladığı eserleri Türkiye'nin farklı şehirlerinin yanı sıra yurt dışına da ulaştıran Karaca, 2023'te taşındığı Türk Dünyası Vakfı bünyesindeki atölyesinde çalışmalarına devam ediyor.</p><p><p>Buradaki atölyesinde hem üretim yapan hem de yeni hattatlar yetiştiren Karaca, eğitimlerini ücretsiz veriyor.</p><p>Hat sanatını 'doğru çizgi çekme sanatı' olarak adlandıran 7 çocuk babası Halil Karaca, AA muhabirine hayatı da doğru çizgi üzerine kurmak gerektiğini söyledi.</p><p>Karaca, güzel yazıya çocukluk yıllarında ilgi duymaya başladığını belirterek, ortaokul ve lisede yazılarının öğretmenleri tarafından çok beğenildiğini söyledi.</p><p>İmamlığa başladıktan sonra da hat yazılarının nasıl okunduğuyla ilgili merak oluştuğunu anlatan Karaca, 'Bu yazıları okumak marifet ister. Kimseden ders almadan, zor metinleri çözmeye çalışa çalışa akıcı şekilde okumayı öğrendim. Bu, okul yıllarımdan gelen bir duyguydu.' dedi.</p><p>'20 yılda yüzlerce öğrenci yetiştirdim'<p>Karaca, sanatın el becerisi ve büyük sabır istediğini dile getirerek, şöyle devam etti:</p><p>'20 yılda yüzlerce öğrenci yetiştirdim. Günde onlarca kişi hat sanatını öğrenmek için geliyor ancak devamlılık çok az oluyor. Zor bir süreç olduğu için bırakanlar olabiliyor. 50 öğrencim düzenli olarak devam etti. 7 öğrencim icazet alacak seviyeye ulaştı. Şu anda ders verdiğim 4 öğrencim var. Bu sanatta süreklilik çok önemli. Ben 47 yaşında öğrendim, isteyen herkes öğrenebilir. Biz de ücretsiz öğretmek için gayret ediyoruz.'</p><p>Eserlerinin Türkiye'nin yanı sıra Avustralya ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti gibi farklı coğrafyalarda da ilgi gördüğünü ifade eden Karaca, 'Özel sipariş üzerine gül, lale veya tuğra formunda isim ve ayet yazımları yapıyoruz. Düğün ya da doğum günü hediyesi için sipariş veren çok oluyor. Yaptıktan sonra onaya sunup teslim ediyorum. Genellikle çok beğeniliyor.' diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Karaca, 'sülüs', 'nesih', 'rika', 'celi divani' ve 'talik' olmak üzere beş farklı yazı türünde ustalaştığını dile getirerek, geleneksel mürekkep yapımını da öğrendiğini, kalemin uçlanmasından kağıdın hazırlanmasına kadar her aşamanın özen gerektirdiğini kaydetti.</p><p>Yeni hattatların yetişmesini en büyük arzusu olarak gördüğünü söyleyen Karaca, icazet sürecinde Elif Kasidesi'nin yazımının esas alındığını dile getirdi.</p><p>Karaca, hat eserinin hazırlık, tasarım ve yazım süreçlerine göre birkaç günden bir haftaya kadar sürebildiğine değinerek, sanatının zamanla hayata bakış açısını değiştirdiğini ve simetri ile estetik anlayışını geliştirdiğini sözlerine ekledi.</p><br><p>Muhabir: Zehra Ongan</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eskišehir</category>
      <guid>https://www.vtrmedya.com/emekliliginden-sonra-ogrendigi-hat-sanatinda-yeni-ustalar-yetistiriyor</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Dec 2025 12:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vtrmedyacom.teimg.com/crop/1280x720/vtrmedya-com/uploads/2025/12/agency/aa/emekliliginden-sonra-ogrendigi-hat-sanatinda-yeni-ustalar-yetistiriyor.jpg" type="image/jpeg" length="75980"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Karanlık dünyasını edebiyatla aydınlatan öğretmen, öğrencilerine ilham oluyor]]></title>
      <link>https://www.vtrmedya.com/karanlik-dunyasini-edebiyatla-aydinlatan-ogretmen-ogrencilerine-ilham-oluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vtrmedya.com/karanlik-dunyasini-edebiyatla-aydinlatan-ogretmen-ogrencilerine-ilham-oluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Görme yetisinin yüzde 97'sini 9 yaşındayken geçirdiği beyin ameliyatı sonrası kaybeden Eskişehir Tayfur Bayar Anadolu Lisesi Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeni Selahattin Eğe, hayalini gerçekleştirdiği mesleğinde öğrencilerinin yolunu aydınlatıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ESKiŞEHiR (AA) - Afyonkarahisar'ın İhsaniye ilçesine bağlı Döğer beldesinde dünyaya gelen Eğe, 4 yaşındayken ailesiyle Eskişehir'e taşındı. İlkokul eğitimine burada başlayan Eğe, 9 yaşında geçirdiği beyin ameliyatı sonrası görme yetisini büyük ölçüde kaybetti.</p><p>Sadece yüzde 3 görme yetisine sahip olan ve yalnızca koyu renk tonlarını ayırt edebilen Selahattin Eğe, yaklaşık 2 yıl eğitime ara vermesinin ardından kaynaştırma öğrencisi olarak okuluna döndü. Ortaokul ve lise öğrenimini de tamamladıktan sonra 20 yaşında memur olarak çalışma hayatına başlayan Eğe, bu sırada Eskişehir Osmangazi Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'nü bitirip öğretmenlik için gerekli formasyonu Anadolu Üniversitesinden aldı.</p><p>Eğitim sürecini tamamladıktan sonra 2023'te öğretmen olarak atanan Eğe, Tepebaşı ilçesindeki Tayfur Bayar Anadolu Lisesinde hem öğrencilerine hem de çevresindekilerine örnek oluyor.</p><p>Selahattin Eğe (29), AA muhabirine, eğitim sürecinde ailesinin gösterdiği fedakarlığı ve desteği unutamadığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Eğe, liseye hazırlık sürecinde inşaat ustası babası ile ilkokul mezunu annesinin kendisine kitap okuyarak destek verdiğini belirterek, 'Mücadele etmeyi hiçbir zaman bırakmadım, ailem de hep yanımda oldu. Mücadeleyi bıraktığımız anda hayatta birçok şeyi bırakıyoruz, erteliyoruz. Mücadele bizi bir yerlere taşıyor. Kendi kendimize kalıp pes ettiğimiz sürece hiçbir yere varamayız.' dedi.</p><p>Edebiyatın adeta hayatındaki 'cam damarı' olduğunu ifade eden Eğe, derslerde öğrencileriyle güçlü bağ kurduğuna ve sınıf ortamını canlı tutmak için farklı yöntemler kullandığına dikkati çekti.</p>'Sınıfta sevgi bağı kurulunca dersler çok daha verimli ve keyifli geçiyor'<p>Eğe, sınıfta anlık yarışmalar düzenleyip hem edebiyat sevgisi aşıladığını hem de öğrencilerin dikkatini topladığını anlatarak, şöyle devam etti:</p><p>'Hissettiğim duyguları çocuklara aktarmak ve onlarda bir şeyler yeşertmek benim için çok kıymetli. Hiç yazı yazmayan yaklaşık 10 öğrencim yazmaya başladı. Onlar için bir komisyon kurdum, hikayeler, şiirler yazıyorlar. Ben de süreci yakından takip ediyorum. Büyük işler başaracağımıza inanıyorum. Onlar sadece öğrencilerim değil, birer kardeşim, evladım gibi. Sınıfta sevgi bağı kurulunca dersler çok daha verimli ve keyifli geçiyor.'</p><p>Edebiyata olan sevgisini öğrencilerine aktarabilmenin azmini daha da güçlendirdiğini kaydeden Eğe, Ümraniye Belediyesinin düzenlediği '21. Geleneksel Hikaye Yarışması'nda 'Düven' adlı hikayesiyle mansiyon ödülüne layık görüldüğünü vurguladı.</p><p>Eğe, öğretmenliğin kendisi için 'nehir gibi akarak başkalarına fayda sağlama' anlamı taşıdığını belirterek, 'İçinde bulunduğumuz şartlar ve imkanlarımız ne kadar kısıtlı olursa olsun, mücadele etmeyi bırakmadığımız, hayal etmeyi sürdürdüğümüz ve bu hayallerin altını doldurduğumuz sürece bir gün mutlaka kapılar açılacaktır. Yeter ki mücadeleyi, sabrı ve gayreti bırakmayalım.' diye konuştu.</p><br><p>Muhabir: Zehra Ongan</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eskišehir</category>
      <guid>https://www.vtrmedya.com/karanlik-dunyasini-edebiyatla-aydinlatan-ogretmen-ogrencilerine-ilham-oluyor</guid>
      <pubDate>Sun, 23 Nov 2025 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vtrmedyacom.teimg.com/crop/1280x720/vtrmedya-com/uploads/2025/11/agency/aa/karanlik-dunyasini-edebiyatla-aydinlatan-ogretmen-ogrencilerine-ilham-oluyor.jpg" type="image/jpeg" length="88632"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tuval gibi kullandığı camı sabırla işleyip sanat eserine dönüştürüyor]]></title>
      <link>https://www.vtrmedya.com/tuval-gibi-kullandigi-cami-sabirla-isleyip-sanat-eserine-donusturuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vtrmedya.com/tuval-gibi-kullandigi-cami-sabirla-isleyip-sanat-eserine-donusturuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir'de yaşayan çağdaş cam sanatçısı Sevgi Taner Avcı, tuval gibi kullandığı cam yüzeyinde kazıma tekniğini kullanarak kırılgan malzemeyi sabırla işleyip sanat eserine dönüştürüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ESKİŞEHİR (AA) - Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik Bölümü'nden 1998 yılında mezun olan Avcı, cam sanatıyla İstanbul'daki Cam Ocağı Sanat Merkezi'nde tanıştı.</p><p>Merkezde alevle şekillendirme tekniği eğitimi alan Avcı, ardından köklü cam sanatı uygulamalarıyla ünlü İtalya'nın Murano Adası'nda düzenlenen cam boncuk atölyesine katıldı.</p><p>Avcı, mezun olduğu üniversitenin cam bölümünde cam teknikleri konusunda eğitimiyle kendisini geliştirmeyi sürdürerek, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi adına kentteki ilk 'Alevle Şekillendirme Cam Atölyesi'ni hayata geçirdi.</p><p>Uzun yıllar bu atölyede eğitimler veren Avcı, eş zamanlı olarak Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Cam Bölümü'nde alevle şekillendirme dersleri de verdi.</p><p>İngiltere'nin başkenti Londra'da bir yıl kalarak çağdaş sanatla ilgili sergi, atölye ve müzeleri gözlemleyen Avcı, 2007 yılında kurulumunda bulunduğu Eskişehir'deki Çağdaş Sanatlar Cam Müzesi'nin Cam Bölümü Sorumlusu olarak görev aldı.</p><p>Sevgi Taner Avcı, 2010 yılında elmas uçlu motorlu kalemi kullanarak camın yüzeyine kazıma tekniğiyle çizdiği tüyler, danteller, tüller ve çeşitli kumaş dokuları gibi çeşitli şekillerle eserler üretmeye başladı. Sabırla işlediği camın yüzeyini bir tuval gibi kullanan Avcı, ışık ve gölgenin sınırlarını zorlayan eserlerinden 3 kişisel sergi açtı.</p><p>Yurt dışında birçok karma sergide yer alan Avcı, geçen ay davet aldığı İtalya'da gerçekleşen 15'inci Floransa Bienali'ne cam üzerine kazınmış tüy imgelerinden oluşan 20 eserden oluşan 'Uçuşan Tüyler Serisi' ile katıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Bienalde eserleriyle hem kendi kategorisinde ödül kazanan hem de jüri özel ödülünün sahibi olan Avcı, cam kazıma tekniğine ilişkin yüksek lisans eğitimindeki tezini kitaplaştırmayı hedefliyor.</p>'Türkiye'yi temsil edip ödül almaktan mutlu oldum'<p>Tepebaşı ilçesinde bulunan Baksan Sanayi Sitesi'ndeki atölyesinde çalışmalarını sürdüren Avcı, AA muhabirine, geçmişte dekor olarak kullanılan geleneksel cam kazıma tekniğini çalışmalarında ana teknik olarak ele aldığını söyledi.</p><p>Yaptığı eserlerin özel ve sıra dışı olduğunu anlatan Avcı, şöyle konuştu:</p><p>'Dünyanın önde gelen çağdaş sanat etkinliklerinden Floransa Bienali'ne katılma daveti aldım. Sürecin başlamasıyla atölye çalışmalarım yaklaşık 6 ay sürdü. Tüy, sergilerimde daha önce de kullandığım bir imgeydi. Burada 20 tüy imgesini farklı şekilde dizerek bir hareket hissi yaratmaya çalıştım. İşlerim orada çok ilgi gördü. Bienal, 8 gündü. 9'uncu günde bir ödül törenimiz vardı. Ödül töreninde iki ödüle layık görüldüm. Türkiye'yi temsil edip ödül almaktan mutlu oldum.'</p><p>Avcı, 20 parçadan oluşan serisinde gökyüzünden bir tüyün düşme anlarını işlediğini kaydetti.</p><p>Ödüllü eserinde adeta zamanın duruyormuş gibi göründüğünü ifade eden Avcı, 'Diğer eserlerin önünden belki hızlıca geçebilirsiniz ama benim işlerimi görmek için önünde durup bedeninizi ışığın yönüne göre konumlandırmak zorundasınız. İşler, izleyeni de işin içine katıyor. Hatta işlerin tamamlanması, izleyenle birlikte oluyor.' diye konuştu.</p><br><p>Muhabir: Yavuz Emrah Sever,Zehra Ongan</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eskišehir</category>
      <guid>https://www.vtrmedya.com/tuval-gibi-kullandigi-cami-sabirla-isleyip-sanat-eserine-donusturuyor</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Nov 2025 13:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vtrmedyacom.teimg.com/crop/1280x720/vtrmedya-com/uploads/2025/11/agency/aa/tuval-gibi-kullandigi-cami-sabirla-isleyip-sanat-eserine-donusturuyor.jpg" type="image/jpeg" length="70604"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Karşılıklı turşu dükkanı işleten çiftin hikayesi 'Neşeli Günler' filmini hatırlatıyor]]></title>
      <link>https://www.vtrmedya.com/karsilikli-tursu-dukkani-isleten-ciftin-hikayesi-neseli-gunler-filmini-hatirlatiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vtrmedya.com/karsilikli-tursu-dukkani-isleten-ciftin-hikayesi-neseli-gunler-filmini-hatirlatiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir'de yaşayan Çağlar Balkandere, uzun yıllar birlikte turşu dükkanı işlettikten sonra çekişmeli boşanma sürecindeki eşi Şenay Balkandere'nin iş yerinin tam karşısına başka bir turşu dükkanı açtı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ESKİŞEHİR (AA) - Eskişehir'de turşu dükkanı işleterek geçimlerini sağlayan Şenay-Çağlar Balkandere çiftinin evliliklerini sonlandırma kararı vermelerinin ardından aynı sokakta karşılıklı dükkanlarda hizmet vermeleri, Türk sinemasının unutulmaz filmlerinden 'Neşeli Günler'i hatırlatıyor.</p><p>Şenay ve Çağlar Balkandere çifti, 2014'teki evliliklerinin ardından Odunpazarı ilçesine bağlı Deliklitaş Mahallesi Değirmen Sokak'ta 2016'da turşu dükkanı açtı.</p><p>Uzun yıllar dükkanı beraber çalıştıran çift, zamanla yaşadıkları sorunlar nedeniyle boşanmaya karar verdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Çekişmeli boşanma sürecinde olan çiftten Çağlar Balkandere, bir süre sonra yakınlarının desteğiyle eşi Şenay Balkandere'nin işlettiği turşu dükkanının tam karşısına başka bir turşu dükkanı açtı.</p><p>Çift, yaklaşık bir yıldır aynı sokakta karşılıklı turşu dükkanı çalıştırıyor.</p><p>Çocukları bulunmayan Balkandere çiftinin yaşadıkları bu durum, senaryosunu Sadık Şendil'in yazdığı, başrollerini Türk sinemasının iki önemli ismi Adile Naşit ve Münir Özkul'un oynadığı 1978 yapımı 'Neşeli Günler' filmini anımsatıyor.</p>'Keşke sirke ve limondan dolayı olsaydı'<p>Şenay Balkandere (50), AA muhabirine, uzun yıllar özel sektörde çalıştıktan sonra 9 yıl önce eşiyle turşu dükkanı açtığını söyledi.</p><p>Onlarca çeşit turşunun yanı sıra kahvaltılık sos, salça ve zeytinyağı satışı da yapan Balkandere, başlangıçta evliliklerini anlaşarak sonlandırmak için çaba gösterdiğini kaydetti.</p><p>Balkandere, zamanla yaşanan fikir ayrılıklarından dolayı boşanmanın çekişmeli hale geldiğini belirterek, şöyle konuştu:</p><p>'Meğer süreç içinde turşu dükkanı açılması için karşı taraftaki dükkanla ilgili anlaşmalar, sözleşmeler yapılmış. O esnada dükkanda eşim duruyordu. Ben gelmiyordum. Zor bir süreçti. Mevcut dükkanı çalıştırırken de diğer dükkanın hazırlığı yapılmış. Ben karşıma dükkan açtığını son gün öğrendim. Aynı logo ve renklerle, maskot, her şey aynı. Sadece isminde çoğul ek kullanılarak açılmış. Dükkanımı tedbir kararıyla teslim aldım. O günden beri tek başıma yürütmeye çalışıyorum.'</p><p>Yaşadıkları bu durumu 'Neşeli Günler' filmine benzetilmesini doğal karşıladığını söyleyen Balkandere, 'Tekrardan yaşanmış bir hikaye ama maalesef keşke sirke ve limondan dolayı olsaydı. Ben bunların başıma geleceğini hiç düşünmemiştim. Bir kadın olarak yaşadığım süreç gerçekten çok zor.' dedi.</p><p>Balkandere, karşılıklı dükkanları gören müşterilerin kendisine 'Yeni bir şube mi açtınız?' diye sorduğunu dile getirerek, 'Ben gerçeği söyledikten sonra her gün 'O zaman siz Adile Hanım mı oldunuz? Karşı taraf Münir Bey mi oldu?' gibi neredeyse 20-30 defa bu espriyle karşılaşıyoruz. Uzun bir zaman geçti artık doğal karşılıyoruz.' dedi.</p><p>'Adile Hanım olarak artık bu bizim üzerimize yapıştı. Ben de turşu sirkeyle olur, diyorum.' diyen Balkandere, 'Sirkenin fermantasyon süresi daha kısa. Turşunun kullanım, tüketim süresi daha uzun olur. Sirke zaten şifadır.' ifadelerini kullandı.</p>'Turşu suyu limonla da olur, sirkeyle de olur'<p>Çağlar Balkandere (50) ise eşiyle turşu dükkanı açmadan önce turşu ürünleri üzerine toptancılık yaptığını anlattı.</p><p>Eşiyle beraber açtıkları dükkanda turşu işini perakende sürdürdüklerini dile getiren Balkandere, boşanma kararı aldıktan sonra hukuki süreçlerden dolayı iş yerinden ayrıldığını söyledi.</p><p>Balkandere, o dönem aynı sokakta boş olan dükkanı tuttuğunu belirterek, 'Bir erkeğin işsiz kalması zor bir şeydir. Burayı da kız kardeşimin imkanları var. Burası o dönem boşaltılmış bir dükkandı. 'Ağabey bizde imkan var. Bu iş senin mesleğin, yapar mısın?' dedi. Ben de bu işi yaptım. Ondan sonra aynı Neşeli Günler'deki gibi senaryo karşılıklı oluyor. Filmde farklı sokaklarda ama burada tam karşı karşıyayız.' diye konuştu.</p><p>Filmdeki çiftin turşu suyunun yapılış tarzından anlaşmazlık yaşadığını hatırlatan Balkandere, şunları kaydetti:</p><p>'Bizimkisi ailevi sebeplerden dolayı ayrılmaya karar verildi. Turşu suyu limonla da olur, sirkeyle de olur. Limon biraz risktir. Sirke her zaman garantidir. Lezzeti her zaman yakalarsın. Limonun içinde bir tanesi çürük çıkarsa bütün ürünü çöpe atmak zorunda kalırsın. Limon tabii değişik bir tat verir. Mutlaka isteyen müşterilerimiz de var ama hem limonlu hem de sirkeli turşu suyunu müşterilerimize ikram ediyoruz.'</p><br><p>Muhabir: Yavuz Emrah Sever,Beyzanur Tonbaktepe</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eskišehir</category>
      <guid>https://www.vtrmedya.com/karsilikli-tursu-dukkani-isleten-ciftin-hikayesi-neseli-gunler-filmini-hatirlatiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Nov 2025 12:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vtrmedyacom.teimg.com/crop/1280x720/vtrmedya-com/uploads/2025/11/agency/aa/karsilikli-tursu-dukkani-isleten-ciftin-hikayesi-neseli-gunler-filmini-hatirlatiyor.jpg" type="image/jpeg" length="42029"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Görme engelli konservatuvar öğrencileri azimleriyle ilham veriyor]]></title>
      <link>https://www.vtrmedya.com/gorme-engelli-konservatuvar-ogrencileri-azimleriyle-ilham-veriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vtrmedya.com/gorme-engelli-konservatuvar-ogrencileri-azimleriyle-ilham-veriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Türk Müziği Bölümü öğrencileri görme engelli Ceren Altun ve Helen Güçlü, yetenekleri ve azimleriyle engelleri aşıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ESKIŞEHIR (AA) - Ardahan'da 2004 yılında anoftalmi (göz yuvası gelişmemesi) hastalığıyla dünyaya gelen Ceren Altun, protez göz operasyonunun ardından müzikle ilkokul yıllarında piyano çalarak tanıştı.</p><p>Ortaokul ve lise yıllarında müzik öğretmeninin yönlendirmesiyle şarkı söylemeye başlayan Altun, sanat kariyerini sahnede sürdürerek geliştirdi. Müziğe konservatuvarda devam etme kararı alan Altun, 2023 yılında Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuvarı'nın yetenek sınavlarına girdi.</p><p>Sınavını başarıyla tamamlayan Altun, Türk Müziği Bölümünde eğitim görmeye hak kazandı. Şu anda 3. sınıfta eğitimine devam eden Altun, gelecekte Kültür ve Turizm Bakanlığında ses sanatçısı olmayı hedefliyor.</p><p>Adana'da prematüre doğan ve göz damarlarının gelişmemesi sonucu görme yetisini kaybeden Helen Güçlü ise ilkokulda öğretmeninin yönlendirmesiyle müzikle tanıştı.</p><p><p>Ailesinin desteğiyle eğitimini sürdüren Güçlü, 2023'te Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Türk Müziği Bölümü Halk Müziği Ses İcracılığı Dalına girerek hayalini gerçekleştirdi. 19 yaşındaki Güçlü, gelecekte akademisyen olarak müzik eğitimi alanında çalışmak istiyor.</p><p>Ses sanatçısı olmak isteyen Altun ile kariyerine akademisyen olarak devam etmeyi planlayan Güçlü, azimleriyle engel kavramını adeta yeniden tanımlıyor.</p><p>'Vazgeçmemeleri ve azimli olmaları gerekiyor'<p>Ses Eğitimi Dalı 3. sınıf öğrencisi 21 yaşındaki Ceren Altun, AA muhabirine, müzik alanında daha fazla görme engelli öğrencinin yer almasını istediğini söyledi.</p><p>Altun, yeteneği keşfedilmemiş ve evden çıkamayan pek çok görme engelli bireyin olduğunu belirterek, 'Ben ilk ve tek değilim. Muhtemelen son da olmayacağım. Diğer arkadaşlarıma vazgeçmemeleri ve azimli olmaları gerektiğini söylemek istiyorum.' dedi.</p><p><p>Eğitim sürecinde bazen daha fazla çaba göstermesi gerektiğini dile getiren Altun, şöyle konuştu:</p><p>'Nota konusunda zaman zaman zorlanıyorum. Pratik yaparken daha fazla çalmam gerekebiliyor. Bazen belki 2 saat değil 5 saat çalışmam gerekebiliyor ama keyif alıyorum. Hiç vazgeçmedim. Herkes hayallerinin peşinden gitmeli.'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Halk Müziği Ses İcracılığı Dalı 3. sınıf öğrencisi 19 yaşındaki Güçlü ise konservatuvar eğitimi sürecini keyifli bulduğunu belirterek, 'Önüme güzel bir kapı açılır diye umut ederek konservatuvar sınavlarına girdim ve kazandım. Mesleğimi çok seviyorum. Gelecekte akademisyen olmak istiyorum.' ifadelerini kullandı.</p><p>'Engel durumlarını neredeyse hissetmiyoruz'<p>Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Türk Müziği Bölümü Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Meriç Düzbaş da 2024-2025 öğretim yılında Türk Müziği Programı'nın en yüksek başvuruyu alan bölümlerden biri olduğunu söyledi.</p><p>Düzbaş, bölümün 2017 yılında kurulduğunu ve kısa sürede Türkiye'de tanınır konservatuvarlar arasında yer aldığını kaydederek, 'Her yıl bölümümüze 15 öğrenci kabul ediyoruz. 13 asil kontenjanın yanında 2 engelli öğrenci kontenjanımız var.' dedi.</p><p><p>Helen Güçlü ve Ceren Altun'un görme engelli öğrenciler arasında yer aldığını anlatan Düzbaş, 'Helen 2023 yılında eğitimine başladı ve oldukça başarılı bir öğrenci. Ceren'in hafızası çok güçlü, bir müzik cümlesini anında ezberleyebiliyor. Bu nedenle engel durumlarını eğitim sürecinde neredeyse hiç hissetmiyoruz. İkisi de çok başarılılar.' diye konuştu.</p><br><p>Muhabir: Zehra Ongan</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eskišehir</category>
      <guid>https://www.vtrmedya.com/gorme-engelli-konservatuvar-ogrencileri-azimleriyle-ilham-veriyor</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Oct 2025 17:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vtrmedyacom.teimg.com/crop/1280x720/vtrmedya-com/uploads/2025/10/agency/aa/gorme-engelli-konservatuvar-ogrencileri-azimleriyle-ilham-veriyor.jpg" type="image/jpeg" length="97712"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Küllüoba'da bulunan tohum ve bitki kalıntıları, ölü gömme ritüelini ortaya koydu]]></title>
      <link>https://www.vtrmedya.com/kulluobada-bulunan-tohum-ve-bitki-kalintilari-olu-gomme-rituelini-ortaya-koydu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vtrmedya.com/kulluobada-bulunan-tohum-ve-bitki-kalintilari-olu-gomme-rituelini-ortaya-koydu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir'in Seyitgazi ilçesinde 1996'dan bu yana devam eden Küllüoba Höyüğü kazısında, geçmişte defin işlemi sırasında mezarlara tahıl, baklagil ve yabani bitkilerin yakılarak serpildiği tespit edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ESKİŞEHİR (AA) - Milattan önce 3200-1950 yılları arasında kesintisiz yerleşik hayat sürülen bölgenin tarihinin gün ışığına çıkarılması için Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünden alınan izinler doğrultusunda Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Türkteki başkanlığında çalışmalar sürüyor.</p><p>Kazı ekibi, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, Odunpazarı Belediyesi, Eskişehir Ticaret Odası, Eskişehir Sanayi Odası ve sponsor firmanın destekleriyle Tunç Çağı'nın izlerini arıyor.</p><p>Bu yıl mezarlık alanında yapılan kazılarda bitki ve tohum kalıntıları bulundu. Böylece Küllüoba'da geçmişte buğday, karaburçak, mercimek ve bezelye tohumları ile yabani bitkilerin defin işleminde kullanıldığı belirlendi.</p><p>Kazı Başkanı Prof. Dr. Murat Türkteki, AA muhabirine, 'Geleceğe Miras' projesi kapsamında devam eden kazıları, hem mezarlıkta hem de yapıların bulunduğu alanda sürdürdüklerini söyledi.</p><p>Höyükteki mezarlık alanında ilginç veriler bulunduğunu kaydeden Türkteki, şöyle konuştu:</p><p>'Daha önceki senelerde benzer bulgular ele geçirilmişti hatta öncesinde Anadolu'da başka yerleşmelerden de biliyoruz. Küllüoba'da bu sene özellikle bazı çömlek mezarlar içerisinde çok net bir şekilde, bazen kerpiç sandukalar içerisinde çeşitli bitki ritüellerinin yapıldığına dair izler bulduk. Özellikle buğday ve arpa türleri bunlar içerisinde yer alıyor. Hem gernik buğdayını hem siyezi, hem ekmeklik, makarnalık 'durum' buğdayını sayabiliriz. Bunlar özellikle mezarlar üzerinde sanki serpiliyormuş gibi görünüyor. Mezarlar içerisinde zaman zaman ele geçti.'</p><p>Türkteki, mezarların içinde mercimek, bezelye, karaburçak gibi baklagillerin kalıntılarını tespit ettiklerini belirterek, 'Mezarların içinde baklagillerin bulunması bize bir ritüelin olduğunu gösteriyor. Önceki senelerdekinden farkı, bu seneki örneklerin çoğunda çok iri parçaları tespit ettik. Bu iri taneler aslında bunların tohumluk olarak saklanmış olduğunu ve ölü gömme ritüeli esnasında mezarlara bırakıldığını gösteriyor. Aslında her tohum bir yeni başlangıç. Bunun bir sembolik anlamı da olmalı. Ölüm bir son gibi değil, başka yeni bir başlangıç gibi algılanıyor.' ifadelerini kullandı.</p><p>Anadolu'nun farklı yerlerinde aynı döneme ait örnekler olduğuna dikkati çeken Türkteki, bu tohum kalıntıları üzerinde arkeobotanik uzmanlarının çalıştığını kaydetti.</p>'Tarım toplumlarında bu tip ritüellerin olmasını çok doğal karşılamak gerekir'<p>Prof. Dr. Murat Türkteki, höyükteki mezarlık alanının 5 bin 200 yıl öncesine tarihlendiğini dile getirerek, bu mezarlık alanının 300 yıl kullanıldığını belirlediklerini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Mezarlıkta 160'tan fazla bireye ait izler tespit ettiklerini anlatan Türkteki, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>'Tunç Çağı toplulukları tarım toplumuydu. Tarım ağırlıklı yaşamlarını sürdürüyorlardı. Tarım toplumlarında bu tip ritüellerin olmasını çok doğal karşılamak gerekir. Bununla bağlantılı bir süreç çünkü buğday her zaman buranın ana ürünü. Bütün ekonomik süreçte çok önemli bir rolü var. Mezarlarda olması bu anlamda da tabii ki devamlılığın göstergesi.'</p>'Sembolik bir yas dili olarak değerlendirilebilir'<p>Küllüoba kazısının arkeobotanik uzmanı Abdurrahim Cavit Özcan ise tohumların mezarlara yakılarak serpilmesinin o dönem için inançsal bir anlam taşıdığını ifade etti. </p><p>Mezarlarda tahıl ve baklagillerin yanı sıra böğürtlen kalıntılarının dikkati çektiğini vurgulayan Özcan, 'Böğürtlenin varlığı, çevredeki doğal bitki örtüsünün yalnızca çevresel bir unsur değil, aynı zamanda inanç, kimlik ve doğa bilinciyle iç içe geçmiş bir unsur olduğunu düşündürüyor. Bu durum, Küllüoba insanlarının ölüm ritüellerinde bile doğayla olan bağlarını sürdürdüklerine işaret etmektedir.' ifadelerini kullandı.</p><p>Özcan, yabani bitkilerin de azımsanamayacak derecede görüldüğünü belirtti.</p><p>Küllüoba İlk Tunç Mezarlığı'nın yerleşim dışı bir mezarlık olduğuna değinen Özcan, şunları kaydetti:</p><p>'Doğayla iç içe bir vesika sergilediğinden gözle görülebilir oranda yabani bitki kalıntıları da elde edilmiştir. Bunlardan bazıları Arap baklası, kuduz otu, taşkesen, yoğurt otu ve ak sirkendir. Bu uygulama yalnızca bir ölü gömme geleneği değil, aynı zamanda ölüm karşısında doğa ve yaşamla kurulan sembolik bir yas dili olarak değerlendirilebilir. Bitkilerin bu şekilde ritüel bir anlamla mezarlara serpilmesi, insan ile doğa arasındaki kadim bağı ve ölümün bir son değil, dönüşüm olarak algılandığını düşündürtmektedir.'</p><br><p>Muhabir: Yavuz Emrah Sever</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eskišehir</category>
      <guid>https://www.vtrmedya.com/kulluobada-bulunan-tohum-ve-bitki-kalintilari-olu-gomme-rituelini-ortaya-koydu</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Oct 2025 12:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vtrmedyacom.teimg.com/crop/1280x720/vtrmedya-com/uploads/2025/10/agency/aa/kulluobada-bulunan-tohum-ve-bitki-kalintilari-olu-gomme-rituelini-ortaya-koydu.jpg" type="image/jpeg" length="26543"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Golbol Kadın Milli Takımı, Avrupa'daki dördüncü şampiyonluğu hedefliyor]]></title>
      <link>https://www.vtrmedya.com/golbol-kadin-milli-takimi-avrupadaki-dorduncu-sampiyonlugu-hedefliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vtrmedya.com/golbol-kadin-milli-takimi-avrupadaki-dorduncu-sampiyonlugu-hedefliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eylül ayında düzenlenecek Avrupa Şampiyonası için kamp çalışmalarını sürdüren Türkiye Golbol Kadın Milli Takımı, dördüncü kez şampiyon olmayı hedefliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ESKIŞEHIR (AA) - Finlandiya'nın Lahti kentinde 28 Eylül-6 Ekim tarihlerinde düzenlenecek Avrupa Şampiyonasına hazırlanan Golbol Kadın Milli Takımı, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Spor Salonu'nda kamp çalışmalarını sürdürüyor.</p><p><p>Golbol Kadın Milli Takımı Antrenörü Hüseyin Atmaca yönetiminde Eskişehir'de hazırlıklarına devam eden milli sporcular günde çift antrenman yapıyor.</p><p>Eskişehir'deki kampın ardından 7-27 Eylül'de Karaman'da hazırlıklarına devam edecek Golbol Kadın Milli Takımı, daha sonra şampiyonaya katılmak üzere Finlandiya'ya gidecek.</p><p>Avrupa ve olimpiyatlarda 3'er ve bir de dünya şampiyonluğu bulunan Golbol Kadın Milli Takımı, Avrupa Şampiyonası'nda dördüncü kez birinciliğe ulaşmayı istiyor.</p><p>Antrenör Hüseyin Atmaca, AA muhabirine, şampiyonanın hazırlıklarına özverili ve disiplinli bir şekilde devam ettiklerini söyledi.</p><p>Takımda atmosferin üst düzeyde olduğunu vurgulayan Atmaca, 'Kızlarımız milli formanın bilinci ve disipliniyle hedeflerine kitlenmiş durumda. Hedefimiz net, Avrupa Şampiyonası'nda kürsünün en üst basamağına çıkıp İstiklal Marşı'mızı Avrupa'ya dinletmek. Ay yıldızlı bayrağımızı dalgalandırmak istiyoruz. Bunu da inşallah, Allah bizlere nasip eder.' diye konuştu.</p><p><p>Atmaca, Golbol Kadın Milli Takımı'nın son Avrupa, dünya ve olimpiyat şampiyonu olduğunun altını çizdi.</p><p>Son Avrupa şampiyonu olarak bu başarıyı tekrarlamak istediklerini vurgulayan Atmaca, 'Bu başarıyı sağlayıp kürsüde zirvede kalmanın sürekliliğini sağlamak istiyoruz.' ifadesini kullandı.</p><p>Mili takımın 31 yaşındaki kaptanı Sevda Altunoluk ise Türk bayrağını yurt dışında dalgalandırma hedefiyle yoğun ve zorlu antrenmanlar yaptıklarını belirterek, 'Ekibimizle iyi bir uyum yakaladık. Güzel bir kamp süreci geçiriyoruz. İyi hazırlanıp kendimizi orada göstermek istiyoruz. Biz 3 defa Avrupa şampiyonluğu elde ettik. Şimdi sıra dördüncüsünde. Bunu yapabilecek güç ve inanç bizde var. Finlandiya'ya gideceğimiz için heyecanlıyız. Orada ay yıldızlı bayrağımızı dalgalandırıp gururla ülkemize döneceğiz.' değerlendirmesinde bulundu.</p><p>'Altın madalyayı istiyoruz'<p>Milli formayı 6 yıldır giyen 25 yaşındaki Şeydanur Kaplan ise hazırlıklarının çok verimli geçtiğini kaydetti.</p><p>Başarı istatistiklerinin çok yüksek olduğunu anımsatan Kaplan, şunları söyledi:</p><p>'Katıldığımız bütün turnuvalarda şampiyonluğu hedefleyen ve kazanan bir takımız. Bu yüzden yine hedefimiz şampiyonluk. Altın madalyayı istiyoruz. Bu hedef doğrultusunda çalışmalarımız son hız devam ediyor. Hocalarımızın desteği, arkadaşlarımızın inancı ve motivasyonu sayesinde başarılı olacağımıza inanıyorum. İnşallah o altın madalyayı alıp İstiklal Marşı'mızı okutup geleceğiz.'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Milli sporculardan 22 yaşındaki Ceren Yılman da 6 ay önce dahil olduğu milli takıma seçilmekten duyduğu mutluluğu dile getirdi.</p><p>Avrupa'da bir kez daha zirvede yer almayı amaçladıklarına değinen Yılman, 'İkincilik bizim için 'başarısızlık' demektir. Çünkü şampiyonluğa çok alışmış bir takımız. O yüzden umarım şampiyon olarak ülkemize geri döneceğiz.' dedi.</p><p>Milli oyuncu Sevtap Altunoluk ise daha önce milli takımda 2 kez Avrupa şampiyonluğu sevinci yaşadığını ifade ederek, takım olarak başarılı olacaklarına inandığını kaydetti.</p><br><p>Muhabir: Yavuz Emrah Sever</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Spor, Eskišehir</category>
      <guid>https://www.vtrmedya.com/golbol-kadin-milli-takimi-avrupadaki-dorduncu-sampiyonlugu-hedefliyor</guid>
      <pubDate>Wed, 27 Aug 2025 12:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vtrmedyacom.teimg.com/crop/1280x720/vtrmedya-com/uploads/2025/08/agency/aa/golbol-kadin-milli-takimi-avrupadaki-dorduncu-sampiyonlugu-hedefliyor.jpg" type="image/jpeg" length="75351"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ESTÜ Solar Team, yerli araçları 'Asena' ile Uluslararası Efficiency Challenge'da birinciliği hedefliyor]]></title>
      <link>https://www.vtrmedya.com/estu-solar-team-yerli-araclari-asena-ile-uluslararasi-efficiency-challengeda-birinciligi-hedefliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vtrmedya.com/estu-solar-team-yerli-araclari-asena-ile-uluslararasi-efficiency-challengeda-birinciligi-hedefliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir Teknik Üniversitesi (ESTÜ) Solar Team ekibi, yüzde 95 oranında yerli olarak geliştirdikleri 'Asena' adlı elektrikli araçlarıyla, 24 Ağustos'ta TEKNOFEST kapsamındaki Uluslararası Efficiency Challenge yarışmasında birinciliği hedefliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ESKIŞEHIR (AA) - Çevre dostu ve sürdürülebilir enerjiyle çalışan araçlar üreten, 2006 yılında kurulan 30 kişilik ESTÜ Solar Team, bugüne kadar yurt içi ve yurt dışında birçok yarışmaya katıldı.</p><p>Ekip, 2015'te Avustralya'da düzenlenen World Solar Challenge'da 3 bin 22 kilometrelik parkuru tamamlayan 'ilk ve tek Türk takımı' unvanını kazandı.</p><p>'Phantom' ile 2023'teki TEKNOFEST'te ikinci olan ekibin, bu yıl yerli üretim oranı yüzde 95'e ulaşan 'Asena' adlı aracında motor kontrol devreleri verimliliği yüzde 97, motorun verimliliği ise yüzde 91,5 seviyesinde getirildi.</p><p>Ekibin elektrik birim lideri, Elektrik-Elektronik Mühendisliği 4. sınıf öğrencisi Yunus Emre Ünlü, AA muhabirine, motor sürücüsünün yerli olmasının kendilerine avantaj sağladığını belirtti.</p><p>Ünlü, TEKNOFEST'te derece hedeflediklerini belirterek, 'Daha önce 'Phantom' aracımızla ikincilik elde etmiştik. Bu sene de güzel bir derece hedefliyoruz.' dedi.</p><p>Aracın şu anda çalışır durumda olduğunu kaydeden Ünlü, 'Asena' adını verdiklerin aracın neredeyse tüm parçalarının yerli olarak tasarlandığını vurguladı.</p><p>'Aracın ağırlığını azalttık'<p>Takımın kinematik ekip lideri, Makine Mühendisliği 4. sınıf öğrencisi Alper Yıldız ise 2023'te ikinci olan araçlarına göre bu yıl önemli değişiklikler yaptıklarını ifade etti.</p><p>Kalıp tasarımlarını yaparken hava direncini göz önünde bulundurduklarını bildiren Yıldız, şöyle devam etti:</p><p>'Aerodinamik açıdan daha verimli bir tasarım gerçekleştirdik. Tekerlek dönüş açılarını artırarak manevra kabiliyetini geliştirdik, böylece sürüş konforu ve direksiyon manevra verimliliği yükseldi. Kompozit malzemelerden kabuk, şase ve yolcu koltuğu gibi parçaları kendimiz ürettik. Yaptığımız analizlerle yalnızca gerekli noktalara destek parçası ekleyerek aracın ağırlığını azalttık. Geçen yılki aracımız 280 kilogram civarındaydı. Bu yıl ise 180 kilograma düştü. Böylece 100 kilogramlık bir tasarruf sağladık.'</p><p>Yıldız, bu yıl Uluslararası Efficiency Challenge yarışında birincilik hedeflediklerini dile getirerek, 'Önümüzdeki yıl ise yeni bir güneş enerjili araç projesi tasarlayıp yurt dışındaki yarışlara katılmayı ve derece elde etmeyi planlıyoruz.' ifadelerini kullandı.</p><p>'Asena' adlı aracın çalışmalarının bir yıldır sürdüğünü vurgulayan Yıldız, sürecin zor olmasına rağmen üretimlerin kendileri tarafından yapıldığını ve ekip ruhunu ön planda tuttuklarını sözlerine ekledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><br><p>Muhabir: Zehra Ongan</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, Bilim, Eskišehir</category>
      <guid>https://www.vtrmedya.com/estu-solar-team-yerli-araclari-asena-ile-uluslararasi-efficiency-challengeda-birinciligi-hedefliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 16 Aug 2025 13:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vtrmedyacom.teimg.com/crop/1280x720/vtrmedya-com/uploads/2025/08/agency/aa/estu-solar-team-yerli-araclari-asena-ile-uluslararasi-efficiency-challengeda-birinciligi-hedefliyor.jpg" type="image/jpeg" length="54855"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ESTÜ Hidroana Takımı 'Dorlion V2' ile TEKNOFEST'e hazır]]></title>
      <link>https://www.vtrmedya.com/estu-hidroana-takimi-dorlion-v2-ile-teknofeste-hazir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vtrmedya.com/estu-hidroana-takimi-dorlion-v2-ile-teknofeste-hazir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir Teknik Üniversitesi (ESTÜ) Hidroana Takımı, 'Dorlion V2' adlı araçlarıyla 24 Ağustos'ta TEKNOFEST kapsamında düzenlenecek Uluslararası Efficiency Challenge yarışında derece hedefliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ESKİŞEHİR (AA) - ESTÜ Mühendislik Fakültesi bünyesinde alternatif enerji kaynaklarına dikkati çekmek amacıyla 2007'de kurulan Hidroana Takımı, bugüne kadar yurt içi ve yurt dışında hidrojen yakıtlı araçlar tasarlayıp üreterek birçok ödül kazandı.</p><p>35 kişilik ekip, 2022'de Shell Eco-Marathon Yarışı'nda Avrupa üçüncülüğü, 2023'te TEKNOFEST kapsamındaki Uluslararası Efficiency Challenge'da 'Hidromobil' kategorisinde Türkiye ikinciliği, 'Performans Ödülü' ve 'Kurul Özel Ödülü' kazandı. Aynı yıl Avrupa dördüncülüğünü elde eden ekip, 2024'te ise Avrupa beşinciliğine ulaştı.</p><p>Bu yıl Polonya'daki Shell Eco Marathon'u 9'uncu olarak tamamlayan ekip, her sezon araçlarını teknik açıdan geliştirerek yarışmalara katılıyor.</p><p>ESTÜ Hidroana Takımı, elektrik ve hidrojen teknolojileri ile mekanik sistemlerinde kapsamlı iyileştirmeler yaptığı 'Dorlion V2' ile Uluslararası Efficiency Challenge'da bir kez daha başarı hedefliyor.</p><p>Takımın 17 yıldır danışmanlığını yürüten Dr. Öğr. Üyesi İrfan Töre, AA muhabirine, Uluslararası Efficiency Challenge'ın kendileri için adeta bir okul ve akademi niteliği taşıdığını söyledi.</p><p>Yarışmalarda ESTÜ'yü Hidroana Takımı olarak temsil etmekten gurur duyduğunu belirten Töre, şöyle devam etti:</p><p>'İlk günkü heyecanla yeni aracımız Dorlion V2 ile yarışlara katılıyoruz. Aracımız daha hafif, daha ergonomik ve minimum yakıtla maksimum menzil elde etmeyi hedefliyoruz. Yerli ve milli üretim gururuyla, önceki yıllardaki derecelerimizi sürdürmek istiyoruz.'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Shell Eco Marathon'da Polonya'da elde ettikleri derecelere de değinen Töre, aynı başarıyı Uluslararası Efficiency Challenge'da da tekrarlamak istediklerini ifade etti.</p><p>Hidroana Takım kaptanı ve ESTÜ Makine Mühendisliği Bölümü 4. sınıf öğrencisi Enes Eyigün ise yarış hazırlıklarına geçen yıl eylül ayında başladıklarını kaydederek, 'Yaklaşık 9 aydır çalışmalarımıza devam ediyoruz. Yeri geldiğinde atölyede sabahladık, yeri geldiğinde hafta sonu çalışmalarımıza devam ettik. Yorucu ve uzun bir çalışma döneminden geçtik.' dedi.</p><p>Dorlion V2'nin geçen seneki araca göre daha hafif olduğunu ifade eden Eyigün, 'Tüm elektrik sistemlerini ve aksamlarını yeniledik, aerodinamiğini geliştirdik. 35 kişilik ekibimizle yarışa hazırız ve derece hedefliyoruz.' diye konuştu.</p><p>Takımın mekanik şefi ve Makine Mühendisliği 4. sınıf öğrencisi Ayça Kapusuz ise aracın üretim sürecindeki her aşamada yer aldığını anlatarak, 'Aracın kabuğundan motoruna kadar her şeyi kendimiz ürettik. Aksamlarımız hafifledi. Böylece teker dönüşlerimiz arttı.' ifadelerini kullandı.</p><p>Kapusuz, TÜBİTAK'ta derece hedeflediklerini dile getirerek, okullarını gururla temsil etmek istediklerini sözlerine ekledi.</p><br><p>Muhabir: Zehra Ongan</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, Bilim, Eskišehir</category>
      <guid>https://www.vtrmedya.com/estu-hidroana-takimi-dorlion-v2-ile-teknofeste-hazir</guid>
      <pubDate>Thu, 14 Aug 2025 15:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vtrmedyacom.teimg.com/crop/1280x720/vtrmedya-com/uploads/2025/08/agency/aa/estu-hidroana-takimi-dorlion-v2-ile-teknofeste-hazir.jpg" type="image/jpeg" length="19541"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA['Gölge' ve 'Merlin' İHA'ları TEKNOFEST ve TÜBİTAK yarışmalarında birincilik için uçacak]]></title>
      <link>https://www.vtrmedya.com/golge-ve-merlin-ihalari-teknofest-ve-tubitak-yarismalarinda-birincilik-icin-ucacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vtrmedya.com/golge-ve-merlin-ihalari-teknofest-ve-tubitak-yarismalarinda-birincilik-icin-ucacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir Teknik Üniversitesi (ESTÜ) bünyesinde kurulan ESTÜ Anatolia Aero Design İnsansız Hava Aracı (İHA) Proje Takımı, TEKNOFEST 2025 Savaşan İHA Yarışması ile TÜBİTAK Uluslararası İHA Yarışması'nda derece elde etmeyi hedefliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ESKİŞEHİR (AA) - Çeşitli mühendislik bölümleri ve ön lisans programlarından oluşan 25 kişilik ekip, 8 aylık çalışmanın ardından 27 Ağustos-7 Eylül'de Gökçeada'da başlayacak TEKNOFEST Savaşan İHA Yarışması için 'Gölge' adlı İHA'yı, 8 Eylül'de Kocaeli'de gerçekleştirilecek TÜBİTAK Uluslararası İHA Yarışması için ise 2018'de aynı müsabakada birincilik kazandıkları 'Merlin'i geliştirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>TEKNOFEST 2022'deki Savaşan İHA Yarışması'nda birinci olan Gölge, havalanarak hedefini bulup kenetlendiği insansız hava aracını otonom olarak takip etme, yüksek ile düşük hızlarda manevra kabiliyetiyle dikkati çekiyor.</p><p>Ekibin yeni uçak tasarımcısı ESTÜ Mühendislik Fakültesi Uçak Mühendisliği Bölümü öğrencisi Emirhan Pınar tarafından bu yılki TÜBİTAK 'Uluslararası İHA Yarışması' için yeniden tasarlanan 4 kilograma kadar yük taşıyabilen modüler yapıdaki 'Merlin' ise otonom kalkış, uçuş ve iniş yapabiliyor.</p><p>Ekip, tasarım, yazılım ve yapısal sistemine kadar yerli üretilen 'Gölge' ve 'Merlin' ile TEKNOFEST ve TÜBİTAK'ın yarışmalarında yine birincilik hedefliyor.</p>Atölyenin ışıkları sönmüyor<p>ESTÜ Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültesinden Araştırma Görevlisi Mustafa Azer, AA muhabirine, ekiplerin yoğun şekilde çalışarak zaman zaman sabaha kadar atölyede kaldığını söyledi.</p><p>TEKNOFEST için son hazırlıkların sürdüğünü belirten Azer, 'Yarışmalara yaklaşık 3 hafta kadar bir dönem kaldı. Ekiplerin en sıkı çalıştığı dönem, bu zamanlar oluyor. Çoğunlukla atölyede sabahlıyorlar ve ışıklar hiç sönmüyor. Artık, hatanın sonuca büyük etki edeceği zamanlar. Hedefimiz birincilikler elde etmek.' dedi.</p><p>Takım Kaptanı ve Eskişehir Teknik Üniversitesi Mekatronik Bölümü 2. sınıf öğrencisi Selman Koç, İHA'nın kapsamlı yapısı nedeniyle farklı bölümlerden öğrencilerin ekipte görev aldığını vurguladı.</p><p>Bu sene iki farklı yarışmaya başvuruda bulunduklarını dile getiren Koç, şöyle devam etti:</p><p>'Her iki yarışma için de hazırlık sürecimiz başarılı şekilde ilerliyor. TEKNOFEST'te finalist olarak açıklandık. 20 Ağustos'ta TÜBİTAK Uluslararası İHA Yarışması için finalistlik durumumuz açıklanacak. Olumlu bir sonuç bekliyoruz.'</p><p>Projenin tasarım ve üretim aşamalarının tamamlandığını kaydeden Koç, 'Yarışmaya yedekli uçaklarla gitmek zorundayız. Orada herhangi bir olumsuzluk yaşamak istemiyoruz. Test aşamalarına geçtik. Şu an tamamen yazılım ve uçuş testleri gerçekleştiriyoruz. Bu süreçte karşılaştığımız olumsuzlukları da tolere ederek gidermeye çalışıyoruz.' diye konuştu.</p><p>Proje ekibinin üretim aşamasında görev alan, Uçak Mühendisliği Bölümü 1. sınıf öğrencisi 20 yaşındaki Yekta Özüer ise elektronik dışındaki tüm yapısal aşamalarındaki çalışmalara katkı sunduğuna dikkati çekti.</p><p>Yapısal ekipte 10 kişinin görev aldığına değinen Özüer, 'Sürekli üretim halindeydik. Zımparalama, birleştirme gibi tüm işlemleri biz gerçekleştirdik. Sene başından beri hazırlanıyoruz ancak yaz aylarında yoğunluğumuzu artırdık. Hafta içi her gün çalıştık, hafta sonları ise uçuşlarımız oldu.' ifadelerini kullandı.</p><p>Tüm uçakların tasarımının tamamen kendilerine ait olduğunu anlatan Yekta Özüer, tasarım, yapı ve elektronik alanlarında birinciliği hedeflediklerini sözlerine ekledi.</p><br><p>Muhabir: Zehra Ongan</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, Bilim, Eskišehir</category>
      <guid>https://www.vtrmedya.com/golge-ve-merlin-ihalari-teknofest-ve-tubitak-yarismalarinda-birincilik-icin-ucacak</guid>
      <pubDate>Wed, 13 Aug 2025 15:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vtrmedyacom.teimg.com/crop/1280x720/vtrmedya-com/uploads/2025/08/agency/aa/golge-ve-merlin-ihalari-teknofest-ve-tubitak-yarismalarinda-birincilik-icin-ucacak.jpg" type="image/jpeg" length="79099"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eskişehirli kadın neyzen geleneksel ezgilere neyiyle nefes veriyor]]></title>
      <link>https://www.vtrmedya.com/eskisehirli-kadin-neyzen-geleneksel-ezgilere-neyiyle-nefes-veriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vtrmedya.com/eskisehirli-kadin-neyzen-geleneksel-ezgilere-neyiyle-nefes-veriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehirli neyzen Cansu Turan, 14 yaşında başladığı ney yolculuğunu konservatuvar eğitimiyle profesyonelleştirip, Klasik Türk Müziği'ni sahnede icra ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ESKIŞEHIR (AA) - &Ccedil;ocuk yaşlarda işittiği ney sesinden etkilenen Turan, 14 yaşında Eskişehir Mevlevihanesi'nde ney sanat&ccedil;ısı Yavuz Kenarda'dan ders almaya başladı. Kenarda ile s&uuml;rd&uuml;rd&uuml;ğ&uuml; uzun soluklu hazırlık s&uuml;recinin ardından Turan, 2021 yılında hem İstanbul Teknik &Uuml;niversitesi hem de Hali&ccedil; &Uuml;niversitesi konservatuvar sınavlarını birincilikle kazandı.</p><p>Eğitimini Hali&ccedil; &Uuml;niversitesi G&uuml;zel Sanatlar Fak&uuml;ltesi T&uuml;rk Musikisi B&ouml;l&uuml;m&uuml;'nde y&uuml;zde 100 burslu olarak bu yıl tamamlayan Turan, burada aldığı akademik eğitimle, ney icrasını teknik ve teorik a&ccedil;ıdan geliştirme fırsatı buldu. &Ccedil;eşitli konser ve etkinliklerde sahne alan 23 yaşındaki Turan, mezuniyetinin ardından m&uuml;zik kariyerini Eskişehir'de s&uuml;rd&uuml;r&uuml;yor.</p><p>Ney sanat&ccedil;ısı Cansu Turan, AA muhabirine, neyin kendi i&ccedil;indeki akort yapısı ile diğer enstr&uuml;manlarla birlikte &ccedil;alındığında ortaya &ccedil;ıkan akort uyumunun icra s&uuml;recinde en zorlayıcı unsurlar arasında yer aldığını s&ouml;yledi.</p><p><p>Neyin diğer enstr&uuml;manlara kıyasla farklı bir zorluğu olduğunu belirten Turan, ş&ouml;yle devam etti:</p><p>"Bu yolda ilerledik&ccedil;e, &uuml;fledik&ccedil;e zorluğunu daha iyi anladım. İnsanlar neyden ses &ccedil;ıkarmanın &ccedil;ok zor olduğunu hatta aylarca ses &ccedil;ıkaramadıklarını s&ouml;yl&uuml;yorlar. Asıl zorluk profesyonelleştik&ccedil;e başlıyor. &Ouml;zellikle akort konusu hem solo icrada hem de diğer enstr&uuml;manlarla uyum i&ccedil;inde &ccedil;alarken b&uuml;y&uuml;k &ouml;nem taşıyor."</p><p>Turan, neyi eline aldığı andan itibaren zamanın nasıl ge&ccedil;tiğini fark etmediğini dile getirdi.</p><p><p>Ney &uuml;flerken adeta d&uuml;nyadan koptuğunu anlatan Turan, "Neyle b&uuml;t&uuml;nleşiyorsunuz. Bu hal insanı bambaşka bir yere taşıyor. İş profesyonelleşmeye başladığında, bu duygunun yerini sesin daha doğru ve etkili &ccedil;ıkmasına odaklanmak alıyor. Artık, m&uuml;zikle daha iyi c&uuml;mleler kurmaya, duyguyu daha net aktarmaya &ccedil;alışıyorsunuz." dedi.</p><p>Cansu Turan, iyi bir m&uuml;zik icrası i&ccedil;in kullanılan enstr&uuml;manın kalitesinin &ouml;nem taşıdığına değinerek, &ouml;zellikle Hatay'ın Samandağ il&ccedil;esinde yetişen kamıştan yapılmış, ekleme sistemiyle &uuml;retilmiş neyleri tercih ettiğini vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Eğitimi s&uuml;resince hocalarının rehberliğinde Rami K&uuml;t&uuml;phanesi başta olmak &uuml;zere Malatya ve Kayseri gibi &ccedil;eşitli illerde konserlerde sahne aldığını kaydeden Turan, "Ailemde m&uuml;zikle ilgilenen kimse yok ancak benim ney sesine ve tasavvufa duyduğum ilgi, bu yolda ilerlememe ve sahneye taşınmama vesile oldu." dedi.</p><p>'Kadından neyzen olmaz' c&uuml;mlesi hırslandırdı<p>Turan, kadın neyzenlerin az sayıda olduğunu ve bu enstr&uuml;manı &ccedil;oğunlukla erkeklerin icra ettiğini belirterek, şunları s&ouml;yledi:</p><p>"Konservatuvar eğitimi almak i&ccedil;in İstanbul'a gittiğim ilk yıllarda 'Kadından neyzen olmaz' denildi. Bu durum beni başlangı&ccedil;ta biraz hayal kırıklığına uğratmıştı. Bu duyguları toparlamak &ccedil;ok zor olmadı, aksine beni daha da hırslandırdı. Bu durum neye daha sıkı sarılmama vesile oldu."</p><p>Konserlerinde kadın dinleyicilerin, kadın sanat&ccedil;ılar tarafından ney icra edildiğini g&ouml;rd&uuml;klerinde mutlu olduğunu dile getiren Turan, ney &uuml;flemek isteyip de yapamayan kadınlara &ouml;rnek olduklarını ifade etti. </p><p>Turan, ney enstr&uuml;manının doğru ve geleneklerine uygun bi&ccedil;imde tanıtılmasını arzu ettiğine dikkati &ccedil;ekerek, kadın neyzenlere sanat camiasında daha fazla alan a&ccedil;ılması gerektiğini vurguladı.</p><p>Cansu Turan, gelecekte yurt dışında konserler vererek Klasik T&uuml;rk M&uuml;ziğini d&uuml;nya &ccedil;apında tanıtmak istediğini s&ouml;zlerine ekledi.</p><br><p>Muhabir: Zehra Ongan</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, Eskišehir</category>
      <guid>https://www.vtrmedya.com/eskisehirli-kadin-neyzen-geleneksel-ezgilere-neyiyle-nefes-veriyor</guid>
      <pubDate>Sat, 09 Aug 2025 14:07:44 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vtrmedyacom.teimg.com/crop/1280x720/vtrmedya-com/uploads/2025/08/agency/aa/eskisehirli-kadin-neyzen-geleneksel-ezgilere-neyiyle-nefes-veriyor.jpg" type="image/jpeg" length="37194"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Deprem bölgesinden getirilen kullanılmayan kitaplar 9 metrekarelik portreye dönüştü]]></title>
      <link>https://www.vtrmedya.com/deprem-bolgesinden-getirilen-kullanilmayan-kitaplar-9-metrekarelik-portreye-donustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.vtrmedya.com/deprem-bolgesinden-getirilen-kullanilmayan-kitaplar-9-metrekarelik-portreye-donustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir'in Odunpazarı ilçesindeki atölyesinde sanat çalışmalarını sürdüren ressam Seda Çetinsoylu, depremlerden etkilenen Hatay'dan getirilen atıl kitap sayfalarını "sıfır atık" prensibiyle değerlendirerek, 9 metrekarelik duvar portresi hazırladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ESKIŞEHIR (AA) - İstanbul'da ilkokul yıllarında ailesinin ve &ouml;ğretmenlerinin y&ouml;nlendirmesiyle resimle tanışan &Ccedil;etinsoylu, 2013'te Anadolu &Uuml;niversitesi G&uuml;zel Sanatlar Fak&uuml;ltesi Resim B&ouml;l&uuml;m&uuml;'ndeki eğitimini sırasında Erasmus Programı kapsamında gittiği İtalya'nın Palermo kentindeki Accademia di Belle Arti'de de &ouml;ğrenim g&ouml;rd&uuml;.</p><p><p>Lisans eğitiminin ardından Eskişehir Osmangazi &Uuml;niversitesi Sanat ve Tasarım Fak&uuml;ltesi'nde y&uuml;ksek lisans yapan ve 2022'de kendi at&ouml;lyesini kuran 36 yaşındaki &Ccedil;etinsoylu, resmin yanı sıra seramik, heykel, grafik tasarım ve animasyon gibi farklı disiplinlerde &uuml;retime başladı.</p><p><p>Seda &Ccedil;etinsoylu, Hataylı bir işletme sahibinin 6 Şubat 2023'teki depremlerin ardından kentten getirdiği kullanılmayacak durumdaki y&uuml;zlerce kitaptan bir eser yapması i&ccedil;in sipariş aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>"Sıfır atık" prensibiyle &ccedil;alışan &Ccedil;etinsoylu, kitap sayfalarını kullanarak bir hafta sonunda işletmenin i&ccedil; duvarına 3 metre uzunluğa, 3 metre genişliğe sahip, uzun sa&ccedil;lı bir kadın y&uuml;z&uuml;n&uuml;n tasvir edildiği portre hazırladı.</p><p>"Preslenip &ouml;zenle kesilerek &ccedil;alışmaya uygun hale getirildiler"<p>Sanat danışmanlığı g&ouml;revi de yapan Seda &Ccedil;etinsoylu, AA muhabirine, işletmenin konseptine uygun olarak tasarlanan 9 metrekarelik duvar portresinin geri d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m temalı bir sanat anlayışını yansıttığını s&ouml;yledi.</p><p><p>"&Ccedil;alışmayı işletmenin a&ccedil;ılışına son 1 hafta kala teslim aldım ve gece g&uuml;nd&uuml;z &ccedil;alışarak portreyi ortaya &ccedil;ıkardım. Kullandığım kitaplar deprem b&ouml;lgesinden gelen atıl kitaplardı. Preslenip &ouml;zenle kesilerek &ccedil;alışmaya uygun hale getirildiler." diyen &Ccedil;etinsoylu, &ccedil;alışmanın boyama ve portre oluşturma s&uuml;recinin kendisine ait olduğunu dile getirdi.</p><p><p>&Ccedil;alışmasının ilgi g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;n&uuml; anlatan &Ccedil;etinsoylu, "Geri d&ouml;n&uuml;şler &ccedil;ok keyifli oldu &ccedil;&uuml;nk&uuml; Eskişehir'de daha &ouml;nce hi&ccedil; yapılmamış. T&uuml;rkiye genelinde de nadir rastlanan bir &ccedil;alışma. Yurt dışında benzer &ccedil;alışmalar yapan sanat&ccedil;ılar var fakat T&uuml;rkiye'de yoktu. Bu proje benim i&ccedil;in &ccedil;ok heyecan vericiydi." dedi.</p><p><p>At&ouml;lyesinde 4 ila 12 yaş aralığındaki &ouml;zel yetenekli &ccedil;ocuklara da eğitim veren Seda &Ccedil;etinsoylu, &ccedil;alışmalarında genellikle geri d&ouml;n&uuml;ş&uuml;me odaklandığının altını &ccedil;izerek, yeni projelerinde &ccedil;oğunlukla eski tuvallerini ve atık kağıtları değerlendirdiğini s&ouml;zlerine ekledi.</p><br><p>Muhabir: Zehra Ongan</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eskišehir</category>
      <guid>https://www.vtrmedya.com/deprem-bolgesinden-getirilen-kullanilmayan-kitaplar-9-metrekarelik-portreye-donustu</guid>
      <pubDate>Sat, 02 Aug 2025 13:14:29 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://vtrmedyacom.teimg.com/crop/1280x720/vtrmedya-com/uploads/2025/08/agency/aa/deprem-bolgesinden-getirilen-kullanilmayan-kitaplar-9-metrekarelik-portreye-donustu.jpg" type="image/jpeg" length="37372"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
